Bugünkü
Takvim
  • Sosyal Medya
  • 02.09.2014

Allessandra Lolita Oswaldo (Alo)

En çok kullanılanı alo 'dur.' 'Alo' sözcüğü gerçekte bir sevgilinin kısaltılmış adıdır. Sevgilinin tam adı Allessandra Lolita Oswaldo'dur. Düşünsenize böyle telefon açtığınızı.
-Allessandra Lolita Oswaldoooo
-Allessandra Lolita Oswaldoooo
-Yazdı yazdı çok yazdı kapat kapat.
-Ok.
Bu genç kız telefonu icat eden Graham Bell'in sevgilisidir. Her başarılı erkeğin mutlaka arkasında bir kadın vardır ya.
Graham Bell telefonu icat edince ilk hattı sevgilisinin evine çekmiştir. Atölyesinde telefon çalınca arayanın Allessandra Lolita Oswaldo'dan başkası olamayacağını bildigi için de Graham Bell telefonu açar açmaz "Allessandra Lolita Oswaldo" demektedir.
Bell zamanla sevgilisine adını kısaltarak hitap etmeye başladı ve telefonu her açışında onu "Ale lolos" diye karşılamaya başlamıştır.
Peki böyle kalsaydı ne olurdu?
-Ale Lolos.
-Ne diyon lan lolos molos. Sensin lan topoş.
Çalışmaları uzadıkça Graham Bell sevgilisinin adını daha da kısaltmış ve iki heceli bir ad bulmuştur.
Bu kısa ad "Alo" dur. Allah razı olsun Türk milletini büyük bir zahmetten kurtarmış olmuş.
Allessandra Lolita Oswaldo geliştirip tüm kente yaymaya çalıştıgı telefondan başka birşey düşünmeyen sevgilisinin bitmek tükenmek bilmeyen deneylerinden rahatsız olmaya başlayınca Graham Bell'i telefonuyla baş başa bırakıp onu terketmiştir. Hani Cem Yılmaz abimizin dediği gibi gece gece kalkıp "Grahamm yine ne icat peşindesin?" gibi.
-Graham hiç benimle ilgilenmiyon. Sen de bir şeyler var. İşin gücün telefon telefon.
Telefona verdiğin değeri bana versen.
Yaşlı Bell sevgilisinin bir gün onu arayacagı umuduyla telefonun başından hiç ayrılmamıştır. Kentte çekilen telefon hatlarının sayısı da giderek artmaya başlamıştır. Graham Bell'i artık başka kişiler de aramaya başlamıştır.
Fakat o telefonun her çalışında kendisini sevgilisinin aradığını sanarak telefonunu "Alo" diyerek açmıştır ve artık herkes telefonlarını "alo" diye açmaya başlamıştır.
Yazık eğer kadın teşvik etseydi adamı zamanında interneti de bulurdu. Ama aşk acısı bence o telefonun ahizesini ne acı dolu şarkılarla süslemiştir.
-Bekledim deee gelmedinn hiç mi beni sevmedin.

Paraşüt

İki acemi er paraşüt eğitimlerini tamamladıktan sonra ilk atlayışları için havalanırlar. Makul seviyeye geldiklerinde komutanları son kontrolleri yapıp:
- "Atladıktan bir süre sonra paraşütün sağ tarafındaki ipi çekin, paraşütleriniz açılacaktır.
Şayet açılmazsa hiç telaşa kapılmayın, sol tarafta yedek bir ip var onu çekin, sorun kalmaz. İndiğinizde sizi bir jip bekliyor olacak; sizi karargaha geri götürecek."
Askerler korkarak da olsa atlamışlar. Heyecanla sağ taraftaki iplerine asılmışlar..
Tık yok. Biraz da korkuyla sol taraftaki iplere asılmışlar, paraşütler yine açılmamış...
Çok sinirlenen asker:
- "Bu komutanın hiçbir dediği çıkmıyor; dur bakalım, aşağıda jip de yoksa o zaman görüşürüz onla!"

Çadır

Hamdi ve Halil adında iki profesör arkadaş varmış. Bunlar araştırma için dağa çıkmışlar, çadırlarını kurup uyuyorlarken Hamdi seslenmiş.
Sakin bir sesle:
- Halil gökyüzüne bak ve bana ne gördüğünü söyle.
- Yıldızlar net gözüküyor bu demek oluyor ki bulut yok ve yarın hava güzel olacak. Bu bizim için iyi ve ayrıca yıldızlar çok büyük ve parlak bu da demek oluyor ki bu dağ en az 100 m.
Hamdi sinirli bir şekilde yanıt verir:
-Ulan Halil! Bırak şimdi bilimsel açıklamaları!
Görmüyor musun?!
Üstümüzden çadırı çalmışlar!!

Alkışlı Yorum

Bisikletimle işe gelirken kenara çekilip yol verdiğim TIR'ın şöförü; havalı kornanı kullanmak suretiyle teşekkür etmene valla gerek yoktu; hala çınlıyor kulağım...

60 SANİYEDE SON 24 SAAT