Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'ten "Yabancı yatırımcı" mesajı: Bu yoğunluktaki ilgiyi en son 2013 yılında hatırlıyorum

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye’ye yönelik yabancı yatırımcı ilgisinin son yılların en yüksek seviyesine ulaştığını belirterek bu yoğunluğu en son 2013’te gördüğünü söyledi. Enflasyona yönelik de mesaj veren Bakan Mehmet Şimşek, "Esas konumuz enflasyon. Dezenflasyon konusunda çok kararlı bir programı uygulamaya devam ediyoruz. Orada da çok güçlü bir ilerleme var, biraz zaman alıyor." ifadelerini kullandı.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'ten "Yabancı yatırımcı" mesajı: Bu yoğunluktaki ilgiyi en son 2013 yılında hatırlıyorum

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yabancı yatırımcılardan Türkiye'ye yönelik ilk defa bu kadar yoğun ilgi gördüğünü belirterek, "Dünyada ve bizim bölgemizde gerçekten güçlü hikayesi olan fazla ülke yok." ifadelerini kullandı.

Şimşek, NTV'de katıldığı canlı yayında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Küresel ekonominin geçen yıl yüzde 3,3 büyüdüğünü ve bunun yüzde 70'inin gelişmekte olan ülkelerden kaynaklandığını bildiren Şimşek, küresel finansal koşulların daha elverişli hale geldiğine işaret etti.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek (Fotoğraflar TAKVİM Foto Arşiv'e aittir)

Şimşek, Türkiye'nin Avrupa Birliği ve Orta Doğu'daki ticaret ortaklarının sınırlı da olsa toparlanma içinde olduğunu aktararak, "Bu, bizim için iyi, yani olumlu bir gelişme. İran ile ilgili belirsizlik olmasaydı çok büyük ihtimalle petrol fiyatları 60'lı dolarları aşmazdı. İran ile ilgili belirsizlikler ortadan kalktıktan sonra çok büyük ihtimalle yapısal olarak enerji fiyatları aşağı yönlü trendine dönecek. Bu da Türkiye için çok önemli çünkü hem cari açığımıza hem dezenflasyona hem de büyümeye olumlu yansıyacak."diye konuştu.

YABANCI YATIRIMCININ GÖZÜ TÜRKİYE'DE
Yabancı yatırımcıların Türkiye'ye ilgisinin büyük olduğuna işaret eden Şimşek, gittiği Londra, New York ve Hong Kong'da 1,5 haftada yaklaşık 800 yatırımcıyla çok yoğun görüşmeler gerçekleştirdiklerini anlattı.

Şimşek, 2007'den 2018'e kadar da Türkiye'nin hikayesini anlatmak üzere sık sık seyahat ettiğini anımsatarak, sözlerine şöyle devam etti:

"Yabancı yatırımda ilk defa bu kadar yoğun ilgi görüyorum. Bu yoğunluktaki ilgiyi en son 2013 yılında hatırlıyorum. Dünyada ve bizim bölgemizde gerçekten güçlü hikayesi olan fazla ülke yok. Türkiye'nin güçlü bir hikayesi var. Bir taraftan dezenflasyon var, diğer taraftan büyüme çok dirençli. Bu kadar sıkı para politikasına, sıkı maliye politikasına rağmen büyüme güçlü seyretti. Bizi dünyayla, ticaret ortaklarımızla karşılaştırdığınızda Türkiye'nin büyümesi güçlü. Tabii ki potansiyelimiz yüksek, zaten dezenflasyon programının da amacı o, büyüme potansiyelini harekete geçirmek, daha yüksek sürdürülebilir büyümeye erişmek. İkinci konu, şu anda dünyada yeni sistem mimarisi konuşuluyor ve bizim gibi orta büyüklükteki ekonomilere daha yoğun ilgi var. Türkiye'ye özellikle güvenlik penceresinden bakıldığı zaman NATO'nun en güçlü üyelerinden biri. Yeni dünya düzeninde de bizim gibi ülkelere çok ciddi ilgi var. Sektörel olarak da mesela savunma sanayisine ilgi var."

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'ten "Yabancı yatırımcı" mesajı: Bu yoğunluktaki ilgiyi en son 2013 yılında hatırlıyorum-3

"RÜŞTÜMÜZÜ İSPAT ETTİK"
Türkiye'nin uyguladığı politikalarda tutarlı olduğuna ve bunun da öngörülebilirliği artırdığına dikkati çeken Şimşek, Türkiye'nin önceliklerinin dünyayla örtüştüğünü ifade etti.

Ülkenin büyümesinin sürdürülebilir olduğunu belirten Şimşek, "Türkiye'de borçluluk düşük. Hane halkının borcunun milli gelire oranı yüzde 10 civarı. Bütün özel sektörümüzün borçlarının milli gelire oranı dünyaya göre düşük. Kamu borcunun milli gelire oranı yüzde 25 bile değil, benzer ülkelerde bu oran yüzde 74. Bütçe disiplinini çok hızlı şekilde sağladık, rüştümüzü ispat ettik. Büyük bir deprem felaketinin yaralarını sardık, EYT'nin etkilerini önemli ölçüde yönettik, telafi ettik. Bütün bunlara rağmen bütçe açığının milli gelire oranı geçen sene yüzde 2,9'a düştü, gelişmekte olan ülkelerde ortalama yüzde 6,3. Borcumuz, gelişmekte olan ülkelerin borcunun üçte birinden az." dedi.

"RUTİNE DÖNDÜK"
Şimşek, kendisine yatırımcıların sıklıkla dezenflasyon görünümünü sorduğuna işaret ederek, "Çünkü rutine döndük gerçekten. Geçici birtakım jeopolitik gelişmeleri bir kenara bırakırsak, gerçekten soruların önemli bir kısmı rutine döndü. İlk dönemlerde 'Program devam edecek mi?' gibi konular gündeme geliyordu, onları aştık şu anda. Dolayısıyla bu yöndeki söylemlerin de spekülatif olduğuna ilişkin kanı dünyada da yerleşti. Bana ilişkin spekülasyonlar, programın geleceğine ilişkin spekülasyonlar, programın siyasi olarak sahiplenilmesine ilişkin negatif söylemler artık karşılık bulmuyor. Dolayısıyla bir tutarlılık, öngörülebilirlik, iyi bir hikaye var. Bize dezenflasyon görünümünü soruyorlar. Genel anlamda daha teknik, daha makro konular ön planda." ifadesini kullandı.

Fotoğraf: Anadolu Ajansı - Arşiv

Yaklaşık 10 yıl önce reel sektör ağırlıklı olmak üzere görüşmeler yapmak için Japonya'ya gittiğini anımsatan Şimşek,"Şimdi ciddi bir talep var. Burada daha çok reel sektör ayağı ön planda. Mart başında Japonya'da, bu ülkenin önde gelen önemli iş gruplarının tamamıyla bir araya geleceğiz. Türkiye doğrudan yatırımlar için yeniden cazip hale geldi, hikayemizi anlatacağız." ifadesini kullandı.

"CARİ AÇIK KONTROL ALTINDA"
Şimşek, ekonomi programında üçüncü evrede olduklarını anlatırken, ilk evrenin riskleri yönetmek, ikinci evrenin makro dengesizlikleri azaltmak olduğunu belirtti.

Faiz dışı fazla aşamasına geçen sene geçtiklerine dikkati çeken Şimşek, yılın tamamında daha az borçlanılacağını ve bunun dengesizlikleri gidermenin sonucu olduğunu söyledi.

Şimşek, 2026'dan sonra özel sektörde hem daha ucuz hem daha çok kaynak olacağını ifade etti.

Cari açıktaki düşüşe de dikkati çeken Şimşek, "Altın, yenilebilir, içilebilir bir emtia değil, portföy tercihi için satın alınan, önemli ölçüde portföy tercihi nedeniyle ithal ettiğimiz bir ürün. Tabii ki ithal ettiğimiz için açığımızın bir parçası ama o bir birikim. Altın hariç 2024'te Türkiye cari fazla vermiş. 2025'te altın hariç yüzde 0,3'lük cari açık vermiş, yani sıfıra yakın. Altın da dahil yüzde 1,6, o da yönetilebilir. Türkiye cari açık sorununu önemli ölçüde kontrol altına aldı ve sürdürülebilir bir patikaya oturttu. Cari fazla iddiamız için biraz erken, o yapısal dönüşüm gerektiriyor ama yapısal dönüşümü de başaracağız."değerlendirmesinde bulundu.

"ESAS KONUMUZ ENFLASYON"
Bakan Şimşek, cari açıktaki azalışa paralel brüt dış borcun milli gelire oranının azaldığını dile getirerek, şunları kaydetti:

"Bu arada da rezerv birikimine gittik ve 98 milyar dolarlık brüt rezervi bugün 200 milyar doların epey üzerine taşıdık. Net rezervler de yani swap hariç bütün yükümlülükler hariç 80 milyar dolar civarı. Bir taraftan ülkemizin dayanıklılığına yatırım yapıyoruz, bir taraftan da esas kök sebeplere iniyoruz. 2023'ün ortasında 143 milyar dolara çıkan KKM stoku büyük oranda kalktı. Esas konumuz enflasyon. Dezenflasyon konusunda çok kararlı bir programı uygulamaya devam ediyoruz. Orada da çok güçlü bir ilerleme var, biraz zaman alıyor."

VERGİLER ARTMAYACAK
Vergilere yönelik artış olup olmayacağına dair olarak Şimşek "Gündemimizde Kurumlar Vergisi, Gelir Vergisi, KDV artışı yok. Vergi harcamalarını ciddi şekilde azaltıyoruz. İstisna, avantajların ekonomik sonuçlar itibarıyla etkili ve verimli olması lazım. Vergide adaleti çok konuştuk. Uzun süredir ilk defa dolaylı vergilerin toplam vergilere oranı düştü. Dezenflasyonla birlikte gelir dağılımı da iyileşmeye başladı. GNI katsayısı var, orada da uzun süredir ilk defa 2023 sonrasında iyileşme oldu, gelir dağılımı iyileşiyor. Ezberler var, onları devam ettiriyorlar, ezberler rakamlarla desteklenmiyor. Bu program arzuladığımız sonuçları vermeye başladı." ifadesini kullandı.

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler