Dışişleri Bakanı'ndan ABD'li komutanın sözlerine sert cevap

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ABD Merkez Kuvvetler Komutanı'nın açıklamasını 'bilgisizlik ve cahillik' olarak değerlendirdi.

Giriş Tarihi 29 Temmuz 2016, 00:00 Güncelleme 29 Temmuz 2016, 13:11
Dışişleri Bakanı’ndan ABD’li komutanın sözlerine sert cevap

İÇİNDEKİLER

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, ABD'li yetkililerin darbeci generallerin tasfiyesinin DAEŞ'le mücadeleye zarar vereceği iddiasına "Türkiye'nin DAEŞ, PKK ve diğer örgütlerle mücadele konusunda asker kapasitesini sadece bunlarla sınırlı tutmak art niyet yoksa bilgisizlik ve cahillikten kaynaklanıyor." diyerek yanıt verdi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ABD Merkez Kuvvetler Komutanı'nın açıklamasını 'talihsiz' olarak değerlendirdi.

"BİLGİSİZLİK VE CAHİLLİKTEN KAYNAKLANIYOR"
Çavuşoğlu, ordudaki tasfiyelerin DAEŞ'le mücadeleyi zayıflatmanın aksine savaşı daha güvenilir, temiz ve etkili hale getireceğini belirterek; "Türkiye'nin DAEŞ, PKK ve diğer örgütlerle mücadele konusunda asker kapasitesini sadece bunlarla sınırlı tutmak art niyet yoksa bilgisizlik ve cahillikten kaynaklanıyor." dedi.

Rusya'yla normalleşme sürecine de değinen Çavuşoğlu, Moskova'yla ilişkilerin NATO ve Avrupa Birliği'ne bir alternatif olmadığını vurguladı.

"MÜTTEFİKLERİMİZ HAPSE KONDU"
ABD Merkez Kuvvetler Komutanı Joseph Votel, ABD'nin Türk ordusundaki birçok müttefikinin hapse konduğuna dair açıklamada bulunmuştu.
Votel, Türkiye'deki başarısız darbe girişiminin, DAEŞ'le mücadelede uzun vadeli etkileri olabileceğine dair endişeleri olduğunu dile getirmişti.
Aspen Güvenlik Forum'unda konuşan Votel, İncirlik Üssü kapsamında operasyonların normale dönmesine karşın uzun vadede terörle mücadelede sorun yaşanabileceğini savunarak, "Şu an bu sorunları gidermeye çalışıyoruz." ifadelerini kullanmıştı.

ABD Ulusal İstihbarat Direktörü James Clapper da, Türk Silahlı Kuvvetleri'nde (TSK) 15 Temmuz'daki darbe girişiminde rol oynayan çok sayıda yetkilinin görevden alındığını ya da uzaklaştırıldığını belirtmişti.

Clapper da Votel gibi bunun DAEŞ'le mücadelede Türk-Amerikan işbirliğine engel olabileceğini öne sürmüştü.