Kerem Görsev (müzisyen): "Festivalin bu yılki amiral gemisi, 84 yaşındaki 16 Grammy'li Tony Bennett'ti. İyi konserlerden biri de Chick Korea'ydı. Onun yanı sıra Stanley Clarke Band&Hiromi çok güzeldi fakat maalesef Arkeoloji Müzesi'nde ancak iki üç şarkı dinleyebildik. Yağmur yüzünden sırılsıklam olduktan sonra kısa kesildi. Enrico Rava konseri, gençlerden Ozan Musluoğlu'nun İKSV Salon'daki konseri oldukça güzeldi. Bu yıl festivalin dünya festivallerine kafa tutacak nitelikte bir programı vardı. Seal ve Grace Jones'la da birlikte festival daha fazla insana ulaştı."
Naim Dilmener (müzik yazarı): "Grace Jones konserini takip ettim. Başlarda biraz müsamere gibiydi. Grace Jones'un her şeyi; abartılı şapkalar, kostümler, hareketler filan... Ama sonra, garip bir biçimde her şey bağlandı, eklendi birbirine. Sanki 'Kendinizi akıllı, beni deli sanıyorsunuz ama durum tam tersi ' demek istiyor gibiydi. Etkileyiciydi, enerjisi ise muazzamdı."
Alain Matalon (müzik yazarı): "16 Temmuz'da sahne alan Grace Jones'un 62 yaşında olduğuna inanmak zor. Gerek dansları, gerek kıyafetleri, gerek ise seyirci ile kurduğu zaman zaman erotizmin sınırlarında gezinen iletişimi ile Lady Gaga'ya taş çıkarttı diyebiliriz. 19 Temmuz'da ise Seal her ne kadar en son albümünü tanıtmak için bu albümden de şarkılar söylediyse de tabii ki en çok alkışı eski ünlü şarkılarıyla aldı. İki konserde de seyirciler o kadar coştu ki sahnenin her iki yanındaki dev Caz Festivali posterleri de olmasaydı kendimizi bir rock festivalinde sanabilirdik."