Dünyanın gözünü çevirdiği ziyaret | Trump ile Şi anlaştı: Hürmüz'den gemiler geçecek İran nükleerden vazgeçecek

ABD Başkanı Donald Trump, 8,5 yıl aradan sonra toplam servetleri yaklaşık 1 trilyon dolara yakın olan bir heyetle Çin'e ziyaret gerçekleştirdi. Trump Devlet Başkanı Şi Cinping ile ikili ve heyetler arası görüşme için Pekin'de bir araya geldi. Beyaz Saray ABD ve Çin'in Hürmüz Boğazı'nın açık kalmaması ve İran'ın nükleer silaha sahip olmaması konusunda anlaştığını duyurdu. Trump ise konuşmasında Şi'ye "Dostum" dedi ve Çin'e davet etti. Trump Şi ile İran konusunda aynı noktada olduklarını her konuşmasında tekrarladıktan sonra ziyaretini tamamladı.Trump Çin dönüşü yaptığı açıklamada ise "Hiçbir söz vermedim" dedi.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Dünyanın gözünü çevirdiği ziyaret | Trump ile Şi anlaştı: Hürmüz'den gemiler geçecek İran nükleerden vazgeçecek

ABD Başkanı Donald Trump, 8,5 yıl aradan sonra Çin'e ziyaret gerçekleştirdi.

Takvim.com.tr dakika dakika yaşananları aktardı...

Ses İkonu CANLI ANLATIM

MERZ VE TRUMP GÖRÜŞTÜ

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ABD Başkanı Donald Trump ile telefon görüşmesi yaptı.

Merz, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Çin'den dönüş yolundaki Trump ile iyi bir telefon görüşmesi yaptığını belirtti.

Şansölye Merz, "Hemfikiriz: İran şimdi müzakere masasına gelmeli. Hürmüz Boğazı açılmalı. Tahran'ın nükleer silahlara sahip olmasına izin verilmemeli." ifadelerini kullandı.

Ukrayna için barışçıl bir çözüm üzerine de görüştüklerini ve Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi öncesinde koordinasyon sağladıklarını aktaran Merz, "ABD ve Almanya, güçlü bir NATO’nun güçlü ortaklarıdır." değerlendirmesinde bulundu.

TRUMP: "HİÇBİR SÖZ VERMEDİM"

ABD Başkanı Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in Tayvan konusunda "bir bağımsızlık mücadelesinin yaşanmasını istemediğini" söyledi.

 

 

 

Trump, Çin dönüşü Air Force One uçağında ziyaretine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

"Harika" bir ziyaret geçirdiğini belirten Trump, bu süre zarfında çok sayıda ticaret anlaşması yaptıklarını bildirdi.

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in Amerikan uçak üreticisi Boeing'den 200 uçak satın almayı kabul ettiğini hatırlatan Trump, bu sayının 750'yi bulabileceğine işaret etti.

Trump, Çin'le ticaret hakkında çok sayıda konuda hemfikir olunduğunu belirtirken, görüşmede gümrük tarifeleri konusunun ele alınmadığını da aktardı.

Şi hakkında, "Kendisine saygı duyuyorum. Çok zeki biri ve ülkesini çok seviyor." ifadelerini kullanan Trump, Şi ile Kuzey Kore ve Kim Jong-un hakkında da görüştüklerini belirterek, Kim ile iyi bir ilişkiye sahip olduğunu söyledi.

"İRAN ASLA NÜKLEER SİLAHLARA SAHİP OLAMAYACAK"

Tahran hükümetinin nükleer programına değinen Trump, "Bunu son derece kesin bir şekilde söyleyebilirim. İran asla nükleer silahlara sahip olamayacak." dedi.

İran’a yönelik askeri operasyonların büyük ölçüde tamamlandığını savunan Trump, İran donanması, hava kuvvetleri ve hava savunma sistemlerinin büyük bölümünün hedef alındığını öne sürdü.

Trump, "Füze üretim kapasitelerinin yüzde 85'ini ortadan kaldırdık." dedi.

"B2'LERLE HARAKETE GEÇMESEM NÜKLEER SİLAHLARI KULLANIRLARDI"

İran'ın teklifine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Trump, "İlk cümleye bakıyorum, beğenmezsem bir kenara atıyorum." diye konuştu.

Trump, anlaşmada "nükleer"in kesinlikle söz konusu olamayacağı mesajını vererek "(İran) Bana doğrudan (zenginleştirilmiş uranyumu) kaldırmak için yeterli teknolojilerin olmadığını ve bunu yalnızca Çin ya da ABD'nin yapabileceğini söylediler." ifadesini kullandı.

Eski ABD Başkanı Joe Biden'a eleştiri yönelten Trump, "Eğer B-2 bombardıman uçaklarıyla harekete geçmeseydim, İran bugün nükleer silaha sahip olurdu ve artık kimse onunla konuşamaz hale gelirdi. Hatta büyük ihtimalle o silahları çoktan kullanmış olurlardı." şeklinde konuştu.

Çin'in ise ABD'yle benzer görüşleri paylaştığını yineleyen Trump, Şi'nin İran'ın nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini söylediğini aktardı.

Çin Devlet Başkanı Şi'nin Hürmüz Boğazı'nın açılması için İran'a baskı yapma konusunda güvence verip vermediğine ilişkin ise Trump, "Kimseden iyilik istemiyorum. Çünkü iyilik istediğinizde, karşılığında iyilik yapmanız gerekiyor. İyiliğe ihtiyacımız da yok, (İran'ın) silahlı kuvvetlerini tamamen yok ettik." dedi.

"TAYVAN KONUSUNDA ÇİN'E BİR TAAHHÜTTE BULUNMADIM"

Çin Devlet Başkanı Şi ile Tayvan ve İran konularını kapsamlı şekilde ele aldıklarını belirten Trump, her iki konuda da "birbirlerini iyi anladıkları" mesajını verdi.

Tayvan hakkında "bir yorum yapmadığını ve yalnızca dinlediğini" söyleyen Trump, "(Şi) Tayvan konusunda bir bağımsızlık mücadelesinin yaşanmasını istemiyor çünkü bu çok şiddetli bir çatışmaya neden olabilir." değerlendirmesinde bulundu.

Şi'nin Tayvan konusunda çok kesin düşüncelere de sahip olduğunu dile getiren Trump, bu konuda Çin'e herhangi bir taahhütte bulunmadığını da aktardı.

Devlet Başkanı Şi'nin, Tayvan konusundaki "çatışma" uyarısı sorulduğunda ise Trump, "Hayır, hiç sanmıyorum." dedi.

Trump, özellikle silah satışlarının tüm ayrıntılarıyla masaya yatırıldığını ve bu konuda nihai kararın kendisine ait olduğunu söyleyerek, kısa süre içinde buna karar vereceğini belirtti.

Başkan Trump, "Ancak bence şu anda en son ihtiyacımız olan şey, 9 bin 500 mil uzaklıkta bir savaş." ifadesini kullandı.

"Gerekirse ABD Tayvan'ı savunur mu?" sorusuna yanıt veren Trump, Şi'nin de kendisine benzer bir soru yönelttiğini anlatarak "Bana onları (Tayvan'ı) savunup savunmayacağımı sordu." dedi.

Trump, bu sorunun cevabını bilen tek kişinin kendisi olduğunu söyledi.

⁠İRAN PETROLÜ ALAN ÇİNLİ ŞİRKETLERE YÖNELİK YAPTIRIMLARIN DURUMU GÜNDEMDE

Trump, İran petrolü satın alan Çinli şirketlere yönelik yaptırımların kaldırılması seçeneğini değerlendirdiklerinin altını çizerek bu konuda birkaç gün içinde karar vereceğini açıkladı.

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Rusya-Ukrayna Savaşı'nı da görüştüklerini aktaran Trump, savaşın sona ermesini istediklerinin altını çizdi.

Trump ayrıca, Çin'deki siyasi tutuklular konusunu Şi ile görüşmesinde gündeme getirdiğini kaydetti.

Çin'in Hong Kong Özel İdari Bölgesi'nde kapatılan Apple Daily gazetesinin kurucusu, "halkı isyana teşvik" ve "dış güçlerle işbirliği" suçlarından 20 yıl hapse çarptırılan muhalif medya patronu Jimmy Lai hakkında konuştuklarını belirten Trump, Şi'nin meseleyi "zor bir konu" olarak değerlendirdiğini sözlerine ekledi.

TRUMP ABD'YE DÖNÜYOR

Pekin'de temaslarını bitiren ABD Başkanı Donald Trump ABD'ye dönüyor.

 

 

TRUMP: "Şİ İLE AYNI NOKTADAYIZ"

ABD Başkanı Donald Trump Çinli mevkidaşı Şi ile birlikte çay içme etkinliğinde konuştu ve "Çin ile İran konusunda aynı noktadayız. Savaşın bir an önce bitmesini, Hürmüz'ün açılmasını istiyoruz. Ve İran'ın nükleer silahı olamaz." dedi.

"HARİKA NLAŞMALAR İMZALADIK"

Trump konuşmasında şu ifadeleri kullandı: 

"Çok teşekkür ederim. Bu gerçekten inanılmaz bir ziyaret oldu. Bence buradan çok iyi şeyler çıktı. Harika ticaret anlaşmaları imzaladık, her iki ülke için de çok faydalı.

Ona çok saygı duyuyorum, artık gerçekten bir dostum oldu. Birbirimizi 11 yıldır tanıyoruz, neredeyse 12 yıl olacak. Bu uzun bir süre ve diğer insanların çözemeyeceği birçok sorunu birlikte çözdük. Aramızdaki ilişki çok güçlü. Gerçekten harika işler başardığımızı düşünüyorum.

"Şİ İLE İRAN KONUSUNDA AYNI NOKTADAYIZ"

İran konusunu da görüştük. İran konusunda görüşlerimiz çok benzer. Bunun bir an önce bitmesini istiyoruz. Onların nükleer silah sahibi olmasını istemiyoruz. Boğazların açık olmasını istiyoruz. Şu anda kapatıyoruz. Onlar kapattı, biz de üstüne kapattık. Ama biz boğazların açık olmasını istiyoruz ve bu işin bir an önce bitmesini istiyoruz. Çünkü orada yaşananlar biraz çılgınca. Bu iyi bir şey değil. Buna izin veremeyiz.

Onların nükleer silahı olamaz."

"ÇİN'LE İLİŞKİLERİMİZ DAHA İYİ VE GÜÇLÜ OLACAK"

ABD Başkanı Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in kendisini "başarılarından dolayı" tebrik ettiğini ifade ederek, "Umarım Çin'le ilişkilerimiz her zamankinden daha güçlü ve iyi olacaktır." değerlendirmesini yaptı.

Pekin ziyaretini sürdüren ABD Başkanı Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda eski ABD Başkanı Joe Biden'ı hedef aldı.

Trump, Çin Devlet Başkanı Şi'nin "ABD'yi gerileyen bir ülke" olarak tanımlarken Joe Biden dönemine atıfta bulunduğunu iddia ederek, Çinli mevkidaşının kendisini "başarıları dolayısıyla" tebrik ettiğini belirtti.

Şi'nin Biden dönemi konusunda "haklı" olduğunu savunan Trump, bu dönemde Amerikan ekonomisinin, siyasetinin ve toplumsal yapısının zayıfladığını ileri sürerek, kendi başkanlığıyla birlikte tüm bu alanlarda "atılımlar yaptıklarını" kaydetti.

Kendi döneminde hem Venezuela'da hem de İran'da "askeri olarak zaferler kazandıklarını" iddia eden ABD Başkanı, İran'ı askeri açıdan "yok etmeye" devam edeceklerini belirtti.

Trump, "Artık ABD, dünyanın en gözde ülkesi ve umarım Çin'le ilişkilerimiz her zamankinden daha güçlü ve iyi olacaktır." ifadelerini kullandı.

BEYAZ SARAY’DAN DİKKAT ÇEKEN TRUMP-Şİ PAYLAŞIMI

Beyaz Saray, ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in görüşmesine ilişkin dikkat çeken bir paylaşım yaptı. Paylaşımda, “Amerikan gücü dünya sahnesine geri döndü” ifadesi kullanıldı. Montaj ile hazırlanan video sosyal medyada da gündem oldu.

 

 

ÇİN BOEİNG’DEN 200 UÇAK SATIN ALACAK

ABD Başkanı Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in Amerikan uçak üreticisi Boeing’den 200 uçak satın almayı kabul ettiğini açıkladı.

Çin ziyaretini sürdüren Trump, Fox News kanalında Sean Hannity’ye verdiği röportajda, Şi ile yaptığı görüşmeye ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Şi ile birçok başlığı ele aldıklarını belirten Trump, görüşmenin “çok iyi geçtiğini” söyledi.

Çin tarafından bazı taleplerde bulunduklarını aktaran Trump, “Bugün kabul ettiği şeylerden biri, 200 adet uçak siparişi verecek olmaları. Bu çok büyük bir şey, Boeing.” ifadelerini kullandı.

Trump, söz konusu siparişin ABD ekonomisi ve istihdamı açısından önemine dikkati çekerek, “Bu çok fazla istihdam demek, çok fazla. Boeing 150 istiyordu, 200 aldılar.” dedi.

Siyasi kurmaylarının yanı sıra Amerikan şirketlerinin temsilcilerinden oluşan geniş bir heyetle Çin’de temaslarda bulunan Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile ikili ve heyetler arası görüşme gerçekleştirmişti.

Boeing Üst Yöneticisi Kelly Ortberg’in de Trump’a Çin ziyaretinde eşlik eden heyette yer aldığı bildirilmişti.

"Şİ İRAN'A ASKERİ YARDIM YAPMAYACAK"

ABD Başkanı Donald Trump, "Şi, İran'a askeri yardım yapmayacağını söyledi ve Hürmüz Boğazı'nı açmak için yardım teklif etti." dedi.

RUBIO: ÇİN'DEN YARDIM İSTEMİYORUZ

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ülkesi ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaş konusunda Çin'den yardım istemediklerini belirtti.

Rubio, ABD Başkanı Donald Trump ile birlikte Çin'e yaptığı resmi ziyaret sırasında NBC News kanalına değerlendirmelerde bulundu.

Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in görüşmelerinde ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşı ele aldıklarını aktaran Rubio, "Çin tarafı, Hürmüz Boğazı'nın askerileşmesinden ve geçiş ücreti sistemi getirilmesinden yana olmadıklarını söyledi. Bu bizim de tutumumuzdur." dedi.

Rubio, Trump ve Şi'nin İran konusunda "ortak zeminde buluştuğunu" ve Çin'in "Tahran'ın nükleer silahlara sahip olmasına karşıtlığını teyit ettiğini" söyledi.

ABD'nin küresel piyasalardan petrol aldığını, dolayısıyla fiyatlara karşı "bağışıklığı" olmadığını ifade eden Rubio, başka ülkelerin daha çok etkilendiğini ve "dahil olmaları gerektiğini" dile getirdi.

Öte yandan, Rubio, Trump'ın Şi'den İran konusunda "hiçbir şey istemediğini" kaydederek, "Çin'in yardımını istemiyoruz. Yardımlarına ihtiyacımız yok." ifadesini kullandı.

"TAYVAN KONUSUNDA ABD'NİN POLİTİKASINDA BİR DEĞİŞİKLİK YOK"

Rubio, ABD'nin Tayvan konusundaki politikalarının değişmediğini, önceki başkanların döneminde de şimdi de bu politikanın tutarlı olduğunu savundu.

Trump ve Şi arasındaki görüşmelerde ABD'nin Tayvan'a yönelik silah satışının "önemli bir yer tutmadığını" belirten Rubio, "Bizim bakış açımızdan, mevcut statükoda ve mevcut durumda zorla yapılacak herhangi bir değişiklik, her iki ülke için de kötü olur." dedi.

Rubio, Çin'in Hong Kong Özel İdari Bölgesi'nde kapatılan Apple Daily gazetesinin kurucusu ve "halkı isyana teşvik" ve "dış güçlerle işbirliği" suçlarından 20 yıl hapse çarptırılan muhalif medya patronu Jimmy Lai hakkında Trump'ın Şi'ye soru sorduğunu aktararak, "Başkan her zaman bu davayı ve birkaç diğer davayı gündeme getiriyor ve açıkçası bundan olumlu bir yanıt almayı umuyoruz." ifadesini kullandı.

TRUMP: ABD'LİLER ÇİN'İ ÇOK SEVİYOR

ABD Başkanı Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve eşi Peng Liyuan'ı 24 Eylül'de Beyaz Saray'a davet ettiğini duyurdu.

ABD Başkanı Trump, resmi ziyaret kapsamında bulunduğu Çin'in başkenti Pekin'de düzenlenen akşam yemeği etkinliğinde konuştu.

Konuşmasına "çok güzel bir gün geçirdiğini" söyleyerek başlayan Trump, Çin delegasyonuyla "çok olumlu ve verimli" görüşmeler geçirdiklerini belirtti.

Ev sahipliği için Devlet Başkanı Şi'ye teşekkürlerini ileten Trump, ABD ile Çin ilişkilerinin uzun soluklu olduğunu vurguladı.

Trump, iki ülke arasındaki ilk temasın ardından, bu ilişkinin dünya tarihinin en önemli ilişkilerinden biri haline geldiğini söyledi.

Başkan Trump, 250 yıllık bir geçmişe sahip olan ticari ve karşılıklı saygıya dayalı bağın, her iki ülkeye fayda sağlayacak bir geleceğin temelini oluşturduğunu belirterek, ABD ve Çin halklarının pek çok ortak noktaya sahip olduğunu vurguladı.

Şİ VE EŞİNİ BEYAZ SARAY'A DAVET ETTİ

Trump, Şi ile eşi Peng Liyuan'ı 24 Eylül'de Beyaz Saray'a davet etmekten onur duyduğunu ve bunu dört gözle beklediklerini söyledi.

İki ülke arasındaki ilişkilerin çok özel olduğunu dile getiren Trump, teşekkürlerini iletti.

"TÜM DÜNYANIN REFAHINI İLERİYE TAŞIYABİLİRİZ"

Şi, Çin ve ABD halklarının "büyük halklar" olduğunu vurgulayarak, "Çin ulusunun büyük yeniden canlanmasının sağlanması ve ABD'yi yeniden büyük yapma hedefi el ele ilerleyebilir. Birbirimizin başarılı olmasına yardımcı olabilir ve tüm dünyanın refahını ileriye taşıyabiliriz." ifadelerini kullandı.

Çin-ABD ilişkileri ile uluslararası ve bölgesel gelişmeler konusunda görüş alışverişinde bulunduklarını ve stratejik istikrara dayalı yapıcı ilişkiler konusunda mutabık kaldıklarını kaydeden Şi, her iki tarafın da "Çin ile ABD arasındaki ilişkinin dünyadaki en önemli ikili ilişki olduğuna inandığını" söyledi.

Şi, "Hem Çin hem de ABD, işbirliğinden kazanç sağlar, çatışmadan ise zarar görür. İki ülke rakip değil, ortak olmalıdır." diye konuştu.

Karşılıklı saygı ve barış içinde bir arada yaşama ortamı yaratılabileceğini belirten ve işbirliğinin, ilişkilerin istikrarlı şekilde ilerleyebilmesinin anahtarı olduğunu kaydeden Şi, "Her iki taraf da bu tarihi sorumluluğu üstlenmeli ve Çin-ABD ilişkileri adlı dev gemiyi doğru yönde ve istikrarlı biçimde ileriye taşımalıdır." değerlendirmesinde bulundu.

BEYAZ SARAY: ABD VE ÇİN ANLAŞTI

Beyaz Saray ABD ve Çin Hürmüz Boğazı'nın açık kalması gerektiği konusunda anlaştığını duyurdu. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: 

"Başkan Trump, Çin Devlet Başkanı Şi ile iyi bir görüşme gerçekleştirdi. İki taraf, ülkelerimiz arasındaki ekonomik iş birliğini artırmanın yollarını görüştü. Buna Amerikan şirketlerinin Çin pazarına erişiminin genişletilmesi ve Çin’in endüstrilerimize yaptığı yatırımların artırılması da dahildir. Amerika Birleşik Devletleri’nin en büyük şirketlerinin liderleri de görüşmenin bir bölümüne katıldı. Başkanlar ayrıca, fentanil öncüllerinin Amerika Birleşik Devletleri’ne akışının durdurulmasına yönelik kaydedilen ilerlemenin sürdürülmesi gerektiğini ve Çin’in Amerikan tarım ürünleri alımlarının artırılmasını vurguladı.

İki taraf, enerji akışının serbest şekilde devam etmesini sağlamak için Hürmüz Boğazı’nın açık kalması gerektiği konusunda anlaştı. Başkan Şi ayrıca Çin’in boğazın askerileştirilmesine ve kullanımına yönelik herhangi bir geçiş ücreti uygulanması girişimine karşı olduğunu açıkça belirtti ve Çin’in gelecekte boğaza bağımlılığını azaltmak için daha fazla Amerikan petrolü satın almaya ilgi duyduğunu ifade etti. Her iki ülke de İran’ın asla nükleer silaha sahip olmaması gerektiği konusunda mutabık kaldı."

Şİ: ÇATIŞABİLİRİZ

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı görüşmede, Tayvan meselesinin uygun biçimde ele alınmaması halinde ABD ile Çin'in çatışabileceğini ve ilişkileri büyük tehlikeye atacağını bildirdi.

Xinhua'nın haberine göre, Trump ile başkent Pekin'de bir araya gelen Şi, Tayvan Boğazı'nda barış ve istikrarı muhafaza etmenin, iki ülke arasındaki "en büyük ortak payda" olduğunu ifade etti.

Tayvan meselesinin ABD-Çin ilişkilerinde en önemli konu olduğunu belirten Şi, Trump'a Tayvan konusunun iyi yönetilmesi halinde ilişkilerin istikrarını koruyacağını, aksi takdirde iki ülke arasında "çatışmalar yaşanabileceğini ve ilişkileri büyük tehlikeye" atacağını söyledi.

TRUMP GÖK TAPINAĞI'NI ZİYARET ETTİ

ABD Başkanı Donald Trump, Pekin'i ziyaretinde Çin uygarlığının sembolü olarak görülen tarihi Gök Tapınağı'nı ziyaret etti.

Xinhua'nın haberine göre Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Pekin'in merkezinin güneyindeki tarihi tapınak kompleksini gezdi.

Sabah saatlerinde ikili görüşme gerçekleştiren Trump ve Şi, görüşme sonrası Çin uygarlığının sembollerinden biri olan Gök Tapınağı'na hareket etti.

 

TRUMP GÖK TAPINAĞI'NI ZİYARET ETTİ-1

İki lider, tapınakta Çin imparatorlarının o yılının hasadının iyi geçmesi için dua ettiği "Bereketli Hasatlar İçin Dua Holü" olarak adlandırılan ana yapının önünde birlikte fotoğraf çektirdi.

Trump, bir gazetecinin gezinin nasıl geçtiği sorusuna, "Harika bir mekan. İnanılmaz. Çin çok güzel." şeklinde yanıt verdi.

YER İLE GÖK ARASINDA UYUM

15. yüzyılda inşa edilen Gök Tapınağı, Çin uygarlığının kozmik düzene ve siyasi otoritenin bu düzendeki rolüne dair temel fikirlerinin mimari formlara dönüştüğü bir anıt niteliğinde.

 

TRUMP GÖK TAPINAĞI'NI ZİYARET ETTİ-2

Düz ve köşeli formların yeryüzünü, dairevi şekillerin gökleri temsil ettiği yapıların birleşiminden oluşan tapınak kompleksi, geleneksel Çin inancında yeryüzündeki dünyevi düzen ile göklerdeki ilahi düzen arasında uyum arayışını yansıtıyor.

Tapınağın inşasını izleyen yüzyıllarda Çin'e hakim olan Ming ve Çing hanedanlıkları döneminde imparatorlar, her yıl hasat mevsimi öncesinde buraya gelerek, hasadın verimli olması için göklere kurban adıyorlardı.

Bu törenler imparatoru, yer ile gökteki düzen arasında bir aracı, kozmik düzenin uyumunu sağlayan kişi olarak konumlandırıyordu. İmparatorun bu uyumu gözetmemesi halinde göklerin hükmünün değişeceğine ve iktidarını kaybedeceğine inanılıyordu.

 

TRUMP GÖK TAPINAĞI'NI ZİYARET ETTİ-3

Dünyada çatışmaların ve jeopolitik gerilimlerin arttığı bir dönemde Trump'ın ziyareti için Gök Tapınağı'nın seçilmesi, Çin tarafının, iki büyük gücün uyum içinde dünya barışı için çaba sarf etmesi gerektiğine yönelik bir mesaj olarak yorumlandı.

Pekin'in merkezinin güneydoğusunda bir açık hava müzesi olan tapınak kompleksi, Trump'ın ziyareti nedeniyle dünden itibaren kamuya kapatılmıştı.

TRUMP-Şİ ZİRVESİ SONA ERDİ

ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasındaki görüşme sona erdi. Yaklaşık 2 saat süren ikili ve heyetler arası temasta kritik başlıklar ele alındı. 

Görüşmenin ardından herhangi bir açıklama yapılmadı. 

TRUMP, 8,5 YIL ARADAN SONRA ÇİN'İ ZİYARET EDİYOR

ABD Başkanı Trump, 8,5 yıl aradan sonra Çin'i ziyaret ediyor. Önceki Başkan Joe Biden, iktidar döneminde Çin'e ziyaret gerçekleştirmemişti. ABD'den Çin'e lider düzeyindeki son ziyaret, Trump'ın ilk döneminde, 2017'de yapılmıştı.

Trump, 2017'deki ilk ziyaretinde Çin'in tarihi imparatorluk sarayı Yasak Şehir'e konuk olmuştu.

Siyasi kurmayları ve iş insanlarından oluşan heyetle, 3 günlük ziyaret için dün başkent Pekin'e gelen Trump, akşam onuruna verilecek yemek davetine katılacak.

Trump, 15 Mayıs sabahında Çin lideri ile çay buluşması için yeniden bir araya gelecek. ABD Başkanı, birlikte yenecek öğle çalışma yemeğinin ardından ülkesine dönecek.

 

Şİ'DEN İŞ BİRLİĞİ MESAJI

ABD Başkanı Donald Trump, Çin'i ziyaretinde Devlet Başkanı Şi Cinping ile ikili ve heyetler arası görüşme için Pekin'de bir araya geldi.

Xinhua'nın haberine göre, Şi, görüşmenin başlangıcında yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Trump'la iki ülkeyi ve dünyayı ilgilendiren konuları tartışmayı ve ilişkileri doğru yönde ilerleterek gelecek için yeni bir sayfa açmayı istediklerini söyledi.

Bugün küresel düzeyde yüzyılda görülmeyen dönüşümlerin hız kazandığına, uluslararası durumun kaygan ve çalkantılı olduğuna, dünyanın yeni bir tarihi kavşakta bulunduğuna dikkati çeken Şi, "Çin ve ABD zamanın sorunlarına birlikte yanıt vermeli." dedi.

Çin ve ABD'nin farklılıklarından çok ortak çıkarları olduğunu, bir ülkenin başarısının diğeri için şans olacağını vurgulayan Şi, iki ülkenin rakip değil ortak olması, birbirlerinin başarısına ve refahına katkı sağlayarak büyük güçlerin iyi geçinmesinin doğru yolunu bulması gerektiğini ifade etti.

İLİŞKİLERDE YENİ BİR SAYFA

Şi, iki büyük güç arasında iyi ilişkilerin dünyanın da faydasına olduğuna işaret ederek, "Çin-ABD ilişkilerinin dev gemisine doğru bir güzergah vererek 2026'yı ilişkilerde yeni bir sayfa açan tarihsel bir dönüm noktası haline getirmeye hazırız." ifadelerini kullandı.

Şİ'DEN İŞ BİRLİĞİ MESAJI-1

"TİCARET SAVAŞLARININ KAZANANI OLMAZ"

Çin ile ABD arasındaki ekonomi ve ticaret bağlarının karşılıklı faydaya dayandığı ve kazan-kazan ilişkisi olduğunun altını çizen Şi, "Ticaret savaşlarının kazananı olmaz. Anlaşmazlıklar ve sürtüşmeler varsa, eşit temelde istişare çözüm için tek seçenektir." değerlendirmesinde bulundu.

Şi, Tayvan sorununa ilişkin ise Tayvan Boğazı’nda barış ve istikrarın sürdürülmesinin Çin ile ABD’nin "en büyük ortak paydası" olduğunu vurguladı.

İRAN, TAYVAN VE TİCARET KONULARI GÜNDEMDE

Bugün sabah saatlerinde Çin'in meclisi Büyük Halk Salonu'nun içinde yer aldığı Tienanmın Meydanı'na ulaşan Trump için karşılama töreni düzenlendi.

Trump ve Şi, törenin ardından ikili ve heyetler arası görüşmeler için Büyük Halk Salonu'nda bir araya geldi.

Liderlerin görüşmesinde ikili ticaret ve ekonomi konularının yanı sıra ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşın ve Çin ile egemenlik ihtilafı içindeki Tayvan'ın durumunun gündemde olması bekleniyor.

ABD Başkanı görüşmelerin ardından öğleden sonra Pekin'de tarihi Gök Tapınağı'nı ziyaret edecek, akşam da onuruna verilecek yemeğe katılacak.

15 Mayıs sabahında Çin lideri ile çay buluşmasında yeniden bir araya gelecek olan Trump, öğlen birlikte yapılacak çalışma yemeğinin ardından ülkesine dönecek.

TRUMP: ÇİN İLE HARİKA İLİŞKİLERİMİZ VAR

ABD Başkanı Donald Trump, Çinli mevkidaşı Jinping ile görüşmesi öncesi basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

"BİRLİKTE HARİKA BİR GELECEĞİMİZ OLACAK"

ABD Başkanı Trump, görüşmede Şi ile “büyük konuları tartışmayı" sabırsızlıkla beklediğini, kimilerinin bunun belki de "gelmiş geçmiş en büyük zirve" olacağını söylediğini ifade etti.

ABD ile Çin arasındaki ilişkilerin her zamankinden iyi olacağına inandığını dile getiren Trump, "Zorluklarla karşılaştığımızda üstesinden gelmeyi bildik. Birlikte harika bir geleceğimiz olacak. size ABD'den harika iş insanları getirdim. Harika ticari anlaşmalar olacak" dedi.

PEKİN'DE TRUMP'A ÖZEL KARŞILAMA

ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, ticaret ve İran savaşının gündemin merkezinde yer aldığı kritik zirve kapsamında perşembe günü Pekin’de bir araya geldi.

Şi Cinping, Trump için Büyük Halk Salonu’nda resmi karşılama töreni düzenledi.

 

PEKİN'DE TRUMP'A ÖZEL KARŞILAMA-1

Trump, çarşamba akşamı Pekin Başkent Uluslararası Havalimanı’na iniş yaptı. ABD Başkanı’nı burada Çin Devlet Başkan Yardımcısı Han Zheng karşıladı. Askeri bandonun çaldığı törende ellerinde bayrak taşıyan onlarca çocuk da hazır bulundu.

Trump ve Şi'nin buluşmasında ikili ticaret ve ekonomi konularının yanı sıra ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşın ve Çin ile egemenlik ihtilafı içindeki Tayvan'ın durumunun gündemde olması bekleniyor.

MASADAKİ EN SICAK BAŞLIK: ORTA DOĞU VE HÜRMÜZ BOĞAZI

Trump’ın ziyareti, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan ve İran’ın misillemeleriyle tırmanan Orta Doğu savaşının gölgesinde gerçekleşiyor. Daha önce savaş nedeniyle ertelenen bu ziyarette, tarafların küresel enerji ticareti için hayati öneme sahip olan Hürmüz Boğazı’ndaki krizin çözümüne odaklanması bekleniyor. Bakış açıları farklı olsa da her iki liderin de bölgedeki tansiyonun düşürülmesini istediği öngörülüyor.

PEKİN'DE TRUMP'A ÖZEL KARŞILAMA-2

HAVACILIK, TARIM VE ENERJİDE YENİ İMZALAR BEKLENİYOR

Beyaz Saray'dan ziyaret öncesinde yapılan açıklamada, ABD tarafının ziyarette havacılık, tarım ve enerji alanlarında yeni anlaşmaların yapılmasının beklendiği belirtilmişti.

Çin'in ABD'den Boeing yolcu uçakları, soya fasulyesi ve sıvılaştırılmış doğal gaz satın almasına yönelik anlaşmaların imzalanması muhtemel görülüyor.

ABD ile Çin arasındaki ilişkiler, Trump'ın ikinci iktidar döneminde bir tarafta Washington yönetiminin tarife artışları ve teknoloji alanındaki kısıtlamaları, diğer tarafta Çin'in küresel tedarikin büyük bölümünü karşıladığı nadir toprak elementlerinin kontrolüne yönelik attığı adımlarla genişleyen bir dizi anlaşmazlıkta düğümlenmişti.

 

PEKİN'DE TRUMP'A ÖZEL KARŞILAMA-3

Taraflar, iki ülke liderlerinin geçen yılın ekimde Güney Kore'nin Busan şehrinde yaptıkları görüşmede gümrük tarifeleri, ihracat kontrolleri ve diğer anlaşmazlık konularından vardıkları geçici uzlaşının sürdürülmesine odaklanacak.

Ayrıca ABD'de bir bağımlılık salgınına yol açan afyon katkılı ilaçların üretiminde kullanılan fentanil ve öncül maddeleri başta olmak üzere narkotik alanında işbirliğinin sürdürülmesi, yapay zeka güvenliği ve iki ülke arasında hassasiyeti daha az olan ticaret ve ekonomi konularıyla ilgilenmek üzere "Ticaret Kurulu" ve "Yatırım Kurulu" oluşturulması önerileri ele alınacak.

TAYVAN'A SİLAH SATIŞI

Öte yandan ABD Başkanı Trump, Pekin'e gelişinden önce yaptığı açıklamada, Şi ile görüşmesinde Tayvan'a silah satışını ve Hong Kong'da hapse mahkum edilen eski medya patronu Jimmy Lai'nin durumunu da gündeme getireceğini belirtmişti.

Tayvan'ı topraklarının parçası olarak gören Çin, ABD'nin Tayvan'a silah satışlarını "egemenlik ihlali" olarak niteleyerek tepki gösteriyor. Trump yönetiminin geçen yılın sonunda Ada'ya yaklaşık 11 milyar dolarlık silah satışına verdiği onayın Çin tarafının eleştirilerine konu olması muhtemel.

 

PEKİN'DE TRUMP'A ÖZEL KARŞILAMA-4

Ziyarette Trump'a, Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Savunma Bakanı Pete Hegseth, Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer ve Beyaz Saray Müsteşarı Stephen Miller eşlik ediyor.

Hazine Bakanı Scott Bessent da bugün Güney Kore'nin başkenti Seul'de Çin ile yürütülen ekonomi ve ticaret müzakerelerinin tamamlanmasının ardından Pekin'e hareket etti.

HEYETTE 17 AMERİKAN ŞİRKETİNİN TEMSİLCİLERİ VAR

Aralarında Tesla'nın patronu Elon Musk, Apple CEO'su Tim Cook ve Nvidia'nın kurucusu Jensen Huang'ın olduğu 17 Amerikan şirketinin temsilcilerinden oluşan iş heyeti de Trump'la birlikte Çin'e geldi.

Trump'ın eşi Melania Trump'ın katılmadığı ziyarette, aileden oğlu Eric Trump ile onun eşi Lara Trump yer alacak.

ABD Başkanı bu sabah yapılacak görüşmelerin ardından öğleden sonra Pekin'de tarihi Gök Tapınağı'nı ziyaret edecek, akşam da onuruna verilecek yemeğe katılacak.

15 Mayıs sabahında Çin lideri ile çay buluşmasında yeniden bir araya gelecek olan Trump, öğlen birlikte yapılacak çalışma yemeğinin ardından ülkesine dönecek.

TRUMP'IN HEYETİNDE KİMLER VAR?

ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin ziyaretinde elektrikli araç üreticisi Tesla'nın patronu Elon Musk ile teknoloji şirketi Apple'ın Yönetim Kurulu Başkanı ve Üst Yöneticisi (CEO) Tim Cook'un bulunduğu Amerikan şirketlerinin temsilcilerinden oluşan iş heyeti yer alıyor.

Bu iş insanlarının toplam servetleri yaklaşık ise 1 trilyon dolara yakın.

Bloomberg'in Milyarderler Endeksi’ne göre yaklaşık 688 milyar dolarlık serveti bulunan Musk, dünyanın en zengin kişisi konumunda bulunuyor. Yaklaşık 183 milyar dolarlık servete sahip Huang da Beyaz Saray’ın CBS News’e verdiği katılımcı listesine göre ABD heyetinde yer aldı. Musk, Nvidia CEO’su Huang ile birlikte Trump’ın başkanlık uçağında seyahat etti.

Beyaz Saray'dan yapılan açıklamaya göre, Trump'a eşlik edecek iş heyetinde finans, teknoloji, havacılık ve ticaret alanlarında faaliyet gösteren 16 Amerikan şirketinin temsilcileri yer alıyor..

Finans sektöründen, varlık yönetim şirketleri Black Rock'ın kurucusu ve patronu Larry Fink ile Blackstone'un kurucu ortağı ve patronu Stephen Schwarzman, yatırım bankaları Goldman Sachs'ın Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su David Solomon ile Citigroup'un Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Jane Fraser, finansal hizmet sağlayıcıları Mastercard'ın CEO'su Michael Miebach ile Visa'nın CEO'su Ryan McInerney heyette bulunuyor.

Teknoloji sektöründen ise Musk ve Cook'un yanı sıra uçak üreticisi Boeing'in Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Robert Kelly Ortberg, havacılık ve uzay şirketi GE Aerospace'in Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Henry Lawrence Culp, çip üreticileri Micron'un CEO'su Sanjay Mehrotra ile Qualcomm'un CEO'su Cristiano Amon, çip donanımları ve lazer ekipmanları üreticisi Coherent'ın CEO'su Jim Anderson, biyoteknoloji şirketi Illumina'nın CEO'su Jacob Thaysen ile sosyal medya ve teknoloji şirketi Meta'nın Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dina Powell McCormick, ziyarette Trump'a eşlik ediyor..

Gıda şirketi Cargill'in Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Brian Sikes da heyette yer alıyor.

Heyete davet edilen siber güvenlik ve yapay zeka teknoloji altyapısı sağlayıcısı Cisco'nun Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Chuck Robbins ise bu hafta şirketin mali bilançosu açıklanacağı için geziye katılmadı.

Heyette, çip üretimi, yapay zeka, bilişim teknolojileri gibi ABD'nin Çin'e ihracatını kontrol almak istediği kritik sektörlerdeki şirketlerin temsilcilerine yer verilirken Çin pazarında yaygın bir ağı olan çip üreticisi Nvidia'nın kurucusu ve patronu Jensen Huang'ın listede yer almaması dikkati çekti.

POLITICO: TRUMP'IN ELİNDEKİ KOZ ZAYIF

ABD Başkanı Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile görüşmek üzere Pekin’de.

Beyaz Saray Trump ile Şi arasında perşembe ve cuma günleri yapılacak olan görüşmenin ticaret, fentanil ve İran savaşı konularına odaklanacağını açıkladı. ABD basını ise Trump’ın elinde zayıf bir koz olduğunu yazıyor.

Politico gazetesi “Başkan Donald Trump’ın Çin lideri Şi Cinping ile yapacağı zirveye ilişkin beklentileri ‘büyük bir anlaşma’ olmaktan çıkıp Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için yardım talebine dönüştü.” dedi.

Trump’ın Pekin’e alışık olmadığı bir rolle gittiğini belirten Politico, “Lütuf dilenen bir yalvarıcı gibi” ifadelerini kullandı. Trump’ın ticaret, fentanil ve İran konularında daha önce Çin’den anlaşma veya taviz elde etmekte pek başarılı olamadığını belirtti.

Trump, mart ayında görüşmeyi "tarihi bir olay" olarak nitelendirmiş ve geçen ay Truth Social'da Xi'den "kocaman bir kucaklama"dan başka bir şey beklemediğini açıklamıştı.

TRUMP ÇİN'DE

ABD Başkanı Donald Trump, 8,5 yıl aradan sonra Çin'e yapacağı resmi ziyaret için ülkeye ulaştı

 

 

ÇİN ZİYARETİNİN ARKA PLANI

Trump'ın 13-15 Mayıs 2026 tarihlerindeki Pekin ziyareti, yaklaşık dokuz yıl aradan sonra bir ABD başkanının Çin topraklarına yaptığı ilk resmi seyahat olması bakımından tarihi önem taşıyor.

ÇİN ZİYARETİNİN ARKA PLANI-1

İLK ZİYARETTE 250 MİLYARLIK İMZA ATMIŞLARDI

İlk başkanlık döneminde Kasım 2017'de Xi Jinping ile Beijing'de görüşen Trump, o ziyaret sırasında 250 milyar doları aşkın ticaret anlaşmalarına imza atmış ancak takip eden yıllarda iki ülke arasında sert bir ticaret savaşı patlak vermişti.

İkinci döneminde gümrük vergileri, Taiwan, yapay zeka, fentanyl ve İran savaşı gibi jeopolitik gerilimlerin gölgesinde gerçekleşen bu ziyaret, dünyanın en büyük iki ekonomisi arasındaki ilişkileri yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor; taraflar ticaret dengesi, enerji ve bölgesel istikrar konularında somut adımlar bekliyor.