Ayrıca bu durumda pek bir iddiam yok.
Şimdiden duyuyorum kadınların yorumunu: "Sen de ortasını bul be adam." Aslında haklılar da ama adamın anatomisi bu kelimeyi söylemesini zorluyor. Bu kelimeyi kullanınca ipin kendilerinden alındığını düşünüyor ya da kendini aciz gibi hissediyor.
Mantığı "Ya delikanlı adam seni seviyorum der mi? Gösteriyoruz anlasın. Sevmesen yanımda ne işi var." Bunu da duyuyorum kadınların ağzından, "Öküz" dediğini.
Bazı kadınları es geçmeyelim: "Adam evlenene kadar sürekli söylüyordu. Şimdi kelime dağarcığından birçok kelime gibi bunu da sildi. Demiyor odun." Sorun olan "Seni seviyorum" dememek değil, sevdiği halde bunu söyleyememektir.
Böyle insanlar hayatları boyu yalnız kalmaya mahkumlardır. Kimse sevgisini dile getirmese ve hep karşıdan beklese, sonuçta kimse mutlu olamaz. Bunun hiçbir şekilde bir bahanesi de olamaz. "Seni seviyorum" diyebilmek, karşılığında alınacak yanıt olumsuz bile olsa gurur duyulması gereken bir şeydir; çünkü sevgiden utanılmaz. Aslında doğru, ortasını bulmak lazım. Sadece erkeklere demiyorum. Bazı kadın arkadaşların sürekli bunu beklemesine bu yorumum: Seni seviyorum diyerek olayı çişim geldi, acıktım demek kadar basitleştirmenin bir anlamı yok. - Mert bana hiç seni seviyorum demiyorsun. - Haydaa hayatım dün dedim ya. - Yetiyor mu sence? - Hayatım sevmesem yanında ne işim var. - Yaa artık bilmiyorum. Duymak istiyorum. - Hayatım içimden geldiğinde özel bir anda demek istiyorum. - Demek hiç içinden gelmiyor. Ve özel değilim. - Hayatım I love you. - Bu neydi şimdi. - Seni seviyorumun İngilizcesi, değişik olsun.
Monotonluktan kurtulalım. Kelime süreli söylenince değerini yitirecek. - Bull diyorum ben de sana. - Neyi bulayım hayatım. - Bir şey bulma, İngilizce Öküz demek...
LÜTFİ ALBAYRAK