Takvim

Bugünkü
Takvim
  • Güncel
  • 09.09.2020 18:05
  •  - 
  • Son Güncelleme:
  •  
  • 09.09.2020 21:07
ABONE OL

personelini eden sanıklardan yöneticileri , ve yazarı savunmalarını verdi

() mensuplarının edilmesine ilişkin Genel Yayın Yönetmeni 'ın da aralarında bulunduğu 3'ü tutuklu biri firari 8 sanığın yargılandığı davada sanıkların mütalaaya karşı savunmaları alındı. 34. nde görülen duruşmada sanık Barış Pehlivan, "Savcıların iddia ettiğinin aksine bizim MİT mensubu ifşa etmek gibi bir planımız ve kastımız yoktur." diyerek kendisini savundu.

AA
Odatv ve Yeniçağ çalışanı sanıklar savunmalarını verdi

İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada, tutuklu sanıklardan Barış Pehlivan, şehit MİT mensubuna dair fotoğraflar veya bilgilerin, Odatv'den çok önce açıklandığını, yayımlandığını ve yayıldığını savunarak, kendi yayımladıkları haberde şehit MİT mensubuna dair Odatv'ye özel hiçbir yeni olgu bulunmadığını, hem şehidin ailesini hem de MİT Kanunu'nu düşünerek ekstra bir hassasiyet gösterdiklerini ve daha önce ifşa olmasına rağmen, şehidin soy ismini, ailesinin isimleriyle soy isimlerini, cenazenin kaldırıldığı köyün adını yayımlamadıklarını ileri sürdü.

"SADECE GAZETECİLİK SAİKİYLE HAREKET ETTİK"

Savcılığın da bu gerçeğin farkında olduğunu ve ancak kendilerine asıl şehit cenazesinden bir fotoğraf karesiyle suçladığını anlatan Pehlivan, "Gizli çekilmediği ortaya çıkan tabut taşınma karesinde MİT mensuplarının da olduğunu iddia ettiler. Bu fotoğrafta MİT mensubu olduğu iddiasını ilk kez iddianameden öğrendik. Yani ifşayı aslında savcılar yaptı." iddiasında bulundu.

      Yazmadıkları hatta ima dahi etmedikleri bir şeyle suçlandıklarını savunan Pehlivan, "Odatv'nin yayımladığı tabut taşıma karesinde de bir suç olmadığı tartışmasız bir gerçektir. Savcıların iddia ettiğinin aksine bizim MİT mensubu ifşa etmek gibi bir planımız ve kastımız yoktur. Sadece gazetecilik saikiyle hareket ettik." diye konuştu.

      MURAT AĞIREL'İN SAVUNMASI

      Tutuklu sanıklardan Murat Ağırel de, iddia makamının iddianame ve mütalaasında, bir cumhuriyet savcısı gibi davranmadığını öne sürerek, "Benim arkamda herhangi bir güç yoktur. Söz konusu tweeti bana attıran veya attırabilecek kimse de yoktur. O tweeti bana attıran duygu, bu vatana olan sevgimdir. Özellikle burada kendimi değil gazeteciliği savundum. Her koşulda da savunmaya devam edeceğim. Ben gazeteciyim." dedi.

      Hakkındaki iddiaların gerçeği yansıtmadığını ve 6 aydır tutuklu bulunduğunu aktaran Ağırel, "Bu dava MİT'in ifşası değil 'şehitleri neden yad ettin' davasına dönüşmüştür. Adaletin tecelli etmesini sinsi ve hain planlarla engellemek bir insanlık suçudur. Bu suça hep birlikte karşı çıkmazsak cumhuriyetin taşıyıcı kolonu olan hukukun ve yargının bağımsızlığının yok olmasının toplum olarak ister istemez ortağı oluruz." şeklinde konuştu.

      BARIŞ TERKOĞLU'NUN SAVUNMASI

      Davanın tutuksuz sanıklarından Barış Terkoğlu ise, davanın sonucunu kendisini ilgilendirse bile önemsemediğini, bu tür davalarda daha soruşturma bile açılmadan sanıklara hüküm verildiğini bildiğini öne sürdü.

      Terkoğlu, "Bugün yargılandığımız dava da bir uslandırma davasıdır. Benim için bu nedenle de hükümsüzdür." dedi.

      Duruşmaya, diğer sanık savunmaları ve avukatlarının mütalaaya karşı beyanlarının alınmasından sonra karar arası verildi. Mahkeme heyeti saat 19.00'da kararını açıklayacak.