Takvim

Vav TV Canlı Yayın
ABONE OL

Kitaplar, sanat eserleri ve müzeler basılarak yakılıyordu! o'nun eşi ve 4'lü çetesi bir kültürü yok etti

, 1966'da başlayan ve 1976'da o'nun ölümüyle biten, 'nde birden güçlü bir şekilde tarih sahnesine çıktı. Kültür devrimi adıyla başlatılan operasyonda geleneksel Çin'in bütün değerleri yok edildi. Dörtlü çete'yi kuran 'nun eşi ise başroldeydi.

Dörtlü Çete'nin tek kadın üyesi

Çiang Çing, Ağustos 1938'de Mao'nun sekreterliği görevine başladı. Bu işi daha önce Mao'nun 3. eşi Hı Zıçen yapıyordu ama o vücudundaki şarapnel parçalarının çıkarılması için Moskova'ya gitmişti. 20 Kasım 1938'de Mao'ya evlendiler. Çiang Çing'in izin vermemesi yüzünden Hı Zıçen bir daha Pekin'e gelemedi. Engelli raporuna rağmen maaş da bağlanmadı ve ömrünün sonuna kadar Kuzey- Doğu Çin'de yaşadı.

Ağustos 1940'ta Mao ve Çing'in tek kızları olan Li Na doğdu. "Hat" anlamına bu isim Mao'nun kod adı olan Li Deşon (zafere giden) ismine göndermeydi. Ekim 1949'da resmen Çin Halk Cumhuriyeti kurulunca Mao devlet başkanı, Çieng de "first lady" oldu ama yabancı konukların ağırlanması ve Pekin'de bir opera kurulması dışında hiç ortalıkta görünmedi. Bu durumun nedeni olarak KP'nin Mao'ya baskısı olduğu söylenir.

Diplomatik çevrelerdeki ismiyle Bayan Mao, 1966'da başlayan ve 1976'da Mao'nun ölümüyle biten, Kültür Devrimi'nde birden güçlü bir şekilde tarih sahnesine çıktı. Mao'nun emriyle mevcut bütün kültürel değerlere saldırı başlatılmıştı. Eski kültürü yansıttığı söylenen ne varsa, kitaplar ve sanat eserleri, kütüphaneler ve müzeler basılarak yakılıyordu. Bürokraside ve orduda büyük tasfiyeler yapıldı. Bu işin sorumlusu da Mao'nun emrinde olan paramiliter bir güç olan Kızıl Muhafızlar'dı. Bugünün Çin Devlet Başkanı dahil üst düzey pek çok isim de bu saldırılardan nasibini aldı.

      Bazı bölgelerde iç savaşa varan çatışmalar yaşandı. Yaklaşık olarak 34 bin kişi hayatını kaybetti. Kültür Devrimi'nin en ateşli savunucularından birisi de Bayan Mao'ydu. Çin Komünist Partisi içinde de buna karşı çıkanlarla büyük kavgalar yaşandı ve partinin üç güçlü ismiyle birlikte ittifak yaptı. Çing'in başını çektiği bu dört kişi tarihe "Dörtlü Çete" olarak geçmiştir.

      9 Eylül 1976'da Mao ölünce ortalık karıştı. Gücü eline alanlar, 6 Ekim'de Dörtlü Çete ve onların takipçilerine karşı geniş bir tutuklamaya giriştiler. Aynı gün Çiang Çing de tutuklandı ve Pekin'de bir bodrum katına hapsedildi. Nisan 1977'de cezaevine sevk edildi. Temmuz 1977'de mahkeme karşısına çıktı.

      Kültür Devrimi esnasında bir cinayetin emrini vermekle suçlanıyordu. Bu olayla ilgili somut bir delil de yoktu. Mahkemede suçlamaları reddetti ve sık sık yargıçlarla kavga etti. "Zamanında Mao'nun arkasından yürüyen tek kadın bendim. Ben Başkan Mao'nun köpeğiydim, ısır dediği her şeyi ısırdım. Siz kimsiniz, sizden korkmuyorum" dedi. Israrlı taleplerine rağmen Mao'nun mozolesini ziyaret etme isteği geri çevrildi.

          1981'de idam cezasına çarptırıldı. 1983'te cezası ömür boyu hapse çevrildi. Hücresinden çıkarılarak cezaevinin çamaşırhanesinde çalışmasına izin verildi. Cezaevinde gırtlak kanserine yakalanınca, siyasi faaliyetlerden uzak kalması şartıyla 10 Mayıs 1991'de tahliye edildi.