Eltim çocukken fakir babasını istememiş annesini tercih etmiş. Geçen yıl baba çok zengin olarak ortaya çıktı. Yıllardır 'Ben insanı parasına göre değil, insanlığına göre değerlendiririm" diyen eltim birden bire 'babacı' oldu. Ben de herkesin içinde suratına vurdum tabi. Şimdi aramızda 'sen haksızsın' kavgası var. En büyük kozum, ekranlarda babalarını arayan zamanında terk edilmiş çocuklar; görüyoruz işte baba zengin çıkarsa ise iki göz iki çeşme, fakir çıkarsa 'beni bu güne kadar aramayanı ben de istemem' diyerek stüdyodan adeta kaçar gibi gidiyorlar... Eltim de zamanında öyle yapmış.
Rumuz; Bahar K.
AYNISINI YAŞADIM
S.U.CEVAP; Bahar'cım doğru adrestesin. Ben de bebek yaşta 'babasını görmek istemeyen' bir çocuk olarak dede evinde yetiştirildim. Hatta 10 yaşımda öğrendim baba dediğim o harika insanın aslında 'dedem' olduğunu...
Maddi geliri, öz babamdan çok daha iyiydi. Belki bu yüzden hiç 'o tarafı' tanıma ihtiyacı hissetmedim.
Şimdi geliyorum itirafıma;
M.Tosun yani biyolojik babam Vehbi Koç olsaydı ne yapardım? Büyük ihtimal daha yakın dururdum, tabii canım dedemi asla ihmal etmeden. Haklarını helal etsinler, nurlarda uyusunlar.