Bu insan türü dışarıdan bakıldığında dünyanın en rahat, en akışına bırakan, en "ben uyum sağlarım" insanı gibi görünür. Sanki hayat onun için bir nehir, o da yaprak… Nereye sürüklenirse oraya.
Ama o nehir aslında Google Maps gibi. Her yolu kaydediyor, her hatayı işaretliyor, her yanlış dönüşü içten içe not alıyor.
"Nereye gidelim?" "Farketmez." İşte bu cümle, özgürlük değil. Bu bir tuzak.
Çünkü "farketmez" diyen insanın kafasında aslında çok net bir yer vardır. Ama onu söylemez. Söylerse büyü bozulacak zanneder. Senin o yeri anlamanı, hatta mümkünse telepatik olarak bulmanı ister.
Sen bir öneri sunarsın:
"Şuraya gidelim mi?" "Olur." "Olur" dediği an sanırsın ki doğru yoldasın. Değilsin.
Bu sadece seni kendi hatanla baş başa bırakmak için verilen stratejik bir onaydır.
Gidersiniz.
Oturursunuz. Menü gelir.
Sessizlik başlar.
O sessizlik var ya… İşte orası "farketmez"in mezar taşıdır.
"Burayı mı seçtin?" "Evet, hani fark etmezdi?" "Etti." Bir bakarsın:
Mekân çok kalabalıkmış.
Müzik fazla sesliymiş.
Işık çok parlakmış.
Sandalyeler rahatsızmış.
Garsonun bakışı bile "garipmiş." Ve en önemlisi:
"Ben aslında başka bir yer düşünmüştüm ama söylemedim." Niye söylemedin?
Çünkü bu bir ilişki değil, bir algılama testi.
"Farketmez" diyen insan aslında şunu der:
"Benim ne istediğimi söylemeden anlamanı istiyorum.
Çünkü söylersen sıradan olur, anlamazsan suçlu olursun." Bu yüzden bu insanla yapılan planlar bir aktivite değil, bir mayın tarlasıdır.
Yanlış adım attığında patlamaz… Ama içten içe puan kaybedersin.
Ve günün sonunda şu cümle gelir:
"Sen zaten beni hiç anlamıyorsun." Oysa sen haritayla geldin, o pusulayı sakladı.
Kısacası:
"Farketmez" diyen insanın her şeyi fark etmesi değil mesele… Senin hiçbir şeyi fark edememen zaten planın bir parçası.

BUNU BİLİYOR MUYDUN?
Bugüne kadar hiç kimse bu 100 yıllık motosikletin bir duvarın içine nasıl gömüldüğünü ve neden hala düzgün çalışabildiğini açıklayamadı.
"Traub Motorsikleti" olarak bilenen bu araç, bir duvarın içinde geçirdiği 40 yılın ardından bulundu. Bu motorsikletle ilgili en hayranlık uyandıran şey, duvarda geçirdiği uzun yıllar değil, aynı zamanda başka hiçbir Traub motosikletinin sahip olmadığı benzersiz tasarımı. Birçok koleksiyoncu bu eşsiz motorsikletin neden bir duvarın içine gizlendiğine anlam veremiyor.
Bu parça, kesinlikle cevapladığından daha fazla soruya yol açıyo.
