6 Eylül 1987 günü yapılan "yasaklar kalksın mı, kalkmasın mı" referandumu ile 12 Eylül 2010 günü yapılacak, "Türkiye'yi gerçek demokrasiye bir adım daha yaklaştıracak'' referandumu çeşitli yönleri ile karşılaştırılıyor.6 Eylül referandumunu, çok güçlü olduğu bir zamanda rahmetli Turgut Özal yaptırmıştı.12 Eylül referandumunu da güçlü olduğu bir zamanda Başbakan Erdoğan yaptıracak.6 Eylül referandumunda 'evet'çiler kazandı. "Evet" diyenlerin oranı yüzde 50,1, hayır diyenlerse yüzde 49,9'du.
Halkımız 1987'de "evet"i özgürlükten yana kullanmıştı.12 Eylül'de aynı sonucun ortaya çıkacağı görülüyor. Halkımız yine özgürlükten yana (evet)diyecektir.
6 Eylül referandumunda Başbakan Turgut Özal ''kaybetti''dediler.
Aslında gerçek farklıdır. Özal az farkla çıkan (Hayır)karşısında kaybeden değil, kazanan olmuştur. Şöyle ki, rahmetli Özal, Türk siyasi hayatının en parlak taktiklerinden birini yapmıştı. Pragmatist bir liderdi Turgut Özal, henüz sandıklar açılmadan sonucu tahmin etmiş ve erken seçim kararı alarak, "referandum sonucunu'' ANAP'ın ikinci dönem iktidarına dönüştürmeyi bilmişti. Eski liderler kendini toparlamadan iyi iş çıkardı.
Anavatan Partisi ve Özal, referanduma giderken, yapılan kamuoyu araştırmalarında yüzde 30-40 bandında bulunuyordu.
Referandumda, Özal, yüzde 49,9 gibi bir oyu yakalamıştı.
Arkasından yapılan erken genel seçimde, tek başına iktidara gelme başarısı göstermişti. Ayrıca 1987 genel seçimleri askerin gölgesinden kurtulmuş, halkımızın rahatça oy verdiği bir seçim olarak geçmişti.
ZATEN SEÇİM YAKIN
12 Eylül referandumu sonuçlarının 1987'de siyasi yasakların kaldırılmasında olduğu gibi "erken seçim" sonucu doğurur mu? diye yorumlar yapılıyor.
Özal'ın 1987'de yaptığı hamleyi 12 Eylül'de referandum sandıkları açıldığında Erdoğan da yapar mı?
Diye soruluyor.
Genel seçim 2011 yılının Haziran ayında yapılacağı için,referandum sonuçları ve süre açısından detaya girmek daha iyi olacaktır.
SÜRE AÇISINDAN bakarsak.12 Eylül referandum sonrası, genel seçime kadar Dokuz ay,270 gün kalıyor demektir. Zaten normal olarak Mart 2011'de genel seçim sathına girilecek.
SONUÇLAR AÇISINDAN bakarsak.
Bir "projeden" bahsetmiştik.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP liderliğini üstlenmesinde rol oynayan, "Baykal'a kaset Darbesi"yle birlikte bu proje çalışmaya başlamıştı.
Derin siyaset mühendisleri o projeyle şunu düşünüyorlar? "Referandumda (hayır)çıkarsa Erdoğan yıpranır, AK Parti ağır yenilgi almış olur, 2011 Haziran ayına kadar dayanamaz, erken seçim kararı almak zorunda bırakılır. Sandıktan az farkla "evet" çıkarsa da, ufukta gözüken CHP-MHP koalisyonu karşısında AK Parti daha fazla beklemeyi göze alamaz, "evet" rüzgârıyla seçime gitmek ister.'' Tam tersine, referandumda, yüzde 60-70'lerde (Evet)çıkacağı görülüyor. Peki, bu rakamı bırakalım.
Ak Parti yüzde 40 bandında bulunuyor.(Evet)çıkarsa, zaten muhalefeti dağıtır.
Yüzde 49 (hayır)çıksa ne olur?
Referandumda yüzde 49 (hayır)oyu çıkarmayı başarmış bir parti, başarılı değil midir? Normal seçime 270 gün kalmışken, neden erken seçim kararı alsın.
O zaman şu akla geliyor, derin güçler-siyaset mühendisleri, ekonomide ve terörde "bıçak sırtı" dengeler yaratırsa, o başka... '
EVET' OYLARI ÇIKINCA NE YAPACAKLAR?
CHP'NİN DURUMU:
Referandum CHP genel başkanI olarak Kemal Kılıçdaroğlu'nun ilk ciddi sınavı. Kılıçdaroğlu 'Hayırda hayır var' diye yola çıkıyor.
Referandumu 'AK Parti için güvenoyu'na çevirmeyi deneyecek. Deniz Baykal ekibi seçimden olağanüstü kurultay hesabı yapıyor. Sandıktaki başarısızlık CHP'de kurultay rüzgârı estirebilir. Yüksek (Evet)oylarıyla anayasa değişiklik paketi kabul edilince, Kemal Kılıçdaroğlu üzülecek, moralini bozmuş olacaktır.
MHP'NİN DURUMU:
Referandumu hükümet için güven oylamasına dönüştürmeyi amaçlayan MHP, yüksek (evet)oyları karşısında ne yapacaktır? Siyasetteki kutuplaşma, AK Parti-CHP ekseninde konuşlanacak referandum MHP'yi zorlar. Son kozlar genel seçime saklanır.
DP ve DSP 'de (hayır)'cılara katılmaktadır.Sıçrama imkanları hiç olmaz.
BDP'NİN DURUMU:
Yüksek (Evet )oyları BDP ' de büyük sıkıntı çıkaracaktır. Meclis'te parti kapatmalara (hayır) oyu vermesi, İmralı'daki terör başından devamlı emir alması, demokratik gelişmelerden memnun olan sessiz çoğunluk Kürt vatandaşlarımızın tepkilerini alıyordu. Hayırcılık onlara da hayır getirmeyecektir.
8 yıldır alternatif iktidar hesabı yapan, iktidar değişikliğiyle imtiyazlı konumlarına kavuşmak isteyen, darbecilerden umut bekleyen sivil ve askeri bürokratik oligarşi, büyük hayal kırıklığı yaşıyacaktır.