Beşiktaş'ın maçını kim yönetmesin diye sorsalar uzun bir listenin en başına tereddütsüz Hüseyin Göçek'i koyarım. Maç öncesi tek çekindiğim de hakemdi doğrusu. Geçen maçtan sonra Alexis yerine Necip'le devam edilmeli yazmıştım. Şenol Hoca da böyle düşünmüş. Camdan yapılma Tolga yerine mutlaka Boyko'da ısrar edilmesi ve Olcay ilk 11'de başlamamalı fikrim de aynen devam ediyor. Eto'o, takımını futbol oynatmaya çalışan, özünde futbolu seven evrensel bir futbol insanı. Aykut Kocaman'la arasındaki fark da bu. Antalya, diğer takımlardan farklı olarak Sosa'ya, Zeki ve Yekta ile özel önlem almıştı. Oğuzhan ile Sosa'nın birisi iyi oynadığı zaman diğeri de iyi oynuyor, çünkü sadece oynamıyorlar aynı zamanda birbirlerini oynatıyorlar. Sosa önlemi adam eksilttiği için Oğuzhan rahatladı. Gol de tam bu yüzden öyle geldi. Kanatları çalışmayan bir takım ya şut ya da ortadan çalım ve ver-kaçla defansı delerek gol atabilir. Kerim ve Quaresma iyi olmayı, Gomez top alamayınca iş Oğuzhan ve Sosa'ya düşüyor. Bu zorunlu durum aslında gol için B planı. Hızlı çıkıp, Eto'o merkezli kontratak taktiği işlemediği zaman Antalyaspor'un Beşiktaş karşısında gol için B planı yoktu, çünkü oyuncu kalitesi buna yetmedi. Golden sonra Antalya ileri çıktığı için alan boşalttı ve Sosa da rahatladı. Quaresma, Hüseyin Göçek'in klasik Beşiktaş tavrını ve mazisini bilmediği için tuzağa düştü ve haftaya olmayacak. Beşiktaş fizik ve zihin olarak yorgun. Milli maç arası iyi oldu. Maç Beşiktaş ile Hüseyin Göçek'in psikolojik savaşı arasında geçti. Hakemi bu kez de yendi. Cem Papila gibi gözünü karartan olmadığı sürece Beşiktaş iyi oynasın yeter. Sizin o vermediğiniz penaltılar bile Kartal'a vız gelir, vız...
MAÇIN EN iYiSi NECiP
Eto'o'ya adım attırmadı. Güven verdi.
MAÇIN EN KÖTÜSÜ HÜSEYİN GÖÇEK
İki penaltıyı vermedi. Futbolcuları çıldırttı.