HAMİLELERE UYARI
Edirne'de döktürülüp, 2 ayda İstanbul'a getirilen devasa top "şahi"nin kuşatmanın 1. ya da 2. gün çatladığı için devreden çıktığı da kesindir. Edirne'de deneme atışı yapılmadan önce şehre haber verilip, hamile kadınların çıkacak sesten korkup çocuklarını düşürmemeleri için uyarı yapılacak kadar dehşetli bir ses çıkaran bu topun etkisi başlangıçta psikolojik düzeyde kalmıştır. Surların ardına yani şehre zaman zaman askerler sızmış ama 29 Mayıs sabahına kadar geri püskürtülmüştür. 29 Mayıs günü şehre aynı anda pek çok noktadan girildiği kesindir. Kırılma noktası ise en çok güvendikleri ve gerçekten de kuşatma esnasında amansızca çarpışan Cenovalı Komutan Giovanni Giustiniani'nin vurulup yaralanmasıdır. Bu haber ve Cenovalı'nın adamlarınca gemiye bindirilip kaçırılması şehirde savunma yapanların ve halkın bütün ümidini kırmıştır. İmparator Konstantin'in ve surlarda Osmanlıya karşı savaşan Şehzade Orhan'ın nasıl öldürüldükleri belli değildir. Şehre giriş esnasında cehenneme dönmüş bir savaş ortamında bunu bilmek imkânsızdır zaten. Fetih'e, Bizans diye sonradan kurgulanan gerçek adıyla Doğu Romalılar açısından bakıldığında, en büyük sorunlarının 20 Nisan günü şehre yardım getiren 4 gemi dışında yardım alamaması ve surların uzunluğu için yeteri kadar savunan insan bulamaması olmuştur. Şehrin nüfusu o zaman için 40-50 bin kişidir. Fatih, fetih için sultanlığını ortaya koymuştu. Bu canını ortaya koymak demekti. Ancak bunun için başta Rumelihisarı'nın inşası olmak üzere aylarca kuşatma planları yapması, toplarla bizzat ilgilenmesi, top yerlerini bile seçmesi askeri bir dehalıktır.
'İNSANLIĞIN BAYRAMI '
Marx, kötülükler imparatorluğu dediği Bizans'ın yıkılmasını, ilerlemeci tarih anlayışına sahip birisi olarak çok sevindirici bir gelişme olarak selamlar. Hikmet Kıvılcımlı da, vasiyeti üzerine Ulubatlı Hasan'ın surlara bayrak diktiği yere gömülmüştür, "Fetih, insanlığın bayramıdır" der ki bu çok doğrudur.