Selda hanım, 'bu da dert mi' demeyin ama benim sorunum; yaşlanmanın sonuçlarına katlanamıyorum! Eski tanıdıklarımla artık görüntülü konuşmuyorum. Sizinle eskiden tanışıklığımız var yaşınızı biliyorum, bu sorunun üstesinden nasıl geliyorsunuz merak ediyorum... Rumuz; Güniz
ŞOKU ATLATIYORSUNUZ
S.U. Cevap; Benim yaşlılığı kabullenmem eşim Arda sayesinde oldu. Anlatayım; Kırışıklarımı dert ettiğim, gençlik fotoğraflarımı elimden düşürmediğim günlerden bir gündü, rahmetli elinde bir dergi beni dürterek uyandırmıştı; "Kadın kalk, artık hepiniz birer Brigitte Bardot'sunuz!" Burnuma soktuğu resim dünyanın en güzel aktrisinin kırış kırış son haliydi... Hain koca son darbeyi de odadan çıkarken vurdu; "O şahane kadın bu hale geldiyse, siz vasatlar neyinizi dert ediyorsunuz acaba?" Arda gitti Güniz hanım, hatta Brigitte de... Gelin biz geriye kalanlar hala sevdiklerimizle birlikte yaşıyor olmanın değerini bilelim. Size esas önerim; her gün kırışıklıklarınızı esefle seyrettiğiniz o aynayı elinizden bırakıp, onun yerine oyalanacağınız başka şeyler bulmanız. Yoksa Allah'ın gücüne gider. Ha geriye vaktiniz kalıyorsa, kendinizi hayır işlerine adayabilirsiniz. Kırışık (!) yanaklarınızdan sevgiyle öpüyorum.