CANLI YAYIN
Lütfi Albayrak
LÜTFİ ALBAYRAK

Kolonya erkekler

Eklenme Tarihi 18 Aralık 2016
Öncelikle merhaba kızlar, ardından da lanet olsun böyle yapan erkekler. Hangi kız arkadaşımla konuşsam herkesin başında bir "Ay ilgilendi ilgilendi sonra bir anda ilgiyi kesti" erkeği var.
Erkeklerin bu aseton gibi uçucu hallerine daha fazla aldanmamamız için gelin bu tip erkekleri tanıyalım.
Bu erkekler ilk olarak siz ilgilenmeseniz bile ilgiyi kendilerine çeker.
İsterseniz peşinizde 10 erkek olsun bu aseton herifler ne yapar ne eder ilgiyi sadece kendi üzerlerine çekebilmek için her türlü yolu mübah görürler.

İlgiyi çekemediler mi hemen duygu sömürüsüne başlarlar.
Bunlar hedefe giden yolda bir kadının duygusallığını, şefkatini bile kendi çıkarları için kullanacak kadar gözü dönmüşlerdir. En sevdikleri sömürü şekli "Ben aldatıldım bu yüzden kadınlara güvenemiyorumdur". Kabul edelim iyi taktik.

Ne zaman ki ilginiz oluşur ve bu ilgiyi gösterirsiniz o zaman soğurlar.
"Ben o kızlardan değilim seni üzmem" diye siz çırpınırken bir "nasılsın" mesajına bile "sen kimsin benim sevgilim misin de bana nasılsın diye soruyorsun" gibi bir ıssız adam tribiyle cevap verirler.

Ve amaçlarına ulaştıkları için sizin bu ilgili halinize acırlar.
Evet acırlar çünkü onlara sorsanız alt tarafı "iyi bir insan ya da gerçek bir centilmen" olmuşlardır size karşı. Hoşlanarak bir beklenti yarattıklarını asla kabul etmezler.

Sizinle ilgilenmemeye ve kendi hayatlarını yaşamaya devam ederler.
O kadar sizinle ilgilenmese, sizi mutlu edecekmiş gibi konuşmasa aklınıza dahi girmeyecek o adam bir anda hayatınızın merkezi haline gelir.

Eğer karşılarında bu triplerini yemeyen bir kadın bulurlarsa gümlerler.
Evet gümlerler çünkü ne kadar kadınların ilişkide çok taktikçi vs. olmalarından şikayetçi olsalar da kendileri de taktik konusunda baya uzmanlaşmıştır ve dişli rakip karşısında gözüne far yemiş kedi gibi kalırlar.

Eğer sizinle öpüşme vs. bir durum yaşandıysa kendinizi kötü hissetmenizi sağlarlar.
Erkeklerin en sevdiği şey bir kadını öpene kadar peşinde koşmak ve amaçlarına ulaştıklarında da size "keşke öpüşmeseydim" pişmanlığı yaşatmaktır.

Artık istedikleri kıvama geldiğinizde arada ilgi koklatırlar.
Bakın ilgilenirler demiyorum, resmen koklatırlar.
Bu aseton erkekler önce kaşıkla verdikleri ilgiyi sizin de ilginizi cezbedince koklata koklata vermeye başlarlar.

Gerçekleri söylemek yerine size suçlu hissettirirler.
Size insan gibi "yahu ben istemiyorum seni" demek yerine ilgisizliklerinin sebebini sorduğunuzda "sen şu gün şöyle bir şey demiştin ben çok soğudum" gibi saçma sapan bir bahane söylerler.

Ne kadar ortadan kaybolsalar da her an geri dönme ihtimalleri vardır.
Siz ondan ümidinizi kestiğinizde o bir anda ortaya çıkar ve yine eskisi gibi ilgili davranır.
Tam kendinizi toparlarken yine aynı enkazın içinde kafanızda bir milyon soru işaretiyle bırakır sizi.

Hatta bazen o kadar ileri giderler ki evlilik imalarında bulunurlar.
Bakın "evlenme vaadi" demiyorum iması diyorum çünkü onların gözünde kadınlar evlenme konusuna ılımlı bakan erkek görünce tüm duvarlarını yıkar (genelde doğru bu da).

Ortadan hep kaybolurlar, ister sevgili olun ister olmayın onların tek olayı tüymektir.
Siz sosyal medya hesaplarını stalklayıp ağlarken onlar büyük ihtimal hayatlarını yaşamaya gülmeye eğlenmeye devam eder.

İlk değiller, son da olmayacaklar.
Daha böyle çok erkek hayatınıza girecek çıkacak.
Üzülmek, beklentiye girmek, yine aynı zokayı yutmak tamamen size kalmış. Kolaylıklar dilerim.

HURDA NENE
Çeşitli hastalıklar, kazalar geçirmiş, bir gözünü kaybetmiş, romatizmadan beli bükülmüş, parmakları çarpılmış olduğundan mahalleli bu yetmişlik ihtiyara Hurda Nene adını takmıştı. Rahmetli o haliyle bile herkesle şakalaşmayı, espri yapmayı severdi. Hastalanmış, hastaneye kaldırılmıştı. Sabahleyin, nabzını ve ateşini kontrol eden doktor der ki: Teyze maşallah çok iyisin. Nabız normal, ateş de yok. Vücut sıcaklığın 37 derece. Teyze: Tohtor beğ oğlum, bir türli ıssınamirem. Soyuhdan donirem, sen dereceyi kırka elliye çıkart. Ücreti möhüm deel.

KınıYorum
Ataköy'de bulunan alışveriş merkezinin alt katında pizza yerken, arka masada bulunan bir annenin çocuğunu eğitim şekli dikkatimi cezbetti. Anne "İpek, eğer yemeğini yemezsen seni kolejden alır devlet okuluna veririm." diyordu. Peki öcülere, gulyabanilere ne oldu?

AlkışlıYorum
Sinirlenince telefonu duvara nasıl fırlatıyorsunuz siz ya? Ben bir keresinde koltuğa attım, sekip yere düştü de aklım çıktı bir şey oldu diye...