Kadınlar bir konuda karar vermeden önce olası senaryoları değerlendirme konusunda adeta profesyonel bir araştırma ekibi gibi çalışabilirler. Bir erkek "Tamam, bunu alıyorum." diyerek karar verebilirken, kadın tarafında süreç bazen küçük çaplı bir strateji toplantısına dönüşebilir.
Örneğin bir elbise alınacaktır. Normal şartlarda konu basittir: beğendin mi, al. Ama işin kadın versiyonunda süreç biraz farklı işler. Önce renk değerlendirilir. Sonra aynı rengin farklı tonları incelenir. Ardından "Acaba bu bana yakışır mı?" sorusu gelir. Sonra "Bu ayakkabıyla olur mu?", "Düğünde giyilir mi?", "İki yıl sonra modası geçer mi?" ve en önemlisi "Bunu alan başka biriyle karşılaşırsam ne olur?" senaryosu masaya yatırılır.
Tatil planı yapılırken de benzer bir durum yaşanır.
Gideceği oteli seçmeden önce yorumlar okunur, yorum yapan kişilerin güvenilirliği analiz edilir, fotoğraflar büyütülür, çevredeki restoranlar incelenir ve hava durumu geçmiş yıllara kadar araştırılır. Sonunda ortaya küçük çaplı bir doktora tezi çıkar.
Bir mesaj atılacaksa işler daha da karmaşık hale gelebilir. "Tamam yazıyorum" aşamasıyla mesajın gönderilmesi arasında bazen uzun bir değerlendirme süreci bulunur. "Bunu yazarsam yanlış anlar mı?", "Biraz sert olmuş olabilir mi?", "Nokta koyarsam sinirli sanır mı?", "Emoji eklesem fazla mı samimi olur?" gibi sorular iletişim tarihine katkı sağlayacak düzeyde analiz edilir.
Aslında bu durumun güzel bir tarafı da vardır. Çünkü kadınlar birçok ihtimali önceden düşünerek hareket ettikleri için sonradan yaşanabilecek bazı sorunları daha ortaya çıkmadan fark edebilirler. Ancak bazen konu o kadar detaylı incelenir ki başlangıçta verilmesi gereken karar unutulabilir.
Sonuç olarak bir kadın karar verirken yalnızca mevcut durumu değil, gelecekte oluşabilecek 47 farklı ihtimali, 12 alternatif sonucu ve henüz yaşanmamış 3 olası krizi de hesaba katabilir. Bu yüzden dışarıdan bakıldığında karar süreci uzun görünse de aslında o sırada zihnin içinde tam donanımlı bir proje yönetim ekibi çalışıyordur.
"Ben bir düşüneyim" cümlesi de çoğu zaman tek kişinin değil, iç toplantıdaki bütün komisyon üyelerinin görüşünün alınacağını ifade eder.
BUNU BİLİYOR MUYDUN?
Babür İmparatoru Şah Cihan (Tac Mahal'i yaptıran adam) çok hastalandı.
Vezirleri, "Tahtı en büyük oğluna mı yoksa en küçük oğluna mı bırakalım?" diye tartışırken, Şah Cihan parmağını kaldırarak küçük oğlunu işaret etti.
Ama oğullarından biri bunu yanlış yorumlayıp "Burnunu kaldırdı, yani ben!" diyerek tahta oturdu.
Diğer oğul, bunu kabul etmeyip iç savaş çıkardı ve imparatorluk ikiye bölündü.
Tarih, bir kralın "burnunu kaşıması" yüzünden değişti.
TESPİTLİ YORUM
@miyavlq Samimi olmadığın kızların hikâyeni beğenmesi, çok iyi fotoğraf atmışsın demektir.
GülüYorum
@oleyimkurtulun Ankara'ya bayılıyorum ya kız yanımdan ağlayarak geçiyor kafenin önündeki adam da buyrun içerde ağlayın çayımız nargilemiz var diyor.
AlkışlıYorum
@Wtftekin Heralde dışardan bakılınca benim derdim bana yetmiyormuş gibi görünüyor