Gelecek zamanın bizlerden aldıklarını, bizler geçmiş zamana sığınarak ödeştirmeye çalışıyoruz.
Nerde o eski insanlık, nerde zarafet.
Yeniler güzel değil, yeniler kaliteli de değil. O yüzden şarkıların bile eskisini dinliyor insanlar.
Şarkı deyip geçmeyin.
Bir toplumun yozlaşmasında da, sevginin ayaklanmasında da şarkıların değeri büyüktür.
Ve tabii ki o şarkıları söyleyen insanların.
İlhan İrem'i şimdiki zamanın gençleri çok fazla tanımaz.
Aşk adamıydı, harika bir şarkı üreticisiydi.
Ucuz yollu reklamların değil, insanların yüreğine işleyen şarkılarla ayakta dururdu.
Hala aydınlığın ve sevginin yolcusu.
Ersan Erdura'yı da şimdiki zaman unutturdu.
Muhteşem bir ses.
Bir dünya beyefendisi.
Şarkılarındaki aşkın içinde kaldı hep.
Hala bir hayat kavgasında.
İnternet ortamında geçmiş zamanın şarkılarına ve bu şarkıları söyleyen insanlara özel bir saygı var. "Bunlar için zaman makinesi icat etmek gerekir" diyenler mevcut.
Onlar lise yıllarımızda bizlerin sesiydi, nefesiydi. Huzur verirlerdi, el verirlerdi sevdalarımıza.
Onlar en temiz aşkların bekçileriydi.
Sığındığımız şarkıların içindeki gerçek dostlar.
Şimdi aşkın gecelik olanı makbul.
Şarkıların karbon kopya olanları.
O yüzden bugünlerin asla nostaljisi olmayacak.
Ama dünlerin nostaljisi, bugün insanlara hala aynı duygularla sesleniyor.
İlhan İrem, Ersan Erdura gibi gerçek sanatçıları şimdiki zamanın içinde, istediğimiz yere oturtmak mümkün değil.
Ama onları unutturmakla haksızlık yapıyoruz.
Hem çocuklarımıza...
Hem onlara.
* * *
Adını bilmeden
Bir yola girdik
Ruhumuz yaralı
Aşka yenildik
Kim hatırlar bizi
Artık kim anar
Biz senle sevmeyi
İbadet bildik
Günahkar diyemem
Şu dilim yanar
Bende de günah var
Sendeki kadar
İntizar edemem
Taş olur kalbim
Ben de sevdim seni
Dünyalar kadar
Hakkı YALÇIN
* * *
Madımak Oteli, kültür ve sanat merkezi oldu. Utancın bir kısmı kül oldu yani...
* * *
MUTLULUK TAKVİMİ
25 Mayıs 2011
Çocuklara uçurtma yapmayı öğret.
Güneşin batışını izle.
Her şeyi kalbinle yap.
Nostaljik takıl.* * *
Hülya Avşar'ın tavrı
Hülya Avşar'ın, ödüllerini almamak için saklanan Tarkan hakkında söyledikleri, bence bir sorumluluk.
Verilen ödüle bile saygı göstermeyen birine, aslında başkalarının göstermesi gereken tepkiyi sadece Hülya Avşar gösterdi. Helal olsun.
Tarkan gibileri, verilen ödülleri ikinci elden almayı maharet sayacak.
Ama o ödülü kendisine takdim eden insanı bile saymayacak.
Ödüllerin sudan ucuz dağıtıldığı bir ülkede Hülya Avşar'ın gösterdiği sorumluluğu herkes göstermeli.
Jürinin yüreği yoksa, ödülün de ruhu olmuyor, alanın da.
* * *
Zalim insanların yanında yasalar susar.