Hayatın gençlik duraklarındaki bir delikanlı gibiydi.
Gözleri çabuk alev alıyorsa, sebepsiz değildi.
Eğilmemek için bağcıklı ayakkabı bile giymeyen adamlara benzetirdim onu.
Doğru bildiğinden asla sapmayan.
Sevdiği nihavent şarkıların nağmelerini bile unutturan politikanın ondan aldıkları inkar edilemez.
Elde edildiğinde değerini yitiren koltuklarda oturanları da gördük biz.
Ama bu denli çalışan bir Başbakan'ı pek göremedik.
Onun ziyaretlerinden şehirler, ülkeler yoruldu.
Kendisinin yorulması kaçınılmazdı.
Bir ülkeyi, dünya tarihinin en berbat ekonomik krizlerinin ortasında krizden muaf tutabiliyorsa.
Söylemleri bütün dillere çevriliyorsa.
Gerektiğinde hayatın maden ocağında çalışıyor, gerektiğinde yangına körükle gidiyorsa.
Hayatın yaprak dökümünden nasibini almaması mümkün mü?
Amerika'nın Başkan Yardımcısı Biden'ın Tayyip Erdoğan'ı evinde ziyaret etmesi, ülkeye de, şahsiyete de duyulan saygıdandır.
Biz bu saygıyı görmek için çok bekledik.
Başbakanların ülkeye ihtiyaç duyduğu çok görülmüştür de.
Bir ülkenin, Başbakan'ına ihtiyaç duyduğu az görülmüştür.
O yüzden Tayyip Erdoğan'a sağlık
dilemeye ve özlemeye kurulmuştur saatler.
* * *
REKLAM KİRLİLİĞİ
Televizyonlardaki reklamları izliyorum da, hemen hepsi sözde komiklik üzerine kurulu.
Basit ve aciz espriler.
Topluma gerekeni en iyi reklamcılar biliyor.
Mal satmayı da, insanları uyutmayı da.
Ama toplumun yozlaşmasında
reklamların katkısını da herkes biliyor.
* * *
YAKIŞMIYOR
Işın Karaca yıllarca babasını affetmedi.
Babası, torununu görmek için, medya aracılığıyla kaç kez af diledi de, Işın Karaca dönüp bakmadı.
Baba öldü, Işın Karaca medya aracılığıyla "Rahat uyu baba" diyor.
Magazin alemindeki insanların, özel hayattan şikayet edip de, babasının ölümünü bile medyaya
dökmesi garip çelişkidir.
* * *
Terbiye iyiyi, güzeli ve büyüğü sevmektir.
* * *
Paralı askerliğin de veto edilmesini çok isterdim. Toplum vicdanı adına.
* * *
6 Aralık 2011
Mutluluk takvimi
Bugünü dün kadar kolay harcama.
Kopardığından daha çok çiçek ek.
Küçük ev eşyası satın al.
Meyveli tatlı ye.* * *
Okula başlarken de
Çok ağlamıştım
Ama gittiğin günkü kadar
Hiç ağlamadım
Kıyılar ağlarmış
Dalga denince
Kalanlar ağlarmış
Sevilen gidince
İçimdeki sevdanla
Yer değiştirdi nefret
Boğazım düğüm düğüm
Yok bende o merhamet
Bazen melek yüzler bile
Özünde ihanet gizler
Şimdi kimi öldürüyor
Beni delik deşik eden
O hain gözler
Hakkı YALÇIN