Çocuklara ve kadınlara musallat olan hayvanlar ülkesi olduk.
Şefkati ve merhameti reddeden zorbalar memleketi.
Şeytanlık bu kadar aşağılık ruhları bizim ülkemizde bulamazdı eskiden.
Şimdi bunlar niye çoklar?
Bizim tarihimizde, kadınların ve çocukların bu denli saldırıya uğradığı yıllar yok.
Çocuklarımızı kadınları açık hedef olmaktan nasıl koruyacağız?
Yasak kitaplar okudukları için, "asmayalım da besleyelim mi?" diyerek, delikanlılarını asan postallı ağalara alkışlarımızı göndermeyelim mi şimdi?
Toplumun hastalıklı yapısına mimarlık etmenin ödülü olarak.
Yoksulluğun onurlu yıllarından.
Şerefsizliğin acımasız yıllarına geldik.
Düşünen insanları hapislere atan demokrasinin, kadınların ve çocukların başını ezenleri nasıl koruduğuna şahit olduk.
Kardeşliğin kitabını okuyan insanları yok edip, kalleşliğin bütün hallerini hayatımıza sokanlara teslim olduk.
Komşular bitti, üvey anneler anneanneler başladı.
İnsanlığımızın tarihinde 1.5 yaşındaki bebeklere tecavüz etmek var mıydı?.
Her zaman söylüyorum.
12 Eylül'den sonra ülkenin gördüğü en büyük darbedir televizyonlar.
Toplumu iyiye, güzele yöneltmeyenlerin, böyle haberlerde ağzının suyu akıyorsa.
Hayata emanet ettiğimiz çocuklarımızın kıyımı, onlara ganimet oluyor demektir.
Bilinmelidir ki...
O soysuz katiller tek başına değil.
Televizyonlar, sistemin ağaları onların yanında.
Kıyısından köşesinden birileri de onlara destek veriyor.
Kahpeliğin sarmaşıkları olarak.
Ve bilinmelidir ki...
Bu düzen böyle sürdükçe...
Bu soysuzluk her geçen biraz daha palazlanacaktır.
Yayılan yozlaşmanın damarlarında,
tedavisi imkansız bir hastalık yatıyor çünkü.
* * *
ÇİVİ ÇIKMIŞ
Bu ülkede ödül dağıtmanın bile adaleti kalmadı.
Sporda, sanatta, gazetecilikte dağıtılan ödülleri görüyoruz.
Kişiye göre ödüller.
Getirisi hesaplanarak dağıtılmış ödüller.
İyiyi, güzeli desteklemek bu ülkede geçerli bir gerçek değil artık.
Hani çivisi çıkmış diyorlar.
Aynen öyle.
* * *
Erdemlik savaşında kazanılan taç sonsuzdur.
* * *
Reklamlarda hep ahlaksız isimlerin tercih edilmesi sizlere garip gelmiyor mu?
* * *
31 Mart 2011
Mutluluk takvimi
Karar ver ve uygula.
Spor yap.
Kan bağışında bulun.
Bitki çayı iç .
Özgürlüğü savun.
* * *
Bana geldiğin
O yaz geceleri
Gözlerim gözlerini
Esir alırdı
Bir şarkı söylerdik
Eski yıllardan
Buruk gönlümüze
Neşe dolardı
Sarılıp kalırdım
Gitme kal derdin
Çoban yıldızına
Kaş göz ederdin
Sis akşamlarda
Kaçar giderdin
Bana senden anı
Kokun kalırdı
Hakkı YALÇIN