Bir insanın yaradılışındaki en büyük haktır; karnını doyurabilmesi.
Hele çocukların.
Ama bunu görebilecek yürek her insanda yoktur.
O yüzden milyonlarca can parçasının; bir cam parçası kadar da hükmü yoktur.
Bu içler acısı durum insanlığın marifetidir.
Küresel dünyadaki bencillik, çocukları aç bırakarak zengin olmayı gurur sayar.
İsrafın göstergesidir zenginlik.
Onlar domuzlar gibi süslerler sofralarını.
Gözleri de doymaz, mideleri de.
Kalanı çöpe atarlar da, hiç gocunmazlar. "Size ne, para bizim değil mi?"
Paranın böyle insanların elinde olması da, dünyanın ayıbıdır ya, o da ayrı mesele.
Kendi ülkemize soralım sorularımızı.
Günde kaç ton ekmeği çöpe attığımızı hesaplayan uzmanlar var mı?
Yetimin öksüzün hakkını yiyerek, lüks evlerde oturup, pahalı ciplere binen haramiler için, çocukların açlığı ne ifade eder?
Yalan cennetin inşaat mühendisleri için, hayatın paradan başka ne anlamı olabilir?
Morgan Freeman'ın sorumluluk anlayışına karşılık, sanat duyarlılığı denen gerçeğin kapısını çalıp, bizdeki ünlülere bakalım biraz.
Yağcılığa bulaşmış dillerine.
Takkeleri düşünce leşleri görünen hallerine.
Onlar gözlerinin önündeki çocuklar için sorumluluk duymadı da, Afrika'daki çocuklar için mi duyacak?
Hepimiz bu sorumsuzluğun bir parçasıyız!
O yüzden bu dünya Afrikalı annelerin "Çocuğum tabağını bitirmeden sofradan kalkma" sözünü asla duyamayacak.
* * *
YÜZSÜZ TANIKLAR!
12 gizli tanık estetik ameliyatla yüz değiştirdi.
Eğer söyledikleri doğruysa, yüzünü değiştirmeye ne gerek vardı acaba?
Eğer yüzünü değiştirecek kadar korkuyorsa, söylediklerinin hükmü var mıydı acaba?
Bunların cevabını vermesi gereken bir demokrasimiz olmadığı içindir ki...
Allah'ın kendine bahşettiği yüzü bile terk eden tanıklarımız var artık.
* * *
Bir şeyi ezberlemek bilmek sayılmaz.
* * *
Parası olanın askerlik yapmadığı bir ülkede, zorunlu askerlik tamamen kalksın da, biraz eşitlik görelim.
* * *
6 Ekim 2013
Mutluluk takvimi
Giymediklerini ihtiyacı olana ver.
Çok sevdiğin şarkıyı dinle.
Çocuklara kitap armağan et.
Yoga yap.
Banyoda şarkı söyle.* * *
Sol yanında
Benden kalan yarası vardır
Siyah beyaz duruşu
Gözleri ayrılık çeşmesi
Yüreğinde deli dalgalar
Eylül kaşlı, ağır başlıdır
Hala kokumu taşır
En sevdiği çiçek sarı laleler
Burnunun direği sızlarken
Elinde kahvesiyle
Sokaklarda yalnız dolaşır
Akşam saatlerinde
Göl kenarında oturmayı sever
Düşlerimden ördüğüm
Mavi kazak vardır üzerinde
Melek yüzünde
Gözlerimin izi durur
Görenlerin insaniyet namına
Haber vermesi rica olunur
Hakkı YALÇIN