FENERBAHÇE'NİN maçlarının başlangıcıyla sonu arasında futbol uçurumu var:
Sonuç hanesinde 3 puan yazıyor olsa da Fenerbahçe'nin futbola borcu var. Üstelik galibiyette talihle tasarlanmış goller de mevcutken!
Kasımpaşa karşısında pahalı etiketlerin manzarayı seyre daldığı gecede, bir adam çıktı meseleyi halletti. En Nesyri nereden ve ne zaman çıkacağı belli olmayan ve zıpkın gibi golcü.
Kaç maçtır galibiyet resmi çizen usta bir ressam. Sahanın içindeki Fenerbahçeli futbolculara baktım da herkes aynı rolü üstlenmiş değildi. Azalan yanlarını onaran birini bulmanın keyfini çıkarıyordu birçoğu.
***
Galatasaray'a baktım, Rize'de kötü futbol masalının içinden bir kahraman çıktı sahneye;
Osimhen. Bu adamda başka bir şey var. Fizik ve geometri, inanç ve sadakat, kıran kırana mücadelede kısasa kısas. Ve can alıcı goller. Üstelik bu adam kiralık ama o formanın içinde Galatasaray'ın galibiyetinin dışında her ihtimale karşı bir mücadele örneği gösteriyor.
Aldığı paranın karşılığını veren kaç futbolcu var sahalarda?
***
Önümüzde hafta ligin kaderini belirleyecek bir derbi var. Üstelik maçı yabancı bir hakemin yöneteceği konuşuluyor.
VAR'daki yabancının Mertens'in penaltısında "yüz karası" olduğunu gördükten sonra yabancı gelse ne olur!
Mesleğinin gereklerini yerine getiremeyen yerli hakemler adam kayırmaktan, sahte faullere düdük çalmaktan topu oyunda tutmayı bile beceremezken, korkaklığın ve adaletsizliğin sembolü haline geldilerse, böyle bir durumdan büyük utanç duymaları gerekir.
Yabancı gelse de gelmese de!