"O yüzden" dedim, "Denizlerin akşamları onlara ninni söylemesi." Haykırışlarına da not düştüm. "Çöken develer ayağa kalksın diye herhalde!"
***
Bir delikanlının yanına gittim "bol şans" dedim.
Onca insan arasında neden kendisine şans dilediğimi düşünmüş olmalı ki, şaşırdı.
Yarım ağız "sağol" dedi.
İnsanların, tanımadıkları birinden selam alırken bile tedirgin olduğu bir şehirdi İstanbul.
Kendimi tanıttım.
Denize attığı oltayı geri çekiyordu o sıra. 3 tane istavritin çırpındığını gördü, güldü.
Ben de güldüm.
"Balık tutan insanlar ne zamandan beri gazetecilerin ilgisini çekiyor" dedi.
Konuştuklarımda yazım hatası olur diye sustum.
***
Kediler denizin kenarında balık bekliyordu. Adama hayattan ne beklediğini sordum.
Hayatın dalga boylarında kendini ölçtü biçti, "hiçbir şey" dedi.
Tekrar denize attı oltasını. "Karadan denize bakmayı bildiğin gibi, denizden karaya bakmayı da bileceksin!" diye noktaladı felsefesini.
***
Deniz kenarındaki onca insan arasından böyle birini seçmeyi isabet olarak değerlendirdim.
Muhabbeti balıklardan insanlara taşıdık.
Kadınlara ve çocuklara yönelik şiddete uzandı sohbetimiz.
"Silahı, bıçağı delil saymaya gerek yok" dedi.
"Gerçekleri öldürenler de katildir." İkimiz bir olduk, o namussuzları koruyan yasalara gönderdik oklarımızı.
Soysuzların, çakalların gerçek anlamda yargılanacağı günü boşuna beklediğimizi bildiğimiz için.
***
Üniversite mezunuydu işsizdi, çalmadığı kapı kalmamıştı.
Balık tutarken dertlerini unutuyordu da, gerçeklerin elini de sıkı sıkı tutuyordu.
"Elim kolum tutuyor ama gel de bir ruhumu sor" dedi.
Yaralı yanına yaslanırken yine oltası dolu geldi.
"Abi" dedi, "sokakta soru sorsan, kim akıllı, kim deli belli değil." "Ama" dedi, "Balıklar bizden daha fedakar." Oltasındaki balıkları kovaya doldurdu.
"Biz onların soylarını kurutmak için elimizden geleni yapıyoruz. Onlar bizi yaşatmak için, gönüllü yem oluyorlar."
***
Balıkların insanlardan daha fedakar olduğu bir dünyada, alıklık balıklara kalıyor ya.
O yüzden aklımızla bin yaşayalım!
Kaybederken bu güzelim dünyayı!
EMNİYET ŞERİDİ!
Emniyet şeritlerini kullananlar, bonzai üretiyordur.
Emniyet şeritlerini kullananlar küçük kızları satıyordur.
Kara para aklıyordur, faili meçhul nice cinayeti kimliklerinde saklıyordur.
Eğer dediklerimde bir yanlışlık varsa, emniyet şeritlerini kullananların yoklaması yapılsın.
Onları yoldan çevirecek bir yetkili varsa tabii!
MUTLULUK TAKVİMİ
Aile bağlarını güçlü tut.
Yeni temizlik süngeri satın al.
İlaçları çocuklardan uzak tut.Pişmanlık mumunu
Yaktım bu gece
Senden ne kaldıysa
Öderim elbet
Yine ateşlere
Sürdüm sevdamı
Bir damla öfkeyim
Bin yudum hasret
Bir şarkıcı kadına yavaşça
Seni unuttuğumu söyledim
İnanmadı
Ben de inanmamıştım
Allah biliyor
Hiç böyle yanmamıştım
Hakkı YALÇIN