TANIMAKTAN onur duyduğum gerçek sanatçılardan biriydi Edip Akbayram. Pazar gecesi ölümünü duyunca içim yandı.
Birlikte bir fotoğrafımız vardı, uzun uzun baktım. Allah bazı insanları özel yaratmıştır, gözleriyle kalbi aynıydı. İnsanlık ve sanat adına yürüdüğü yoldan zerre kadar sapmadı, gerektiğinde canını dişine taktı ama hep güzel baktı insanlara, çocuklara gözü gibi baktı. "Böyle insanlar daha çok yaşamalıydı" dedim kendi kendime.
***
Şarkıcılara sanatçı denmesinin örneklerinden biridir Edip Akbayram. Hayata attığı onurlu imzanın karşılığında daha çok şeyin bedelidir. O yüzden Edip Akbayram gibilerine gönül kapıları hep açık kaldı.
Edip Akbayram paranın insanlıkla takas edildiği topraklarda hiç yüksekten bakmadı insanlara.
Kimseyle polemiğe girmedi, magazine, popülerliğe hayat boyunca ihtiyaç duymadı. Okuduğu şarkıların nağmelerinden yayılan ışık ve dilinden anlayan insanlar ona yetti.
***
Gazeteler, televizyonlar ucuz şöhretlerin albümlerine gösterilen ilgiyi böyle gerçek sanatçılara göstermese de hiçbir zaman gocunmadı, karanlıklara ışık tuttu şarkılarıyla. "Mayıs" adlı albümünde "Baba Beni Okula Yolla" şarkısında kız çocuklarının yanındaydı.
***
Edip Akbayram hayatın hamarat karıncasıydı, imgesi karanfil, şarkılarının simgesi yaşamak. Hiçbir gerçek azaltmadı ondaki insanlık sevgisini. İnandığı düşüncelerden hiçbir çıkar uğruna vazgeçmedi.
Onda boynundaki ipi bile gururla okşayan bir "yiğit adam" resmi vardı ve hiç azalmadı. İyi ki böyle bir insanı tanımışım.
***
Saklamışım yazdıklarımı.
"Tarlasını eşkıyalara çaldırırdı köylüler. Yetmezdi, eşkıyalar kadınlarını da dağa kaldırırdı köylülerin. Köy meydanlarında akraba çıkardı korkaklık. Diş sıkmakla, yumruk sıkmakla geçen yıllar. İnsanlar usulca tütün sarardı, insanların dört yanını sarardı müfreze kolları. "Eşkıya dünyaya hükümdar olmaz" diye haykırırdı Edip Akbayram. Herkes duyardı."
***
Edip Akbayram hayatı her sabah aydınlık düşlerle karşılarken, yıldızlı tuzaklara düşmedi hiç. Tabanları su toplasa da hiç değiştirmedi yolunu, hiç yoldan çıkmadı. Yüreğinden uçan kuşlarla gitti ölüme, kendine yakışan şarkılarla.
Çok güzel insandı.
Mekanı cennet olsun.
MUTLULUK TAKVİMİ
Yeşilay için gönüllü çalış.
Trafikte kendine hakim ol.
Hiç olmazsa bu ay açların halinden anla.
Bedeli her neyse
Ödedim elbet
Bir lokma öfkeye
Bin yudum hasret
Alın yazımdan
Bir roman çıkar
Aşkını harcayan
Kullara ibret
Bilemem kaç kulaç
Hayatın suyu
Yüreğim sürgünde
Geceler boyu
Şimdi gözlerimde
Bu dipsiz kuyu
Severek harcanan
Yıllara ibret
Hakkı YALÇIN
Her Ramazan iftarda "top patladı" diye koşuşturan çocukları hatırlarım.
Kirli tarih!
Amerika ne zaman barıştan bahsetse içimden gülmek gelir.
Hele barış sözcükleri Trump gibi bir soytarının dilinden dökülüyorsa film içinde film olduğunu bilirim. Gençlik yıllarımda duvarlarıma astığım Kızılderili posterlerini de unutmam Hiroşima'yı da. Irak'ta yapılanları da gözüne sokarım Gazze'deki çocukların katledilmesini sineme filmi gibi izlemişini de. Ülkemin gençliğine bile saldıran dünyanın en büyük kapitalistine bir daha sorarım. "Hangi ülkenin sizin kadar kirli bir tarihi var?"