İp deyip geçmeyin, çok şeyin ifadesidir ip. Kara bulutları yıkayıp beyazlatan ve çamaşır ipine asan anneleri de gördüm, iğneye ipliği geçiremeyen yaşlı anneleri de. Eski güzel insanlar ayakkabısını bağlarken ve çocuklarla konuşurken eğilirdi.
Şimdi ipliği pazara çıkarmak hem pazarın itibarını artırıyor hem utanmaz adamların. Böyle bir düzene gösterilen itibara bakınca erkekliğin hangi boyutlara geldiğini söylemeye gerek yok.
Pantolon yaması iplik iplik sökülürken, sabahın erken saatlerinde iki lokma ekmek için yollara düşen, ayda bir de olsa tabağına birkaç köfte düşen çocukları da gördüm, fiyatları sabit tutan mahalledeki kasap dükkanlarının boncuklu iplerden kapılarını da.
Anne bir kuşun getirdiği çalı parçalarından yaptığı yuvanın iplerle bağlandığını da gördüm, darağacına giderken boynundaki ipi gururla okşayan aslan gibi delikanlıları da.
İpini koparanın geldiği büyük şehirlerde, çakalların ellerindeki uyuşturucuyla çocukların ipini çektiği bir düzen var artık. Dürüstlük bağları kurudu, dostluk bağlarının ipine un serildi. "Kara parayla aşk yaşayan kansızlara intihar etmeleri için ip satıyorum" diyen bir adam tanımıştım da açlıktan ve sefaletten ip gibiydi.
İpler kendilerine asılan yıkanmış çamaşırlara aşıktır, üstlerinde yürüyen cambazlar da iplere. Cambazın hünerini gösteren iptir ama cambazlar kendilerini izleyenlerin de sihrine sahiptir.
Pamuk ipliğine bağlıdır hayat.
O yüzden insanlar göğüslemek istedikleri ipin boyunlarına dolanma ihtimalini de göze almalıdır. İşin içine sahtekarlık katmaları halinde ihtimal büyüyecektir.!
Kuklaya kukla olduğunu hissettirmek istiyorsan ipini kes.
Çünkü ip her zaman inceldiği yerden kopmaz. Bulduğumuz ipuçları bizi yönlendirir ama ipin ucu kaçtığı zaman değerlerin talan olma ihtimali büyüktür. İpe sapa gelmez karanlık adamların milyon dolarlarla oynadığı bir dünyada ipe asılan ekmekler çaresizliğin ipe çekildiğinin resmidir.Teknolojiyi de o yüzden iplemem, kara paralı erkek yosmaları da!
Shakespeare'in harika sözü;
"haksızlık etsen de senin hakkını savunacağım." Her şeye rağmen ipiyle kuyuya inilen insan olun, başkasına uzattığınız ip yarın size de uzatılacaktır. Hele arkadan kuyu kazmanın bu kadar değer bulduğu bir zaman diliminde!
MUTLULUK TAKVİMİ
Görünüşe aldanma, yanıltıcı olabilir.
Korna çalma.
Bol sebzeli omlet yap.
Bebek güldür.
Beni seven kadınlar
Şu üç günlük dünyada
Bir masal yaşattılar
Bir deniz kabuğunda
Saklandık geceleri
Camın gözünde buğu
Silmedim izlerini
Denizlere açıldık
Yelkenimi diktiler
Sonra bir fırtınada
Kaybolup da gittiler
Ama biri vardı ki
O hançeri sırtıma
Nasıl saplayıp gitti
Onu affedemedim
Hakkı YALÇIN
Eskiler alıyorum, kağıt mendil bilmeyen yakası güllü zamanları.
MAZİ DEFTERİ!
Bundan yıllar önce yaşları henüz 14 olan üç kız öğrenciye uyuşturucu içiren, onları taciz eden ve 150 yıl hapis istemiyle hakkında dava açılan birine saygın tutumu nedeniyle 10 yıl ceza verilmişti. Yürekli bir savcının tepkisiyle davanın Yargıtay'a taşındığını hatırlıyorum.
Sonraki zaman diliminde durumdan haberim olmadı ama suçlunun işleri yolunda gitmiştir eminim. 150 yıllık hapis cezası isteminden 140 yılı hesaptan düşürecek kadar "saygın biri", geçen zaman içinde bu saygınlığı ikiye katlamıştır da o kızların büyürken her gün öldüklerinden asla şüphem yoktur!