Cep telefonuyla konuşma rekorunu kırdık. 222 milyar dakika! Ve Avrupa'nın zirvesinde bir Türkiye gerçeği! Tüketimin kralıyız!
Otobüslere bakıyorum. Herkesin elinde bir cep telefonu. Yaya geçidini kullanırken bile cep telefonuyla konuşarak geçenler.
Artık geleneksel hale gelen, restoranlardaki sabah kahvaltılarına bakıyorum. İki çocuklu bir aile, önlerinde kahvaltıları duruyor ama hepsi de cep telefonuyla meşgul. Kendilerini hareket halinde hissediyorlar belki. Ya da kopuk aile fotoğrafını çektiriyorlar.
Zamanın çoğu ulaşıma giderken, insanlar kaybettikleri zamanı telefonla harcayarak kazanacaklarını düşünüyor belki. İlerlemeyen trafikte ilerleyen teknoloji! Teknolojiyi yönetenler, elbette bu tüketimin arkasında durmak için, böyle harika mazeretler de üretecektir. Meselenin içinde para olduğu zaman, insanların tüketimini körükleyen gurur verici gerçekler sunmak gerekir. O yüzden; "Neden Avrupa'da telefonla konuşmanın rekorunu biz kırıyoruz?" diye sorgulamanın anlamı yok. Biz tüketmeyi çok severiz!
Ayrıca o cep telefonlarının gerektiğinde silah olarak kullandığını bilmiyor muyuz? Dolandırıcıların Kalaşnikof'u olarak mesela!
Neyse... Can kulağıyla birbirlerini dinlemeyen insanların; telefondaki uzun muhabbetlerinin nelere dayandığını başkaları araştırsın. Hayat kendini yenilerken, bizlerin eskilerde kalmasının bir sebebi var elbet. Büyüklerini ziyaret etmeyi bile "telefonla halleden" yeni toplum anlayışında, bizler hala mektup çocuklarıyız.
Pullar mektuplarını terk ettikten sonradır ki. İnsanlar da zarafeti terk etti. Hayatında mektup zarfı kapatmamış insanların dili, sistemin anadili oldu. Bakınız sanal alem. Bakınız telefon dili.
O yüzden çocukluğumuzun dilini arıyoruz. Ve birbirlerini can kulağıyla dinleyen organik insanlığın elini.
Zamanın bizlerden aldıklarına karşılık verdiği cep telefonu! Büyük haksızlık!
Çok büyük!
Güçlünün yolu
Telif haklarını gasp eden telefon şirketlerine yasalar bile ayrıcalıklı davranıyor! Eee güçlü olan haklıdır! Bizleri böylesine tüketime zorlayanların yasalar önünde özel bir yeri de olmalı. Emeğin, hakkın, hukukun güçlünün karşısında galip geldiğini görebilmek. Ancak rüyalarda mümkün olur. Mahkemeler bunun örnekleriyle dolu. Güçlünün yolunu kapatmak kolay mısanıyorsunuz?
Mutluluk Takvimi
Martılara simit ısmarla.
Tuzu az kullan.
Çocuk patiğine zil tak.
Hamile kediyibesle.
Beni hep öyle hatırla
Gökte yalnız bir yıldız
Bir sokağın başında
Yalnız her yerde yalnız
İçimden bir ses
Kaç kendini kurtar diyor
Hasretin elleri
Arkadan bağlı
Aldığım her nefes
Sen diye tutturuyor
Bu yürek doğuştan
Sana sevdalı
Ben seni kasten sevdim
Ölüme meydan okuyan
Ustalık gibi
Ben seni kasten sevdim
Senden bana bulaşan
Hastalık gibi
Hakkı YALÇIN