Büyük dövüşçüler, şartlar eşit olmadığı zaman rakibini nakavt etseler bile. Kendilerini kazanmış saymazlar.
Fenerbahçe'nin Beşiktaş önünde "hakem avantajı" vardı.
Adaletsiz bir hakem!
Bildirilerle ülkeyi ayağa kaldıranların, Hüseyin Göçek'e suskunluğu, şampiyonluk özleminin, her şeyin bedeli olduğunun resmidir.
Büyüklüğün bile.
Verilmemiş penaltı, gösterilmemiş kartlar.
Ve hakemin dışında, sahada oyun kurallarını lağveden bir de çamur adam. Adı Bilica...
Penaltı noktasındaki sanık.
Hüseyin Göçek ve Bilica gibilerini eleştirmek, bırakın futbolu, insanlık ödevidir.
Sezon sonuna yaklaşılırken, bazı hakemlerin başrole soyunması sebepsiz değil. Bunlar da hata değil.
Bazı hakemlerin daha döllenmemiş ne cinayetleri var.
Ama merak etmeyin çocuklar, geçen hafta söylemiştim, yine söyleyeyim. "Hiçbir hakem cennete gitmeyecek."
Şimdi sistemin arka bahçesinde, sinsi planlar işliyor. "Galatasaray, Bursaspor'a yatacak" diyorlar.
Ahlaksız açıklamanın, ahlaksız senaristleri. Aslında ters falso...
Bursaspor'u Aslan'a yem etmenin ikiyüzlü davetiyesi.
Bu açıklamalarda, Bursaspor'u imha etmek için aynı kaptan yiyenlerin maması var.
Madem ki, işin içinde erkekçe gazetecilik yatıyor!
O halde bu namussuzluğun aması maması yok!
Sadece bir futbolcunun hakkını vermeliyim.
Alex de Souza...
Diğerleri her türlü çirkinliğin içinde gezinirken, Alex, gecenin gizli yerlerinden çıkıp, bereket tanrısı oldu.
Onun kollarını arkadan bağlasanız, pozisyonların yine kralı olur.
Üstelik, kimseye benzemeyen centilmen ruhuyla...
Tarafsızların da sevgilisi olur.