CANLI YAYIN

Nafakada sonradan değişiklik mümkün

Eklenme Tarihi 25 Mart 2021

İştirak nafakası nasıl belirlenir?
Türk Medeni Kanunu'nun 327/1 maddesiyle, karıkocanın arasında evlilik ilişkisi bitmiş dahi olsa, çocukların bakımı, korunması ve eğitimi için tüm giderlerin karşılanması teminat altına alınmıştır. İştirak nafakası, gerçekleşen boşanmada velayet hakkı kendisine verilmemiş olan eşin, velayeti elinde bulunduran eşe/ çocuğa karşı ödediği aylık geçinme ücretini temsil eder. Eğitim, bakım ve sağlık gibi alanların güvencesi için ödenen nafaka mahkemece belirlenen miktarda devam eder.
Nafaka ödeyecek olan kişinin ödeme gücünü dikkate alacak olan mahkeme, bu sürede titizlikle incelemelerini gerçekleştirir. Burada kişilerin nafaka istekleri değil, ödeme gücü ve çocukların ihtiyaçları baz alınır. Çocuğun 18 yaşını doldurmasıyla herhangi bir mahkeme kararına gerek kalmaksızın nafaka borcu ortadan kalkar. Eğitim hayatına devam eden çocuk artık reşit olduğundan, bizzat mahkemeye başvurarak kendisine eğitim nafakasının ödenmesini de talep edebilir.

Eski eşim maddi durumunun kötü olduğunu ve nafakayı düşüreceğini söyledi. Bunu yapabilir mi?
Boşanma veya nafaka davalarından sonra verilmiş olan nafakaya ilişkin hükümlerin kesin hüküm niteliği yoktur.
Taraflar her zaman hayat standartlarındaki düşüş, ihtiyaçlarının değişmesi vb. durumları gerekçe göstererek nafakanın azaltılmasını veya artırılmasını talep edebilir. Fakat bu dava açılıp hüküm verilene kadar, mevcut nafaka aynı şekilde devam eder. Eşiniz durumunun kötü olduğu gerekçesi ile nafaka ödeme yükümlülüğünden dava açmadan kurtulamaz veya nafakayı düşüremez.

DİKKAT! VELAYETİ KAYBEDEBİLİRSİNİZ
Eski eşimin çocuğumuzu bana karşı doldurduğunu düşünüyorum. Bazı görüşme günlerimizi de çeşitli bahanelerle baltaladı. Velayet kararı değiştirilebilir mi?
Velayet hakkını elinde bulunduran tarafın mahkemece düzenlenmiş karşı tarafla kişisel ilişki kurma tarihlerine saygı göstermesi gerekir.
Birçok boşanmış çiftte çocuğu göstermemek, kaçırmak, çocuğu karşı tarafla ilgili doldurmak, çocuğa annen /baban öldü veya bizi terk etti şeklinde söylemlerde bulunmak çocuğun psikolojik gelişimi açısından zararlı olduğu gibi, velayeti elinde bulunduran tarafın velayet hakkını yitirmesine de neden olabilir.