Toplantı, "1914'ten 2014'e 100'üncü Yılında Birinci Dünya Savaşı'nı Anlamak" başlığı altında yapılacak. Bu toplantıda Uluslararası Güç Dengeleri ile Yeni Dünya düzeninin merkezindeki Yeni Türkiye, çok dikkate alınmalıdır.
Çünkü, Yeni Dünya düzeni kurulurken,17-
25 Aralık derin operasyonlarıyla Yeni Türkiye'nin sarsılmak istenmesinin bire bir ilişkisi vardır.
2014'ÜN BÜYÜK FOTOĞRAFINA bakarsak ne görmekteyiz?
Gezi'den başlayarak,17-25 Aralık derin operasyonlarıyla HEDEF, BÜYÜK TÜRKİYE'DİR. Küresel odaklar, Yeni Ortadoğu'yu Türkiye'siz dizayn etmeyi, yeni Enerji haritasının Hazar-
Kuzey Irak-Doğu Akdeniz vanalarını ele almayı planlamışlardır.
100 yıl sonra...
Ortadoğu haritasını ve sınırlarını 1916 yılında masa başında çizen Mister Sykes ve Mösyö Picot tarihin çöplüğüne atılırken, çevremizde büyük kırılmaların yaşandığı bir coğrafya var.
100 yıl önce, Osmanlı vilayeti sayılan topraklardan 20'nin üzerinde devlet çıktı.
Ama çoğu bağımsız değildi bu devletlerin... İngilizler bazılarını kendileri yaptı, Fransızlar da diğerlerini...
Aziz halkımız, tarihin diriliş yönünde olduğunu görerek, 2002'de Türkiye Baharı'na imza attı. Ortadoğu ve Afrika hamlelerine başladı. Onurlu dış politikasıyla emperyalist statükoyu sarstı.
Bölgemizin bütün mazlumları yüzlerini Türkiye'ye döndürdü. Türkiye büyük ayağa kalkışın görkemiyle harekete geçerken, 2013 yılında emperyalistlerin yıkıcı operasyonlarıyla karşılaştık.
Ne oldu Arap Baharı'na?
Ortadoğu'da, Arap Baharı'yla başlayan yeni süreç Suriye'de yaşanan savaş ve Mısır'daki darbe ile farklı boyutlara ulaştı. Yeni yönetimleri istemeyen KÜRESEL GÜÇLER, bu ülkeleri karıştırmak için bin bir tülü yola başvurdu. Oyunun son perdesi Mısır'da sahnelendi. Seçimle iktidara gelen Müslüman Kardeşler daha bir yıl bile geçmeden darbeyle alaşağı edildi.
Halk, darbeye karşı meydanlara indi ve aylarca direndi. Mısır'da katliam sürüyor ve peki bu son olacak mı? Belli ki, birilerinin evdeki hesabı çarşıya uymadı.Batılı güçlerin ve işbirlikçilerinin bu büyük uyanışa cevabı olacaktı, hamleleri olacaktı, fitne ve katliamlarla süreci boğmaya çalışacaklardı.
2013 yılına dikkatle bakınız.
Türkiye ve Mısır, Ortadoğu, Akdeniz ve Afrika'nın kalbini temsil ediyor.Büyük Türkiye, Sykes-Picot düzeninin en önemli birinci ayağını yıkacaktı. Özgür Mısır, ikinci ayağını kıracaktı. Filistin, Suriye, Yemen, yakın Asya Türk Cumhuriyetleri ve Afrika'ya muazzam bir enerji yayacaktı. 2013 YILININ MAYIS AYINDA, Gezi ve sonrasında 17-25 Aralık operasyonlarıyla Yeni Türkiye'nin önüne set çekmeye başladılar. 2013 YILININ TEMMUZ AYINDA, Mısır'da darbeyle General Sisi'yi getirdiler.
Sonuç:
100 yıl sonra yeni DÜNYA DÜZENİ kurulurken, Yeni Türkiye'nin, küresel odaklarca planlanan Gezi/17-25 Aralık operasyonlarıyla ülkemizi yeniden içe kapanmaya, kendi derdimize düşmemizi istemeleri tesadüf değildir. Sykes-Picot tarihin çöplüğüne atılırken, yakın coğrafyasının kılcal damarlarına girmekte olan, İslam aleminin manen lider konumuna gelen, bölgesel güçüyle oyun kuruculuğuna başlayan Yeni Türkiye'nin milli karakterli lideri Başbakan Tayyip Erdoğan'ı iktidardan uzaklaştırmak için kurgulanan tezgahları muhakkak görmeliyiz, anlamalıyız. 76 milyon insanımızla karşı koymalıyız.