CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Finansal darbeciler!

Eklenme Tarihi 30 Ocak 2014
T.C. Merkez Bankası'nın aldığı şok kararı nasıl okumak lazım? "İyi ve büyük bir hamle" olarak mı değerlendirelim? Yoksa piyasaya ve yabancı yatırımcılara TL'yi koruma ve enflasyon konularında ciddi olduğunu gösteren "güçlü bir sinyal" olarak mı görelim? Bunlar, mesajlar içeren küçük fotoğraflardır. BÜYÜK FOTOĞRAFA bakarsak ne görmekteyiz? "Gezi'den başlayarak, 17-25 Aralık derin operasyonlarıyla, Türkiye'yi EKONOMİK DALGALANMA içine düşürme, FİNANSAL DARBE girişiminde bulunma."
Türkiye, 1958'den beri hep finansal darbeyi takip eden askeri darbelerle batırıldı. Son yıllarda ise siyasetteki bütün büyük değişimleri EKONOMİK dengelerle oynayarak gerçekleştirme modeline geçildi. 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül darbelerinden sonra Türkiye geriledi.
28 Şubat'ta halkımızın cebinden 300 milyar doları utanmadan, çektiler.

Hedef büyük Türkiye


2001 KRİZİ:
2001 Şubat'ta, ROCKFELLER'in şahsında vücut bulan New York-Londra'daki PARA BABALARI, Türkiye'ye pençe atmışlardı.
28 Şubat cuntasının Başbakanı Mesut Yılmaz istifa etmişti. Bülent Ecevit'in zayıf hükümeti, sonra DSP-ANAP-MHP hükümeti zorlukla kurulurken, 22 Kasım 2000'de bir finansal kriz başlattılar.
19 Şubat 2001'de Başbakan ile Cumhurbaşkanı arasındaki bir tartışma sonrasında NEW YORK-LONDRA PARA BABALARI ikinci bir saldırıyı başlattılar ve bu kez döviz krizi başladı.
ALMAN DEUTCHE BANK VE AMERİKAN CİTY BANK FİNANSAL KRİZİ KÖRÜKLEMEKTE BİRBİRLERİYLE YARIŞIYORLARDI.
IMF üst yönetimi Şubat ayındaki döviz krizini biliyordu. Türkiye'de yeni politikalar üzerinde IMF yaklaşımının damgasını vuracak kişiyi, KEMAL DERVİŞ'İ hazırlamışlardı. Derviş, ABD'den yola yeni Merkez Bankası başkanı olarak çıktı, Ankara'ya indiğinde ise Ekonomiden tek sorumlu Bakan oldu. Çünkü IMF öyle istiyordu.

Hastane operasyonu

Ecevit hastanede iken, küresel adam Derviş üzerinden finansal darbe, siyasal darbeye çevrildi. Kemal Derviş-Hüsamettin Özkan ve İsmail Cem üçlüsü, çatısını IMF-New York-Londra-Tel Aviv'in dizayn ettiği siyasi operasyonla iktidarı almaya çalıştılar. Ama olmadı. 2002 seçim sandıklarında hüsrana uğradılar.
2007 yılı 27 Nisan'da darbecilikte yeni bir modele geçtiler. Genelkurmay, e-posta ile muhtıra gönderdi. CHP, 367 kararı için Anayasa Mahkemesi'ne giderken, yüz karası bir kararla, cumhurbaşkanlığı seçimleri engellendi. Ekonomik sarsıntılar zorlukla önlenebildi.

SONUÇ:
14 Mayıs 2013'te, Başbakan Erdoğan kan emen IMF'yi Türkiye'den kovdu. Ne büyük tesadüf ki 2013 yılının Mayıs sonunda Gezi olayları ile yepyeni bir darbe modeli gündeme sokuldu: "Merkeze sokaklardan yürümek, ekonomik manüplasyonlarla iktidarı sarsmak'' MODELİ.
Bu modeli, 17-25 Aralık derin operasyonlarıyla geliştirdiler. Ardından da ekonomik istikrarı bozmaya yönelik, FİNANSAL DARBECİLİĞE yeni boyut kazandırdılar. Merkezinde cemaatin gölgesi 'PARALEL YAPI'nın bulunduğu, çatısında küresel odakların STRATEJİK AKLI'nın yer aldığı DERİN KOALİSYON faaliyette. New York-
Londra-Tel Aviv'in internet sitelerinden gazetelerine, finans kurumlarından bankalarına topyekûn harekete geçtiler.
ROCKFELLER KOALİSYONU AZİZ HALKIMIZA RAĞMEN BAŞARABİLİR Mİ?
CEVAP ANAHTARI:
ANADOLU'NUN BAĞRINDAN ÇIKAN MİLLİ KARAKTERLİ ERDOĞAN İKTİDARI ZAYIFLAMADIKÇA BAŞARILI OLAMAYACAKLAR...