YENİ MODEL LAZIM
Kemal Derviş, önceki gün aniden; Milliyet Gazetesi'ne şifreli açıklamalar yapmaya başladı ve "Ekonomide yeni bir model zamanı geldi. Türkiye'de koalisyonla da istikrar olur" dedi. Bu sözlerin şifresini açalım. Derviş, "Yeni bir model zamanı geldi" derken, kimlere mesaj veriyor? "Türkiye'de şu anda yatırım hacmi yetersiz, tasarruf yetersiz, borçlanma fazla özendiriliyor. Dolayısıyla dış sermayenin dış spekülatif akımlarına fazla açık bir yapıyla devam ediyoruz. Üstelik bu dışarıdan gelen sıcak para TL'nin değerini de yükseltiyor. TL'nin değerinin yükselmesi demek Türkiye'nin dünyadaki ihracat yarışı içinde daha dezavantajlı bir hale gelmesi demek. Daha düşük faiz, daha düşük kur, daha yarışmacı bir TL, daha az sıcak para ve bunlar sayesinde dış sermayeye daha az bağımlı bir yapı ve daha çok tasarruf eden ve daha çok yatırım yapabilen ve istihdamdaki artış hızını bu şekilde yükseltebilen yeni bir yapıya geçmemiz lazım.'' Derviş, "Türkiye'de koalisyonla da istikrar olur" lafını özellikle kullandı ve "Siyasi istikrar için tek parti hükümeti şart mıdır?" diye sordunuz. Katiyen öyle bir şey yok, ama koalisyon olursa da uyumlu bir koalisyon olmalı; her an kavga eden değil. Bu tür örnekler var dünyada'' dedi. Bu sözün üzerinde dikkatle durmalıyız.
NE DEMEKTİR BU?
Deniz Baykal'ın kasetle ayağının kaydırılmasından sonra, siyaseti dizayn çalışmalarına bazı çevreler hız vermişti. Siyaset mühendisleri "AK Parti'nin üçüncü seçimi kazanamaması, bunun yerine CHP-MHP koalisyon hükümeti kurulmasını" kurguluyordu. Siyaset mühendislerinin planları ortada iken, Kemal Derviş, durduk yerde 'Koalisyonla istikrar olur' deme ihtiyacını neden duydu acaba? Koalisyonların Türkiye'nin başına ne gibi çoraplar ördüğü konuşulurken, milletimiz istikrar için tek parti hükümetini arzu ederken, Derviş'in bu konuşması, ne anlama geliyor?
ÖNCE NE YAPMIŞTI?
Başbakan Bülent Ecevit tarafından Türkiye'ye Amerika'dan davet edilen Derviş, 3 Mart 2001'de Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanlığı'na getirilmişti. Derviş, görevde iken durduk yerde, bir erken seçimden bahsetmiş, bütün dengeleri sarsmıştı. Rahmetli Başbakan Ecevit, zoraki olarak erken seçim kararının almak zorunda kalmıştı. Derviş, seçim kararının alınmasını sağlamış, Ağustos 2002'de istifa etmişti. Ecevit'in partisi DSP, ortadan ikiye bölünerek, YTP kurulmuştu. O bir süre YTP ile CHP arasında solda birlik çalışmalarını sürdürdü. Ancak rahmetli İsmail Cem ve Hüsamettin Özkan onu dört gözle beklerken, Derviş, 2002'de yapılan seçimlerde CHP'den İstanbul milletvekili oldu. CHP İstanbul Milletvekili Kemal Derviş, 9 Mayıs 2005'te milletvekilliğinden istifa ederken, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın önerisiyle UNDP başkanlığına getirildi. İki soru size çok şey hatırlatacak: Şiddetli estirilen o "Derviş Kemal Fırtınası"na ne oldu? Derviş, şimdi neden konuşmaya gerek duydu?