Kartalkaya dersi

BÜLENT ERANDAÇ

BÜLENT ERANDAÇ

Eklenme Tarihi 24 Ocak 2025

BOLU Kartalkaya Kayak Merkezi'nde yer alan 12 katlı Grand Kartal Otel'deki yangın, büyük bir felakete yol açtı. Sömestr tatili nedeniyle otelde konaklayan 238 kişi, alevlerin hızla yayılmasıyla adeta can pazarı yaşadı. Otelin ahşap dış cephesi nedeniyle yangın büyüdü, misafirlerin birçoğu ise panik içinde camlardan atlamak zorunda kaldı. Yangın sonucu 78 insanımız hayatını kaybederken, 51 kişi de yaralandı. Yaşanan büyük felaketin ardından Başkan Recep Tayyip Erdoğan, beş bakanı Bolu'ya gönderdi.

Türkiye genelinde bir günlük milli yas ilan etti. Bir gün sonra da yangında vefat eden Gültekin ailesinden 8 vatandaşımızın Bolu'da cenaze namazına katıldı.

Yangın soru işaretlerini de beraberinde getirdi.

Türkiye, yangında yitirdiğimiz 78 canımız için gözyaşı dökerken, bu facianın neden çıktığını ve sonuçlarının neden bu derece ağır olduğunu sorguluyor. Herkesin aklındaki sorular: Bu kadar kayıp neden?

Sorumlu kim? Denetleme zaafı var mı? Varsa niçin aşılamıyor?.. Yangın ihmallerden dolayı mı çıktı, bu kadar vatandaşımızı kaybetmemizin sorumluları kim, söndürme neden bu kadar uzun sürdü, bir daha benzer bir facianın yaşanmaması için neler yapılmalı... Hakkın rahmetine kavuşan vatandaşlarımızı geri getiremeyiz. Acılarını kalbimizde yaşarız. Bir gerçekle karşı karşıyayız.

Kartalkaya felaketinden alınacak çok dersler var.

Turizmde büyük gelişme gösteren, giderek daha da büyümesi gözlenen Türkiye'mizde, otellerde yangın güvenliği ne kadar sağlam? Bu sorusu akıllarda dolaşıyor.

Evet. Yangın gibi acil durumlarda hayat kurtaran önlemler, herkes için hayati önem taşıyor.

Otel sahibi, otel müdürü, teknik müdür, oteldeki tüm çalışanların ve misafirlerin can güvenliğinden sorumludur. Yangın sistemi sadece bir kere lazım olacaktır. Pahalı diye gereksiz bulan veya gerekli bakımları yaptırmayan oteller çok büyük risk altındalar.

Mevzuatlara bakıyoruz, gayet iyi. Uygulama da maalesef başarılı değiliz. Mevcut yangında, önlemlerin yetersiz kaldığı ortaya çıkmıştır.
Yangınların yıkıcı hale dönüşmesinin en büyük nedenlerinden biri, belediyelere ait bütçelerinin önemli bölümünü itfaiye teşkilatlarına ayıramıyorlar veya ayırmıyorlar olması...

Yangınlara karşı hazırlıklı olunacak ekipman konusunda yetersiz kalışıdır. Türkiye'miz bugün, insansız hava araçlarının imalatında dünyanın en başarılı ülkesi.

Robot teknolojisi gelişiyor.

Teknoloji bakımından çok başarılı olan Türkiye'mize, otel yangınlarda onlarca vefatla karşılaşılması yakışmıyor.
Sorun, kamu mu, belediye mi sorumlu gibi tartışmalarla daha girift bir hâl alıyor. Yangınlar yeni çağda, bir güvenlik meselesi haline gelmiştir.

Yangınlara (Deprem, otel, AVM'ler, orman yangıları, sabotaj vb.) karşı BÜYÜK VİZYON-BÜYÜK PLAN oluşturmamız gerekir.

Devletimiz, Kamu- Yerel Yönetimleri, AYNI ÇATI ALTINDA (AFAD GİBİ) YANGINLA MÜCADELE PROGRAMI adıyla birleştirmelidir. Yangınla mücadele programı sırayla:

1)Yangın öncesi hazırlıklar,
2)Yangın sırasında geliştirilmiş itfaiye teşkilatları ile yangına müdahale,
3)Yangın sonrası yapılacaklar olmak üzere hayata geçirilmelidir...

UZMANLAR UYARIYOR
İstanbul Üniversitesi Sivil Savunma ve İtfaiyecilik Programı Başkanı Dr.
Erhan Bakırcı, Kartalkaya felaketiyle ilgili dikkati çeken değerlendirmeler yaptı:

Bu olayı, Türkiye'deki yangın güvenliği algısının ne kadar zayıf olduğunun ve buna karşı alınan önlemlerin ne kadar yetersiz olduğunun açık bir kanıtı olarak görüyorum.

Bu risk, maalesef hem otellerde hem alışveriş merkezlerinde oldukça yüksek. Burada yangın güvenliği açısından bir takım sıkıntılar olduğu açık. Bu tahliyelerin hızla olması lazımdı.

Biliyorsunuz, yangın güvenliği üç temel ayak üzerine oturur. Bir algılama, iki ihbar, üç söndürme. Bu kadar büyük can kaybının meydana gelmesi, bu üç adımda çeşitli eksikliklerin olduğunu bize söylüyor.

Otelin içindeki çok sayıda malzemenin yanıcı olduğu anlaşılıyor, bundan dolayı hızlı bir şekilde yangın binayı kaplamış gibi.
Otel işletmesinin itfaiye yetişene kadar kendi ekibi ve teçhizatlarıyla müdahale etmesi gerekirdi.

Otelin kendi güvenlik sistemlerinin, yangın algılama ve yangına müdahale sistemlerinin yeterli olmadığı anlaşılıyor.
Otel bölgesine daha yakın bir yere, itfaiye biriminin konuşlandırılmış olması gerekiyordu.

SORUMLU KİM?
Mutlaka ruhsatı veren birimle, denetim yapan birimin ayrı olması gerekiyor. Hatta bir üçüncü göz tarafından da, bağımsız proje kuruluşlarınca da bu verilen ruhsatların, belirli aralıkla denetlenmesi çok önemli. Maalesef buralarda ciddi eksikliğimiz var.

SONUÇ:
Depremler, yangınlar, 21'inci yüzyılda bir GÜVENLİK MESELESİ haline gelmiştir.
TÜRKİYE YÜZYILI PARADİGMASINI ilmek ilmek ören Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın, yangınlara karşı YENİ VİZYON, YENİ BÜTÜNCÜL
PROGRAMI ortaya koyacağını düşünüyoruz.
BÜYÜK TÜRKİYE, BÜYÜK TÜRK MİLLETİ, BÜYÜK VİZYON KOYMA BECERİSİNE SAHİPTİR.