Operasyonların arkasında Fethullah Gülen cemaatinin olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 73, Paralel devletin varlığına inananların oranı yüzde 74, Operasyonun arkasında uluslararası güçlerin olduğuna inananların oranı yüzde 70, Çözüm sürecini yıkmaya yönelik olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 70, bu siyasi bir operasyondur ve hedefi başbakandır. diyenlerin oranı yüzde 53'...
Halkımızın çoğunluğu ve Başbakan Erdoğan'ın aynı noktada buluşmaları çok dikkate değerdir.
Önceki gün, farklı yerlerde, farklı isimlerin yaptığı konuşmalar ve ziyaretler Kürt sorunu ve çözüm sürecinin kaderiyle bire bir bağlantılıydı.
Fethullah Gülen, İngiliz BBC'ye yaptığı açıklamaların Kürt sorunuyla ilgili bölümünde: Öcalan'dan "PKK'nın adadaki insanı" olarak söz etti.
Görüşmeler için devletin onurunun gözetilmesi şartını öne sürdü. Küresel güçlere hizmet eden bir açıklama yaptı.
Derin taktikler içinde gezdiğini gösterdi.
Cemil Bayık'ın da "Erdoğan'sız çözüm" açıklamaları unutulmamalı. Öcalan, Mesut Barzani ve Leyla Zana, çözüm sürecinde kilit siyasetçi olarak Başbakan Erdoğan'ı görüyor. Bu noktada, Cemaat ve Cemil Bayık'ın tavırlarını nasıl okumak lazım?
BİR) KCK Başkanı Cemil Bayık, küresel güçlerle, CIA, Mossad, MI6 ve İran istihbarat servisleriyle kolkola olan derin ilişkiler ağının adamıdır. İngiltere'nin küresel çıkarlarında kullandığı Reuters'a verdiği demeçler ve çözüm sürecini baltalamaya yönelik tavırları gözden kaçırılmamalı. İKİ) CEMAAT, Kürt sorununun çözümünde, iktidar politikalarına karşıt tavır içinde. Oslo süreci, MİT Müsteşarı Hakan Fidan'a yönelik itibar cellâtlığı, Öcalan'la yürütülen görüşmelere karşı çıkılması karşıtlık tablosunda öne çıkan başlıklardır.
Bir an, Başbakan Tayyip Erdoğan zayıflarsa, çözüm sürecini kimler götürecek? diye düşünelim. Kemal Kılıçdaroğlu ve Devlet Bahçeli'nin çözüm sürecine yönelik projeleri var mı? Erdoğan giderse, çözüm süreci yürümez. Zayıf Başbakanlar bu işi yürütemez.
Çözüm süreci havaya uçurulursa, New York, Londra, Paris, Tel Aviv, Türkiye'nin Kürtlerle entegre olmasını engeller, Barzani'nin kaderini Türkiye'ye bağlamasının önünü keser. Allah korusun.
Türk-Kürt beraberliğinin yeniden bozulması karşısında kalırız.
O halde, Erdoğan'ın kararlı tavrı, tek parti iktidarının gücü, çözüm sürecini götürmede büyük şansımızdır.
SONUÇ: Küresel odaklar ve siyasal mühendisler bir şeyi pek hesap edemiyorlar. Türkiye halkının çok değiştiği gerçeğini. Her şeyi anlayan, oyunları sezen, yıkıcı-yakıcı koalisyonların- ittifakların farkına varan halkımız heyecanla bekliyor.
1950'de tek parti diktatörlüğüne, "YETER ARTIK SÖZ MİLLETİNDİR" demişti. 2014 yılı sandıklarında da, "YETER ARTIK KÜRESEL OYUNLARA SON" diyecektir.