Referandum sürecinde Kürtler'e yönelik, 16 Nisan sonrasındaki sürecin ekonomik, sosyolojik, siyasette kazandıracağı sistematik yapı taşlarının işaretlerini verecek. Erdoğan'ın ziyareti öncesinde İçişleri Bakanı Süleyman Soylu kentteydi. Soylu'nun PKK ile etkin mücadelesi ve Diyarbakırlılar'a olan sevgisi, her türlü övgüyü, iltifatı hak ediyor. Cumhurbaşkanımız Mardin'de, ilk işaretlerdi verdi: "Sokaklara, caddelere açılan o çukurlar, hendekler benim buralardaki Kürt kardeşlerime, Süryani kardeşlerime, Arap kardeşlerime reva mıydı? BÖLGEYİ YIKAN PKK'DIR.
KANDİL'DEKİ TERÖR BARONLARINA PİYONLUK YAPTILAR. Diyarbakır'da 53 Kürt kardeşimizi öldürdüler mi? Benim Kürt kardeşlerimden ne istiyorsun? Ne istediniz? Diyarbakır Belediyesi'nin önünde analar ağlıyordu. Kız demeden erkek demeden dağa kaçırdılar. Utanmadınız mı?
Sıkılmadınız mı? Utanmadan biz Kürtlerin temsilcisiyiz dediler! Yalan! Bizim derdimiz Türkiye, bunların derdi çukur! Terör örgütü birileri tarafından kendilerine verilen Türkiye'ye zarar verme, yıpratma misyonu için gözünü kırpmadan Kürt kardeşlerimizi ateşe atmıştır. Kürt kardeşlerimle en ufak manevi bağı olmayan marjinal örgütlere, Kandil'deki terör baronlarına piyonluk yaptılar. Bölgedeki kardeşlerimiz kimin kendilerinin yanında olduğunu kimlerin gelecekleri için çalıştığını kimlerin de bunları yok etmek için çalıştığını görmüştür. Devlet 80 milyonun tamamının devletidir. Artık bu ülkede hangi örgüte mensup olursa olsun hiçbir teröriste rahat yoktur. YA TESLİM OLACAKLAR, YA DA BU TOPRAKLARI TERK EDİP GİDECEKLER."
Devletin gücü zaafa uğradığında neler olabileceğini Kürt vatandaşlarımız gördü. Devletin şefkatli elini iliklerine kadar hissedenler, HDP'yi terk ederken, Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan'ın Diyarbakır mesajları elbette çok derinlikli olacak. Halkımız, PKK ile mücadele etkin bir şekilde sürdürülürken, 16 Nisan'da EVET oyları ile Büyük Türkiye trenine kazandıracak. İçte sağlanacak istikrar tüm vatandaşlarımız için çok önemli gelişmelere vesile olacak. Bu nedenle, 16 Nisan'da Kürt vatandaşlarımızın iyi bir oranla EVET demesi, bölgede kâğıtların yeniden dağıtılmasını, ekonomik ve siyasi ufuktaki karanlıkların aydınlanmasına da yol açacaktır. Kürt kardeşlerimiz İngilizlerin kendileri üzerine oynadığı oyunları da asla unutmamalıdır. Genel Yayın Yönetmenimiz Ergün Diler diyor ki: "İngilizler IRAK'LA çok ilgilidir. Irak Cumhurbaşkanı FUAD MASUM İNGİLİZ VATANDAŞIDIR... Barzani, Türkiye ile yan yana gelip ortak kader arayışına girince DEAŞ hemen kapısına dayandı.
SUİKAST TİMİ HAZIRDI! İNCİRLİK'TEN geçenler emir bekliyordu! İngiltere hem Irak'ı hem de Suriye'yi kaybederse, Ortadoğu'ya bir daha geri dönemez.
Bölgede Türkiye'yi yanına alamadığın zaman yoksun! Türkiye büyük ülkedir.
Arkadan iş çevirenleri affetmez!"
SONUÇ: Cumhuriyet tarihinin gördüğü en büyük Kürt dostu lider Tayyip Erdoğan olduğunu kimse inkâr edemez.
Kürt vatandaşlarımız Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ı baştan beri çok seviyor.
Cumhurbaşkanımızın da Allah için onları yürekten sevdiğini biliyorlar. Kürt vatandaşlarımızın EVET'lerle destek verecekleri LİDER ÜLKE TÜRKİYE paradigmasının, dış politikada Türkiye'nin üzerine kurulan ablukanın kırılmasını, bölgenin yeniden şekillendirilmesinde küresel güçlere karşı Ankara'nın gardını almasını da en büyük destek olacaktır.
Amerika, Rusya, İngiltere, Almanya Ortadoğu'da cirit atarken askeri ve diplomatik planlamalar yaparken, Kürtlerin, ANKARA'YI güçlendirmesi, sadece Türkiye içinde değil, Ortadoğu için de hayatidir. Kürt kardeşlerimiz, Büyük Türkiye trenine hız kazandırarak, Ortadoğu denkleminde güçlü Türkiye'nin yerini almasını da vesile olacaklardır.