Kriz medyası kimden talimat alıyor? TÜİK rakamları neden itibarsızlaştırılıyor?

Kriz medyası kimden talimat alıyor? TÜİK rakamları neden itibarsızlaştırılıyor?

Pandemiye rağmen ekonomik yönden güçlü adımlar atarak salgının etkisini minimize eden Türkiye, üçüncü çeyrek rakamları ile yeniden toparlanma sürecine girdi. Ancak kriz medyası çeşitli algı operasyonları ile ekonomiyi kötü göstermeye çalışırken, TÜİK’in verilerini de itibarsızlaştırarak ekonomik göstergelerin güvenilirliğinin sorgulanmasını amaçlıyor. A Haber’de Banu El’in konuğu olan Takvim Gazetesi Ekonomi Müdürü Faruk Erdem yaşanan bu gelişmeleri yorumladı. İşte detaylar…

EKONOMİK VERİLERİ NEDEN İTİBARSIZLAŞTIRMAYA ÇALIŞIYORLAR?
Faruk Erdem:
Türkiye'de bir muhalefet etme biçimi gelişti. Muhalefet lazım. Demokrasilerde tabi ki siyasi görüşünüz iktidar ile aynı olmayabilir. Muhalefet demokrasinin bir gereğidir. Ancak devlet kurumları üzerinden muhalefet etme alışkanlığı başladı. Yani siz kendi devletinizin yıllanmış kurumlarını itibarsızlaştırmaya çalışarak neyi amaçlıyorsunuz ben de merak ediyorum.

DEVLET KURUMUNA DÜŞMANLIK
Yani siz TÜİK'i itibarsızlaştırdığınız zaman muhalefet mi etmiş oluyorsunuz? TÜİK dediğiniz kurum 1926'lı yıllardan sonra bugünkü yapısına kavuşmuş ve binlerce uzmanın çalıştığı, 20-30 yıllık bürokratların olduğu bir kurumdan bahsediyoruz. Bu kuruma saldırarak aslında o kurumda çalışanlara da bir hakaret oluyor. Yani aslında TÜİK'in açıkladığı rakamlar bir istatistik biliminin rakamları. Yani bu bir bilim. Şimdi az önce sanayi rakamlarından bahsettiniz. Türkiye'de nisanda, mayısta, martta bütün her şeyiyle ekonomi kapanmıştı, hatırlayın. Herkes evindeydi. Haziranla birlikte normalleşme başladı. Önce talep, ardından da üretim başladı. Haziran ve temmuzda gelen rakamlara baktığınız zaman dükkanlar, fabrikalar çalıştı. Dolayısıyla da sanayi üretimi yükseldi.

EN AZ HASARLA ATLATAN 2. ÜLKE
Bu zaten V tipi toparlanma kendiliğinden olan bir şey. İstatistik açıklandığı zaman "bu böyle olmaz demek" o devlet kurumuna olan düşmanlığı gösteriyor. OECD rakamlar açıkladı. Türkiye özellikle ikinci çeyreği en az hasarla atlatan ikinci ülke oldu. Ben açıklamıyorum, TÜİK açıklamıyor. Tabiri caizse elin oğlu açıkladı ona da itiraz ettiler.

RAKAMLAR İSTEDİKLERİ GİBİYSE SORUN YOK!
Bankalar Birliği geçtiğimiz günlerde vatandaşın takipteki kredi ve kredi kartı sayılarının yüzde 55 düştüğünü açıkladı. O da yalan dediler. Bankalar Birliği açıklıyor. Yabancı sermayeli bankalar var. Onlar da mı rakamlarla oynuyorlar?

Bir de şunu görüyorum ben. Rakamlar onların istediği gibiyse, kötüyse; "Bakın kötü gidiyoruz. Kriz var. Zaten bittik, battık" lobisi devam ediyor. Ama rakamlar iyi gidiyorsa TÜİK rakamlarla oynuyor. Şimdi TÜİK'te binlerce insan çalışıyor. Diyelim ki, en tepedeki bakan talimat verdi. Bu rakamı değiştirin. Bir kısım insanlar da değiştirdiler. Peki bu talimattan binlerce insanın bir tanesi haberdar olmaz mı? Ve bize talimat geldi demez mi?

Bunlar da Var

CANLI YAYIN