Fatih Terim'in öğrencileri tarihinin en zor galibiyetlerinden birini aldı. İlk 1 saate bakıyoruz Galatasaray tel tel dökülüyor. Üstelik mağlup durumdalar. Riera'nın kanadı yol geçen hanı gibi. Sezon başından beri istikrarlı oynayan Dany tanınmayacak halde. Melo ve Selçuk etkisizler. Elmander ve Hamit adeta sahada yoklar. Eğer Braga biraz şanslı olsa yada son vuruşlarda biraz başarılı olsalar maçı ilk 15 dakikada Braga lehine 3-0 yaparlardı. Braga çok gol kaçırdı. Özellikle Galatasaray ilk yarıda tanınmayacak halde kötü oynayıp kaleye bile gidemedi. Şimdi düşünün devre arası soyunma odasına giriyorsunuz, 1-0 mağlupsunuz. Ve çok da kötü oynuyorsuuz.
* Ne oldu da Galatasaray ikinci yarıda coştu, gerçek kimliğine büründü?
Ne olduysa 2. yarını hemen başında oldu. Manchester'dan Cluj un golü attığı haberi tüm dünyaya ve Türkiye'ye yayıldığı gibi pek tabi Terim'in de kulağına geldi. İşte bundan sonraki dakikalar ölüm dakikaları gibiydi. Fatih Terim işte bu anda yapması gerekeni yaptı. Derhal Amrabat ve Aydın Yılmaz'ı sahaya sokup Galatasaray'ı ileride karşılayan ve tuhaf bir ofsayt taktiği uygulayan Braga'nın arkasına sarkmayı düşündü. G.Saray'ın adeta bütün yükünü taşıyan her maçta iyi oynayan Burak'ın beraberlik golünü geldi. Ama hala her şey hala çok zordu. 25-30 dakika kalmış ve Galatasaray kazanmak zorundaydı. Ve işte bu dakakiyarda Aydın sahneye çıkıp adata muciezeyi gerçekleştirdi. Futbol çok garip bir oyun Galatasaray hayata döndüren Aydın'nın golünden önce ortayaı yapan sahanın en kötüsü Riera idi. Futbol belki de dünyanın en sevilen sporu.
* * *
Maçın en iyisi
Burak Yılmaz yine yaptığı yapacağı. Attı ve gerçek bir golcü olduğunu gösterdi.
* * *
Maçın en kötüsü
Maçın en kötüsü tartışmasız Melo ve Riera'ydı. Bir an önce toparlanmalılar.