İlk maçta hava topu ve stoper zaafını yazmıştık. Ne var ki
Terim Mehmet Topal'da ısrar ederek ilk maçta farkedilmeyen zaafının altını kalın bir şekilde çizmeyi tercih etti. Ligin en iyi ve en formda yerli stoperi
Yalçın Ayhan yerine bir ön libero tercihi pahalıya patladı. Taş yerinde ağırdır. Bu turnuvaya mahus sonuçların iki nedeni var: Birincisi,
Terim'in tercihleri mesela
Demirel yerine Babacan vb. Diğeri de genel oyuncu kapasitesi. Buna da örnek, ülkenin en iyi yerli sağ beki sayılan Gökhan Gönül'ün yaşla ve sakatlıklarla düşüşe geçmesi. Gökhan'ın kanadı Cassandra geçidi gibiydi. İyi bir santraforun olmaması da bırakın gol atmayı, nefes alacak ve rakip sahada yerleşecek zaman bile bırakmıyor. Arda'ya kızmayın, buldumcuk gibi bir yıldır sadece selfi çektiriyordu zaten. Şampiyonanın en kötü takımı açık arayla maalesef Türkiye. Bütün bunların dışında bir de yapısal bir sorun var o da, aşağıdan yukarıya kadar futbol düzeninin sorunlu olması. Hem güncel hem de yapısal sorunların esas sorumlusu da Türkiye Futbol Direktörü.
TÜRKİYE ÇOK YORULDU
Semavi dinlerin hepsi tarih felsefesi ve teolojik olarak çizgisel tarih anlayışındadır. Yani her şeyin bir başlangıcı ve sonu vardır.
Fatih Terim, hocalığa başladığında milli takımda oynayan futbolcuların çoğu doğmamıştı bile. Orası olmadı, şurası, şurası da olmadı yine burası... Milli takım-
Galatasaray kısır döngüsünden bir avuç fanatik dışında
Türkiye gerçekten çok sıkıldı ve yoruldu.
MAÇIN EN iYiSi PİQUE
Tek kelimeyle sahanın yıldızıydı. Her yerde o vardı.
MAÇIN EN KÖTÜSÜ MEHMET&GÖKHAN
Mehmet Topal ve Gökhan Gönül. Yetersiz kaldılar ve bireysel hatalar yaptılar.