CANLI YAYIN

İrlanda'nın Türk şairi

Eklenme Tarihi 04 Ocak 2016
Tüm hayatını İrlanda'da geçiren James Clarence Mangan, hiç gelmediği Türkiye'ye aşık bir şair. 1803-1849 arasında yaşamış olan Mangan'ı araştırmacı yazar Tayfun Er, şöyle anlattı:

FAKİR BİR HAYAT
Şair Mangan, fakir bakkal bir babanın 4 çocuğunun en büyüğüdür. Zor bir çocukluk sonrası genç yaşta ailesini kaybedip, babadan kalma dükkanı da iflas ettirince bir noterin yanında çalışmaya başlar. Ancak sıradan bir kâtip değildir, Latince, Fransızca, İspanyolca ve İtalyanca bilmektedir. Dublin'de bir kütüphanede çalışırken kendi kendine öğrendiği Almanca vasıtasıyla Osmanlı-Türk şiiriyle tanışır. İlgisini Doğu şiirine çevirir; Türkçe, Arapça ve Farsça öğrenir. Hayatı boyunca çektiği geçim sıkıntısı, çocukluğunun acılarıyla birleşince uyuşturucu ve alkol bağımlısı olur. Yakalandığı kolera onu bu dünyadan ayırır. Ölüm hakkındaki düşüncesi, ölüm algısı da bir İrlandalı gibi değil tipik bir Doğulu Müslüman ve özellikle de Türk gibidir. Şu mısralarının Yahya Kemal'in "Sessiz Gemi" şiirine benzemediği iddia edilemez: "Şimdi kervan yola çıkıyor... Meçhul bir ülkeye doğru (...) Ruhum artık Allah'ın asude yurdunda dinlenecek..." Soyadından dolayı Doğulu, hatta Osmanlı kökenli bir aileden geldiği düşünülebilir. 1897'de ABD'de basılan bir kitabında, ailesinin kökleri hakkında hiçbir bilgi olmadığı, doğduğu yerde daha önceden yaşamış olan Mangin soyadlı kişilerin akrabası olabileceği yazmaktadır.



TÜRKÇE MEKTUP
Mangan'ı asıl olarak Türkiye'ye tanıtan, dönemin çok satan dergisi "Hayat Tarih Mecmuası"nda 1968'de yayınlanan bir mektup olmuştur. Türkçe yazılmış mektubun sahibi İrlandalı Peter Hird, Mangan hayranıydı ve onun etkisiyle Türkçe öğrenmiş, Türk kültürü üzerine radyo programları yapan birisiydi. Hird, mektubunda şöyle demişti: "İrlanda'nın başkenti Dublin ile İstanbul arasındaki mesafe yaklaşık 4 bin kilometredir. İrlanda, Türkiye'ye pek benzemez. Kalem gibi ince minareleriyle göğe yazı yazar gibi görünen camileri yoktur. Sokaklarda leblebi veya köfte satıcısı bulunmaz. Onun yerine kızarmış patates satılır. (...) Ama Dublin'in büyük meydanlarından birisine giderseniz, İrlanda ile eski Türkiye arasında bir bağ olduğunu hemen göreceksiniz."