CANLI YAYIN

Ligin kanunu

Eklenme Tarihi 01 Ocak 2016
Matematik'te en çok da olasılık ve istatistikte kullanılan "Büyük Sayılar Kanunu" vardır. Bir parayı attığınız zaman yazı ve tura gelme ihtimali % 50'dir. Az sayıda atış yaptığınız zaman bu oranlardan sapma olabilir, yani mesela 10 atışta % 50'yi bulamayabilirsiniz. Çok daha fazla diyelim ki 1000 defa attığınız zaman yazı-tura oranı % 50'ye çok daha yaklaşır. O yüzden mesela bir rulet oyununda uzun vadede mutlaka kasa kazanır. Futbolda, lig maratonu Büyük Sayılar Kanunu'na benzer. O yüzden az sayıdaki maçtan oluşan kupa maçlarında alınan başarılı/ başarısız sonuçlar, sürprizler ligdeki nihai durumda yaşanmaz. Kısacası ligin boyu uzundur ve sonuç, eninde sonunda olması gerekene yaklaşır. Ligin ilk yarısı bittiğinde durum 500 defa atılan para gibidir. Mevcut durum, her anlamda güç dengeleri açısından aşağı yukarı böyle bir sonuç doğurmuştur. Bu şartlarda yani futbolcu, hoca, saha ve yönetim gibi unsurlarda hiç bir değişiliklik yapılmazsa ikinci yarı da böyle geçmeye adaydır.

FUTBOL BİLİM DEĞİLDİR
Ama futbol, bilimin pek çok alanından yararlanmasına rağmen kendisi sonuç olarak bir bilim değildir; hele ki kesinlik taşıyan matematik, fizik gibi alanlara benzemez. Çünkü futbolda her zaman bir gri yani kestirilemeyen alan vardır. Çünkü başta insan faktörü olmak üzere hiç bir zaman tam hakim olunamayan unsurlar vardır. İşte futbolun bu kadar cazip, heyecan veren yanı da budur. Başarının garantisi yoktur ama başarılı olmanın ihtimalini arttırmak mümkündür. Çünkü futbolda yazı-tura oyununun aksine dışarıdan müdahale edilebilir. İlk yarının bitimi de bu müdahalenin başta transfer imkanı olarak fizik, teknik ve taktik olarak pek çok değişiklik yaratılması için en uygun zamandır. Hayal kırıklığı yaşayan takımlardan, başarının en önemli bileşeni olan futbolcu kalitesi ve hocalardan somut örnekler verelim. Eskişehirspor hem zor gol atıyor hem de kolay gol yiyor... Çünkü kadrosu bu lig için yetersiz. Ciddi ve fazla sayıda yeni transferler yapmazsa ilk yarıdaki durum çok fazla değişmez.

TRABZON'UN SORUNU HOCAYDI
Enerjinin sakınımı kanunu bellidir, vardan yok, yoktan da var edemezsiniz. Bu kanun futbolda yoktan var edemezsiniz ama var olanı kötü yönetebilirsiniz şeklinde çalışır. Eskişehirspor için kanunun ilk bölümü, Trabzonspor için de ikinci bölümü çalıştı. Eskişehirspor'un sorunu yapısal, Trabzonspor'un bu kadar kötü olma sorunu ise hocaydı ve Şota'nın gitmesiyle var olan potansiyel enerji ortaya çıkmaya başladı. Trabzonspor mevcut kadrosuyla şampiyonluğa oynamayamazdı ama üst sıralara tutunabilirdi. Ligin daha ilk haftası Eskişehir'le birlikte en zayıf takımın Mersin İdmanyurdu olduğunu söylemiştik. Mersin İdmanyurdu'nun sorunu da yetersiz oyuncu topluluğu. Bu zaaf, yönetimlerin hep boş bir beklentisi olan hocaların şapkadan tavşan çıkaracağı hayaliyle giderilmiyor.

LİGDE SÖYLEDİĞİMİZ KANUN ÇALIŞIR
En alttaki iki takımın bir diğer ortak noktası da kalecilerinin iyi olmaması. Zayıf bir kadronun üstüne yetersiz bir kaleciyle bu ligde tutunamazsın. Gençlerbirliği gibi benzer zaaf taşıyan kadronun bir nefes üstte olmasının nedeni görece daha iyi kalecisinin olması. Yoksa kadro zayıflığı açısından en azından Mersin'e göre fazla bir farkı yok. Strateji ile hedefler birbirine uyumlu olmazsa hayal kırıklığı yaşarsınız. Futbolda strateji, oyuncu kadrosu ve hocadan maksimum verim almak üzerine kurulur. Hedefiniz mesela kümede kalmaksa buna uygun taktik adımlar atmalısınız. Bu kadrolarla hedefe ulaşamazsınız çünkü imkanlar ile niyet birbiriyle uyumlu değil. Kupa maçları yanıltır ama ligde söylediğimiz kanun çalışır. Bir şeyler yapmazsanız ikinci yarıda da mucize değil bu kanunun sağlamasını görürsünüz.