Selda hanım, bu hayatı yeteri kadar yaşamış, bazı konularda görüş bildirecek kadar deneyimlemiş okur-yazar bir erkeğim... Değinmek istediğim konu, 'baba ve dedelerimizin ileri yaşta yaptığı evlilikler!' Malum daha çok ekranlardan haberdar oluyoruz. Kimini üzülerek kimini ayıplayarak izliyoruz. Ve hiçbir zaman 'nedenini' sorgulamıyoruz, sadece eleştiriyoruz. Selda hanım annem ve dedemle büyüdüm. Annemi kaybedince dedeme bakma görevi bana düştü. Geç yaşta yaptığım evlilik sonucu kendisini yalnız bırakıp başka eve çıktım.
Hiç düşünmedim 'bu adam ne yapar, ne yer ne içer' diye... Çook sonra öğrendim, insan yiyip içermiş de yalnız kalmanın korkusunu içinden bir türlü söküp atamazmış! Selda hanım ben bu gün 76 yaşındayım. Elim ayağım tutuyor işlerimi yapıyorum. Ama en çok "Hadi bir çay koy da içelim" lafını özlüyorum. Bu arada kudurduğumuzu iddia eden fesat kalplilere selam olsun ama inanın bu çay faslı bile, bir erkeğin önüne gelen ilk hanımla evlenmesi için yeterli. Özetle yanımızda bizi seven, mutluluğumuzu düşünen bir canlının var olduğunu bilmek istiyoruz... Ben mesela en çok sarılmayı özledim. Şöyle insanın ana-babasına, yavrusuna sarıldığı gibi sonsuz güvenle. Rumuz; Eğitmen