CANLI YAYIN
Selda Uskan
SELDA USKAN

'Korkunç planlar yapıyorum'

Eklenme Tarihi 16 Mart 2015
Siz de bıktınız ihanet mektuplarından ama ne yazık ki erkeklerimiz dur durak bilmiyor ve derdimizi paylaşacak kimsemiz yok. Eşlerimiz bizi dünyaya küstürüyor. Benimki kan kırmızı çıktı. Halbuki 'Herkes aldatır benim kocam yapmaz' diyordum. Tek arkadaşım vardı, bu yüzden kalbini kırdım. Onun da kocası aldatmıştı. O kabullendi oturuyor. 'Amma geniş kadınsın' diye çok suçlamıştım. İtiraf ediyorum, ben de kabul ettim ihaneti. Ama içimdeki öfkeyi, hırsı size anlatamam. Yanımda uyurken aklıma öyle şeyler geliyor ki, kendimi tutamamaktan korkuyorum. Bir bıçak alıp sırtına saplayayım istiyorum yemin ederim.

Rumuz: Nefret ediyorum! S.U. CEVAP: 'Böyle teselli olur mu' demeyin ama, o kadar çok 'ihanete uğrayan kadın' yaşıyor ki şu dünyada ve pek azı kocasını öldürüyor. Demek ki başka çıkış yolları var. Siz en iyisi mi uğraşlar bulup sosyalleşin, hayatınızı zenginleştirin. Bu süreci önce kendinizi oyalamak gibi görebilirsiniz ama bir süre sonra yepyeni bir yaşam biçiminiz olacak ve bu yeni kadını, yani kendinizi çok değerli bulacaksınız. Bırakın koca da bu utançla evin bir ucunda yaşasın. Sonra bakarsınız duruma.

EVLAT HASRETİ

Selda
ablacım ben 2010 yılında eşimden boşandım ve çocuğumun velayetini babaya verdim. Fakat 5 yıldır karşı taraf problem çıkarıyor, bana çocuğumu göstertmek istemiyor. Ne olur yardımcı olun. 8 ay önce dava açtım ama henüz bir ilerleme kaydedemedim. Üstelik çocuğum üvey anne elinde. (Eda Demirbaş)

S.U. CEVAP;
Sevgili Eda, bana telefon aç, varsa avukatınla da konuşmak isterim. Dava dosyasını bizim avukatlara da gösterelim.
Bakalım nedir, ne değildir? Şu dünyada -ölüm dışındamutsuzlukları sırala desen, ilk başta 'anne-baba evlat ayrılığı' derim. Bunu, öz babasını hayatı boyunca sadece 3 kez gören birinin hissiyatıyla söylüyorum inan.

SAKIN 'UNUT' DEMEYİN

Kafe işletmecisiyim, 19 yaşındayım. 4 yıl önce bir kızla büyük aşk yaşadım ama sadece 1 yıl sürdü. O kadar mutluyduk ki göğsüme adını yazdırdım. Daha sonra uzağa çalışmaya gittim. Bir süre mesajlaştık. Ama bir gün aniden bittiğini söyleyiverdi. Hemen yanına gittim, karşısında hüngür hüngür ağladım. Ben ağlarken çekti gitti. En yakın arkadaşımla birlikte olmuşlar. Hala da birlikteler. 3 yıldır gülemiyorum, başkasını sevemiyorum, mutsuzluktan ölecek gibiyim. İnsanlardan nefret ediyorum, en çok da kendimden. Elim göğsümde, onun adının üstünde bir gün bana dönmesini bekliyorum. Yardım edin, bu karanlıktan çıkaracak bir yol gösterin. Ama sakın 'Onu unut' demeyin! ( Yasin Fatih Küçüktaş )

S.U. CEVAP; Üç yıl uzun bir süre. Demek ki saplantı haline getirmişsiniz. Bu da benim bilgimi, tecrübelerimi aşan bir durum. Demek ki profesyonel yardıma ihtiyacınız var. Ama şunu söyleyebilirim; Gençsiniz, hayat tüm güzelliği ve sürprizleriyle önünüzde uzanıyor. Bakın üç yılınız heba olup gitmiş bile. Döneceği meçhul bir kız için değer mi diye düşünün. Bir de şu var, dönse bile siz kabul edebilecek misiniz?
Çoğu kez bu tür kavuşma arzusunun altında yatan duygunun 'intikam alma' hırsı olduğunu da unutmayın.
Bunaldıkça bana yazın, dertleşiriz.