Büyük mekanların aksine küçük konseptli mekanlar ilgi görüyor. Eskiden İstanbul'daki Nispetiye Caddesi üzerinde tabiri caizse yirmi adımda bir mekan vardı.
Yıllar önce o cadde üzerindeki mekanlarda ünlü isimler çıkardı. Şimdi ünlü isimleri İstanbul'da sadece iki ya da üç mekanda çıkarken görüyorsunuz. Ama yeni isimler hemen hemen her yerde… Hal böyle olunca da eskisi gibi iş yok.
Son iki yılın en gözdesi ise büyük konser mekanları... Bunların başını da Jolly Joker, Ooze Venue ve Hayal Kahvesi çekiyor.
Jolly Joker İstanbul, Ankara ve Antalya'da; Ooze Venue İzmir'de;
Hayal Kahvesi ise Kocaeli, İstanbul, Samsun ve Gaziantep'te eğlence severleri ağırlıyor.
Bu mekanlardan favorilerim ise kesinlikle Jolly Joker Ankara, İzmir Ooze Venü ve Hayal Kahvesi Kocaeli.
Buralarda sahneye çıkmak prestij getiriyor. Ayrıca bu tarz mekanlar daha fazla olmalı. Evde kapalı kapılar ardında oturup kendini star zanneden isimler de burada sahneye çıkmalı. "Ben buyum, bu kadar almazsam sahneye çıkmam. Ben konser sanatçısıyım" triplerinde olanlar zamanın değiştiğinin farkında değiller.
Etrafındakiler onları dürtmeli ve gerçek hayatla yüzleştirmeli. Çünkü bazıları albüm yapıyor ya da şarkı çıkarıyor. Şarkıları çalıyor; ama asla yolda tanınmıyor.
Herhangi bir mekanda sahne almayan bu kişilerin konserleri de olmuyor. O zaman içi boş, hiçbir getirisi olmayan bu şöhreti ben ne yapayım? Ancak etrafımız sahta şöhretle egosunu tatmin edenlerle dolu.
Şöhretin ne olduğunu bilmeden ve o şöhretten para kazanmadan hava atanlara kendi adıma çok gülüyorum.
Kuru kuruya gittiği mekanda tanınmak, sadece bir "Fotoğraf çektirebilir miyiz?" lafını duymak nasıl bir duygudur, nasıl bir ego tatminidir ben anlamadım.
Bu kişilerin gazetelerde doğru dürüst haberleri bile çıkmaz. Kırk yılda bir tanıdıklarına verdikleri zorlama röportajlarıyla övünürler. Sorsanız onlardan ünlüsü de yoktur. Bir dönem gerçekten fırtınalar estirmiş olabilirler, şarkıları halen çalabilir; ama diyorum ya boş artık bunlar boş… Eskiden bir şarkıcı albüm çıkardığında o satardı, para kazanırdı, canlı ya da playback konsere giderdi. Hatta bir iki televizyon programına katılır, programlar da o kişiyi ertesi gün şöhret yapardı.
Hatırlamanız için örnek vereyim: Bir Başka Gece, Hülya Avşar Show, İbo Show gibi programlara çıktığın günün ertesi şöhrettin. Ama artık onlara yarayan böyle programlar yok.
Sözün özü konser mekanları daha çok olmalı ve gerçekten şarkı söyleyebilen isimler daha çok sahneye çıkmalı. Ne dertliymişim bu konuda; gördüğünüz gibi klavyenin başına oturunca döküldüm bir anda...
***
ZERRİN ÖZER'DEN 'DUYGULARIM'
Arabesk, her dönem olduğu gibi günümüzün de en popüler müzik tarzı… Arabesk şarkılar tutuyor, arabesk konseptli partiler iş yapıyor. Türkiye müzik sektörünün değişmeyen gerçeği bence arabesk… İbrahim Tatlıses'in sahnelerde olmayışı büyük bir eksiklik. Tatlıses, piyasanın lokomotifiydi ve müzik sektöründeki rekabete yön veriyordu. Geçmişte "İbrahim Tatlıses işlerimi kesiyor, beni engelliyor" diyenlerin hiç biri bugün yok.
E İbrahim Tatlıses artık sahne almıyor, alan size kaldı; göstersenize kendinizi!
Bu örneği İbrahim Tatlıses'in ne büyük isim olduğunu bir kez daha hatırlayalım diye verdim.
Arabesk demişken Zerrin Özer, uzun bir aradan sonra yeni bir single çıkardı.
Özer, yıllar önce Azer Bülbül'ün okuduğu 'Duygularım' adlı şarkıyı yorumladı. Bu single'da özlenen Zerrin Özer yorumuyla karşılaşacaksınız.
Bu arada Zerrin Özer'i sahnede dinlemeyi özlediyseniz 18 Şubat Cumartesi günü İstanbul Moi sahnesinde, 21 Şubat Salı günü ise İstanbul Cemal Reşit Rey sahnesinde olacak olacak.