Son 5 senedir biliyorsunuz her yıl 3 ayrı periyotta Uludağ'a gidiyorum.
Müziğin ve eğlencenin kalbi olan, binlerce üniversite öğrencisinin katılımıyla gerçekleşen Whitefest için Uludağ'a gittim. Whitefest bu yıl da müzik, eğlence ve kar tutkunu gençlere, yerli-yabancı en gözde sanatçılara ve DJ'lere ev sahipliği yaptı.
Whitefest'de buluşan binlerce öğrenci gündüzleri sınav stresini kayakla atıp geceleri ise ünlü sanatçıların konserinde doyasıya eğlendi. O kadar güzel bir organizasyon ki gençlerle bir arada olmak benim için şahane bir duyguydu…
***
DENİZE KARŞI KEBAP
İstanbul'da 'kebap' denince ilk aklıma gelen yerlerdendir Kaşıbeyaz… Yıllar yılı Yeşilyurt'taki o kocaman muhteşem yerlerini bilirdim. Sonra Tarabya'ya açtıkları Kaşıbeyaz'ı sever oldum. Dün akşam ilk defa Florya sahilinde Aqua Alışveriş Merkezi'nin sahil tarafında açtıkları Kaşıbeyaz Akvaryum'a gittim.
Aşmışlar kendilerini. Nisan ayından bu yana hizmet veren Kaşıbeyaz Akvaryum; görkemli tasarımı, denize karşı konumu ve Gaziantep mutfağından çıkma meşhur lezzetleriyle misafirlerini ağırlıyor.
Diğer şubeleri gibi burası da kocaman… Ve içerisi yine her zaman full maşallah.
İşini iyi yapmak, takip etmek ve "Sadece ben iyiyim" dememek başarıyı getiriyor.
Bir markayı yıllarca ayakta tutmak da bence alkışı hak ediyor.
'Kaşıbeyaz' denildiğinde akla ilk olarak kebap geliyor. Burada yenen kebapların tadına gerçekten doyum olmuyor. 'Sarımsak Kebabı' mekanın öne çıkan lezzetlerinden… Bunun yanı sıra 'Keme Kebabı', 'Soğan Kebabı', 'Sebzeli Bahar Kebabı', 'Abugannuş', 'Ayva Kebabı' ve daha pek çok kebap çeşidi de mönüde yerini alıyor. Öte yandan bonfileden pirzolaya, kuşbaşından ızgaraya kadar ete dair ne ararsanız Kaşıbeyaz Akvaryum'da bulabiliyorsunuz.
***
LÜKS FİYATLAR AKLINIZDA KALSIN
İstanbul'da yaşam pahalı; bunu hepimiz biliyoruz. Ancak konu yeme-içme olunca açıkçası biraz tuhaf gelebiliyor.
"Sonuçta alt tarafı bir yemek; aynı yemek başka bir restoranda daha uygun fiyata yenilebilir" diye düşünüyorsunuz ve bence de çok haklısınız. Bir tabak ete veya pizzaya dünya kadar para verilmesi saçma; ama verenler de var. Bence siz de zamanı geldiğinde verdiniz ya da vereceksiniz.
Önemli bir toplantı yemeği vermeniz gerekebilir veya kız arkadaşınıza evlenme teklif ederken lazım olacaktır… Öyle ya kız arkadaşınıza bir alışveriş merkezinin fastfood katında hamburger yerken evlenme teklif edecek değilsiniz. O yüzden büyük konuşmamakta fayda var.
Gerçi evleneceğiniz insanla evlendikten sonra o alışveriş merkezlerindeki fastfood katlarında hamburger yiyeceksiniz.
İroni dediğiniz böyle olur. Aklınızın bir köşesinde bu bilgiler kalsın, yarın bir gün lazım olacağı kesin gibi duruyor. Tabii buradaki fiyatları yemek yiyeceğinizi düşünerek yazıyorum. Bunlar, iki kahve içmeye giderseniz ödeyeceğiniz rakamlar değil.
Papermoon'a 2 kişi gittiğiniz vakit 450 TL civarında bir rakamla karşılaşırsınız. Ulus 29'da İstanbul'un eşsiz Boğaz manzarasına karşı 2 kişi yemek yemek isterse de günün sonunda 585 TL civarında bir hesap gelebilir.
La Petite Maison'da Akdeniz mutfağı ağırlıklı olan mönüden 2 kişilik yemek sipariş ettiğinizde ise 600 TL gibi bir ücret ödersiniz. Benim en sevdiğim pek çok ünlünün de müdavimi olduğu Boğaz manzaralı ve köprüye alttan bakma fırsatı bulunan Lacivert'e 2 kişi gittiğiniz takdirde de 700 TL'lik bir hesap gelir.
Bu bilgiler bir gün gerekebilir aklınızda bulunsun…