Dün müzik dünyasına yıllarını vermiş çok sevdiğim bir arkadaşım Sedat Ayrancı ile yeni çıkan albümleri, konserleri konuşurken söz döndü dolaştı İbrahim Tatlıses'e geldi.
İkimiz de aynı anda İbrahim Tatlıses'i ne kadar dinlemeyi özlediğimizi söyledik.
Gerçekten canlı canlı İbrahim Tatlıses'in o muhteşem şarkılarını dinlemek istiyorum. CD'den şarkılarını dinledikçe bu özlemim artıyor.
Sedat Ayrancı ile konuşurken bir ortak kararımız da İbrahim Tatlıses'in başına gelen o talihsiz olaydan sonra müzik dünyasının canlılığını kaybetmesi.
Gerçekten büyük bir isim olduğunu sektörde büyük bir önemi olduğunu biliyordum, biliyorduk İbrahim Tatlıses'in. Düşünün halkın içinden gelen bir star halkla yaşadı yıllarca. Starlık oynamadı nereden geldiyse geldiği yerin insanlarıyla iç içe yaşadı yıllarca.
Eskiden rekabet vardı, bir yarış vardı bir canlılık vardı. Hatta İbrahim Tatlıses önümüzü kesiyor diyen bir sürü isim vardı.
Tatlıses çekildi meydan boş kaldı önlerini yollarını kesecek biri de yokken hepsi yok oldu. Kısaca sektör de boşluk oluştu.
Lokomotifiymiş sektörün İbrahim Tatlıses sesiyle, şarkılarıyla, duruşuyla, söylemleriyle.
Magazine malzeme verecek hareket getirip rekabet sağlayacak en önemli isimin İbrahim Tatlıses olduğunu netşekilde ben kendi adıma birkez daha anlamış bulunuyorum. Allah biran önce İbrahim Tatlıses'e tekrar sahnelere dönmesi için tüm enerjiyi versin....
Güle güle zarif insan
Çolpan İlhan da gitti.
Zarafet'in, asilliğin simgesi gitti.
Sevdiği adamın yanına kocasının yanına gitti. Yıllarca televizyona çıktığında, ya da bir yerde karşılaştığımızda hep hayranlıkla baktım kendisine. Dedim ya hem çok zarif bulurdum hem çok güzel hem de insan olarak özel olduğuna inanırdım.
Oğlu Kerem Alışık'ın ilk evliliğini yaptığı torununun annesi Sibel Turnagöl ile diyaloğuna baktığımda hep başka bir kadın olduğunu düşündüm ben Çolpan İlhan'ın.
Dün de gazeteleri okuyunca Sibel Turnagöl'ün söyledikleriyle benim düşüncemin birkez daha sağlaması oldu.
Şöyle anlatmış Sibel Turnagöl, Çolpan İlhan'ı "O benim sadece kayınvalidem değildi, yakın dostumdu, annemdi.
Sık sık bir araya gelirdik. Uzun uzun dertleşirdik"
Böyle bir kadına ne denir...
Huzurla uyusun... Mekanı cennet olsun... Alışık ailesinin ve tüm sevenlerinin başı sağolsun...
Dilek Ağacı
Uzun yıllardır takip ediyorum Capitol Dilek Ağacı Projesi'ni bayılarak... Bu yıl 6. defa çocuklara tırlar dolusu mutluluk taşıyorlar. Her yıl farklı bir Anadolu bölgesinin seçildiği Dilek Ağacı projesi bugüne kadar; 2009 yılında Van'ın Gürpınar ilçesindeki 450 çocuk, 2010 yılında Artvin'in Borçka ilçesindeki 1050 çocuk, 2011 yılında Mardin'in Kızıltepe ilçesinde 1500 çocuk, 2012 yılında Nevşehir'in 6 ilçesinden 1050 çocuk ve Adana'nın Aladağ ilçesinden 950 çocuğun hayalini gerçeğe dönüştürdü... Dilek Ağacı, bu yıl da Afyonkarahisarlı öğrencilerle büyümeye devam ediyor.
Anadolu'daki çocuklar ile Capitol alışveriş merkezi ziyaretçilerini bir araya getiren Dilek Ağacı; dallarında, Afyon'un Sandıklı ilçesinden 800 öğrencinin, İstanbullu abla ve ağabeylerine gönderdikleri dilekleri taşıyor.
Ziyaretçilerin gerçekleştirdiği her bir dilek, bin mutluluk olarak Afyon'a gitmeyi bekliyor....
Bayramda yolunuz düşerse Capitol Alışveriş Merkezi'ne dilek ağacına bir göz atın belki siz de bir dilek gerçekleştirirsiniz.