Futbol kartvizitlerle oynanmıyor. Formalar yeteri kadar terlemediği sürece, arkasında yazan isimlerin hiçbir önemi yok… Dün kağıt üzerindeki kalitenin; enerji, konsantrasyon ve disiplinle nasıl alt edildiğini izledik.
Trabzonspor resmen Galatasaray'ın kartvizitini yırtıp attı!..
Santrayla birlikte görüntü şuydu: Bir tarafta çok isteyenler ve savaşanlar, diğer tarafta ise istemeyenler ve sahada yürüyenler.
İki takım arasındaki konsantrasyon farkı o kadar büyüktü ki, hiç beklenmediği kadar tek taraflı bir maç çıktı ortaya.
Fatih Tekke'nin planı kusursuza yakındı. Takımın iskeletindeki 4 isimden 3'ünün yokluğunda oyunun organizasyonu merkezde değil, öndeki istasyonlar Onuachu, Zubkov ve Nwakaeme üzerinden yapıldı. Trabzonspor'un enerjisi de çok yüksek olunca ilk yarıdaki 1-0'lık skor Fatih Tekke'nin ekibini adeta üzdü. Galatasaray adına çok çarpıcı bir nokta var. Son dönemde kötü oynama işini bu kadar zirve noktada yapan başka bir takım görmedim. Galatasaray bazen öyle kötü oynuyor ki, sahadaki futbolu anlatmayı terminoloji yetersiz kalıyor.
İkinci yarının başındaki Singo golü, "Acaba Galatasaray geri dönecek mi?" dedirtti ama 2-3 dakika sonra oyun yeniden Trabzonspor lehine döndü. Ardından da galibiyet golü geldi bordo-mavililer adına. Tartışmasız şekilde çok daha fazla isteyen, çok daha fazla hak edenin kazandığı bir gece oldu. Galatasaray'ın hala önemli bir avantajı var ama Göztepe deplasmanında da kayıp gelirse o zaman çok başka şeyleri konuşuruz.