Maç öncesi Galatasaray adına tablo çok iç açıcı değildi. Önce Fenerbahçe sonra Gaziantep maçları nedeniyle Okan Buruk ve futbolculara, gelmeyen transferlere için de yönetime gösterilen tepkiler zirve noktadaydı. Hatta Atletico'ya karşı bir yenilgi gelmesi halinde Galatasaray'ı net bir kaos bekliyordu. Bu psikolojide Atletico gibi bir rakibe karşı oynamak çok zordu. Maç içinde baskıyı futbolcular derinden hissetti. Bazen bir şeyi çok istemek, saha içinde olumsuz sonuç verebiliyor. Aşırı motivasyon net şekilde kontrolsüz bir oyunu beraberinde getirdi. Üst üste bireysel hatalarla gol de yenince en kötü senaryo ile başlamış oldu maç.
SARA HAMLESİ ÖNEMLİ
Atletico 1-0'ı dünyada en iyi oynayan takımlardan. Bu noktada oyun ve skor olarak dengeyi bulmak çok önemliydi. Ancak top ayağındayken bir an önce kaleye gitme, top rakipteyken hemen geri kazanma isteği bazen ciddi telaşa yol açtı. İkinci devre başlangıcı daha sakin ve doğruydu. Ancak kazanılan topların kullanımı doğru olmayınca ciddi bir Atletico baskısı geldi. Burada iki önemli değişiklik geldi. İlk olarak Simeone'nin Sörloth'u oyundan alması fazlasıyla işimize geldi. Ardından Okan Buruk'un Sara hamlesiyle oyun bize geçti. Son dakikada galibiyet de gelebilirdi ama bu şartlarda Atletico önünde alınan puan sadece ilk 24 anlamına gelmiyor. Sezonun kalan kısmına da psikolojik olarak çok olumlu etki yaratacağını düşünüyorum.