CANLI YAYIN
Lütfi Albayrak
LÜTFİ ALBAYRAK

Yılbaşı denilince akla gelen 7 şey

Eklenme Tarihi 31 Aralık 2017
Yılbaşı denildiği zaman akla gelen belirli şeyler vardır. İşte sizi eğlendirecek o enfes yılbaşı vazgeçilmezleri.
Yepyeni sorular doğuran "Yılbaşında ne yapıyorsunuz?" sorusu.
Evde mi, dışarıda mı, aileyle mi arkadaşlarla mı, arkadaşlarsa hangi arkadaşlar, Aslılar'a söz versem Korhanlar alınır mı? Sorular sorular sorular...
Dalga geçmek için de olsa illa ki "Seneye görüşürüz" esprisi yapanlar.
Bir muzip enişte esprisi olarak hayatımıza girdikten sonra çıkmak bilmeyen son yıllarda dalga geçmek için yapılan o ölümsüz espri.
Piyango biletine ikramiye isabet ederse yapılacakları hayal etmek.
Faize yatırıp hiç çalışmamayı tasarlamaktan tut, şu kadar ev alır kiraları yerim demeye varana dek onlarca proje.
Bir sonraki yıla ertelenme olasılığı çok yüksek yeni başlangıç kararı.
Spora başlıyorum, diyete başlıyorum, negatif enerji veren herkesi hayatımdan çıkarıyorum, kendime daha çok vakit ayırıyorum diye süregiden unutulmuş, unutulmaz başlangıçlar.
Işık biraz daha ışık!
Led lamba teknolojisinin ucuzlamasıyla dört bir yanı saran ışıklı süsleme çılgınlığı. Şikayetçi değiliz ama insan bir taksici teybi ekolayzırının içinde yaşıyor gibi hissetmiyor da değil.
Kusursuz bir gece geçirmek için Devlet Planlama Teşkilatı ciddiyetinde kurulan WhatsApp grupları.
Yılbaşı partisinin yapılacağı arkadaş evi seçildikten sonra başlayan iş bölümü telaşı. Mezeler, kuruyemişler, içecekler, yemekler derken her detayın titizlikle planlandığı o güzide gruplar, gruplarımız.
İşyerinin aşırı relaks yılbaşı partisi.
Herkesin gerek kılık kıyafet, gerekse rahatlık açısından bütün bir yıl boyunca çalıştığımız o insan değilmiş gibi göründüğü o güzide partiler. Yılbaşından bir süre önce yapılarak bir yılbaşı gecesi provası niteliği taşır. Ertesi gün işe geç kalınmasın diye, cuma akşamlarına denk getirmek adettendir.

POSTANE
Postanede çalışan memurlar yılbaşı günü Noel Baba'ya yazılmış bir mektuba rastlarlar. Tabi Noel Baba diye birisi olmadığı için mektubu kendileri açıp okurlar. Mektupta şöyle yazıyordur:
"Sevgili Noel Baba; ben 10 yaşında bir çocuğum. Hiç kimsem yok. Yetimhanede kalıyorum. Diğer arkadaşlarıma birçok hediye geldi ama bana hiç hediye getiren olmadı. Senden üç şey istiyorum:
Bana bir kalem, bir kalem kutusu, bir de ayakkabı gönderirsen çok sevinirim.
Memurlar mektubu okuyunca çocuğa çok acırlar. Kimsesiz çocuğu mutlu etmek ve Noel Baba'ya olan inancını sarsmamak için kendi aralarında para toplayıp hediyeleri kendileri almaya karar verirler. Kalem ve ayakkabıyı alırlar, fakat para yetmediği için kalem kutusunu alamazlar. Aldıkları hediyeleri gönderdikten sonra çocuktan teşekkür mektubu gelir. Mektup şöyledir:
"Sevgili Noel Baba; gönderdiğin hediyeli aldım. Beni çok memnun ettin. Gönderdiğin hediyelerden birisi gelmemiş. Onu da herhalde postanedeki şerefsizler almıştır."

TESTERE
Temel ve arkadaşları, çok ağaç kesebilmek için Amerika'dan motorlu testere getirtmeye karar vermişler.
Gerekli bağlantılar kurulduktan sonra para ödenmiş ve birkaç tane elektrikli testere alınmış.
Garanti kağıdında da günde en az 500 tane ağaç keseceği belirtiliyormuş.
Her neyse, bizimkiler işe koyulmuşlar.
Akşam olduğunda en fazla ağaç kesen Temel olmuş ve sadece 50 tane ağaç kesebilmiş. Doğal olarak herkes şaşırmış.
Bir sonraki gün, Temel zorlayarak sayıyı 100'e çıkarmış. Daha sonraki gün akşam Temel yerinden kalkamaz hale gelmiş ama sadece 150 tane ağaç kesebilmiş.
Artık bizimkiler Amerika'dan bir yetkili çağırmaya karar vermişler. Yetkili gelmiş ve birlikte ormana gitmişler. Amerikalı motorun ipini çekip çalıştırmış ve çıkan ses üzerine bizimkiler hep bir ağızdan:
- "Uyy o ne daa?"

ALKIŞLIYORUM
Dedem soruyor "Yılbaşı ne zaman yaza denk gelecek?" "Dede sen onu bayramla karıştırdın galiba, yılbaşı her zaman 31 Aralık'ta olur, bayram 10 gün öne gelir" diyorum. Bekliyor, bekliyor...
"İnşallah yaza geldiğini görmek nasip olur" diyor. Hevesini kırmıyorum "Görürsün inşallah" diyerek konuyu kapatıyorum.
Annemle karım bana yılbaşı hediyesi almak için alışverişe çıkmışlar. Sağ olsunlar, eminim o bileziği işe giderken de takarım, hele o siyah dekolteli elbiseyi ne zamandır istiyordum, uzun topuklu çizmelere zaten hiç dayanamam. Ha o kravat mı? Onu da işe giderken karım taksın canım...