* Yatak odası konusundaki lojistik desteğin kız tarafınca verilmesi şeklindeki sapıkça adet...
* Davetiye dağıtımında mutlaka çok önemli birilerini unutmak, unutulanın anlayış göstermek yerine küsmesi...
* Düğüne gelmeyen akrabalara küsülmesi...
* Gelinliğin içine eden "dış çekim" aptallığı...
* Düğünde zorla oynatılıp bir de üstüne dalga geçilmek...
* Takı merasiminde "damadın amcasından çeyrek altın" şeklinde anons yapan gevşek...
* Taktığı 20 liranın bütün salona duyurulmasından haz alan manyak...
* Düğünde saçılan paraları küçük çocukların almasına müsade etmeyen şerefsiz orkestra...
* Düğün esnasında her şeye (salona girişçıkış, pasta kesimi vb.) bahşiş koparmaya çalışan maaşlı çalışanlar...
* Düğünde oturma düzenini beğenmeyip, en mutlu (!) günlerinde gelin ve damada trip atan akraba...
* Her düğünde kız-erkek tarafları arasında küçük veya büyük mutlaka bir sürtüşme yaşanması...
* Daha sonra kesinlikle eline geçmeyecek fotoğrafları gelin ve damat ile çekinmek için birbirlerini ezen davetliler...
* Bir arkadaşımın düğünü vardı, damat ben ve bir arkadaşımız daha, yani 3 kişi traş olduk. Berber 500 tl dedi. Düğüne kalmış bir saat. Adamla kavga da edemiyorsun, poliste çağıramıyorsun o an, anladın mı? İşte böyle bir memlekette bırak düğünü cenazeler bile fırsata çevriliyor...
* Gelin ve damat dışındaki insanların aşırı mutlu olmaları buna karşın gelin ve damatın aşırı gergin olması...
* Sırf gösteriş olacak diye bir düğün organizasyonuna 100 bin lira gömüp önümüzdeki 5 sene, borç ödemek için açlıktan nefesinin kokmasından daha büyük bir mantık hatası olamaz...
* Kocaman maket pastayı size verilen kılıçla kesmek. Bildiğin kılıç yahu.
* Batılı gece kıyafeti giyip, halay çekmektir. Medeniyetler sentezi falan değil o tuvaletli hanımların halay çekmesi, resmen kimlik kargaşası...
SARIŞIN
New York seferini yapmak için uçağa binen güzel sarışın, firstclas koltuğa oturur.
Bilet kontrolünde hostes yerinin arkada ekonomik sınıfta olduğunu söyler.
Sarışın buna itiraz eder ve: "Ben güzelim sarışınım istediğim yere otururum" der.
Hostes başa çıkamayınca kaptana haber verir, kaptan gelir ve sarışının kulağına bişeyler fısıldar.
Bunun üzerine sarışın kalkar ve arkada bir yere oturur. Hostes hayretle kaptana sorar: "Efendim ne söylediniz kulağına?" Kaptan: "Uçağın sadece arka tarafının New York'a gittiğini söyledim" der.
ÇOCUK
Bir çocuğa babası alfabeyi öğrenip öğrenmediğini sormuş.
Çoçuk: "Evet babacığım öğrendim" demiş.
Babası: "Söyle bakalım A dan sonra ne gelir?"
Çocuk: "Öteki harfler babacığım...."
AlkışlıYorum
Dört yaşındaki azman yeğenimin her yaramazlığını kuşlar babasına söylüyormuş... Yine enerji patlaması yaşayıp tepeme çıkıyor. Bir parmağı gözümde, diğeri burnumda kulağımı ısırmaya çalışırken birden duraklıyor. Pencerenin önündeki serçeye takılıyor, yavaş ve sakin tavırlarla yanıma oturuyor. Ben olanlara anlam vermeye çalışırken durumu açıklayıcı sözler dökülüyor ağzından; ''Bak dayı, çaktırmadan bak... Kesin bu şerefsiz beni babama şikayet eden. Ne zaman azıtsam hemen geliyor pencereye... Hepsini babama anlatıyor... Neyse bekleyelim biraz, gider o şimdi...'' Yok yok bu eve sürekli mesaide bir kafes hayvanı kesinlikle şart...