Kısa mesajlar ise biçim biçim renk renk adeta. Nasıl mı? İşte böyle.
İnternetten şöyle afili bir şeyler bulurum...Her bayram büyük sevinçle mesaj araştırması yapan, oldukça araştırmacı, bir o kadar da duygusal kişidir. Üstüne gitmemeliyiz. İyi insanlardır aslında.
Üzmeyelim.
Bayram gelmiş neyime seni özledim be!Her fırsatı sevdiği insana ulaşmak için kullanan bu kişi için işler oldukça zordur.
Tüm belirli günler ve haftalara hakimdir.
Kurban Bayramı'nda attığı mesajın aynısı Kabotaj Bayramı'nda da atma ihtimali olan ısrarcı bir kişidir.
Kendi şiirimi kendim yazarım!Olmak istediği, ama olamadığı edebiyatçı yönünü, böyle günler olmasa gösteremeyecek içine kapanık kişinin durumu da oldukça içler acısıdır.
Bayramdan bayrama özlü sözlerle harmanlanmış tebrik mesajlarını özenle hazırlar. Desteklenmesi gerekir.
Bu mesajı tüm eski sevgililere atayım kim dönerse artık...Her fırsatı ekmeğe dönüştüren çapkınlığı meslek edinmiş bu kişinin sorunu nedir bilinmez. Ara ara çok yalnızım tribine girse de yalnızlığı 3 bilemedin 4 gün sürer. O da ona yeter zaten. Çünkü özünde çok yalnızdır. Çok kadın, hiç kadındır demişler zamanında.
Tüm rehbere gidecek mütevazı cümleler işimi görür...Bayram kutlamayı görev bilinciyle yerine getiren hizmet sektöründe çalışsa çok başarılı olacak kişidir. Her bayram yapılması gereken işlerden biri de toplu bir mesajla eşin dostunu gönlünü almak, bu yaptığından da küçük bir gurur duymaktır.
Küçük şakalarla bayram tadınız ben olacağım!Bu kişinin bayram, eş, dost, tanıdık pek umrunda değildir. Küçük şakalar ya da bir takım trollükler yaparak mesaj trafiğinin yüksek olduğu bu günleri değerlendirir. Zaten hayata geliş amacı trollük yapmaktır.
Şöyle güzel bir resim yollasam da işimi görür aslında...Teyze ruhludur. Arka planda güller, şekerler konsepte ne uygunsa yollamaktan çekinmez hatta bu yaptığını çok hoş bir jest olarak düşünür. Hoş insanlardır aslında.
Ya da şöyle hareketli bir MMS atsam çok havalı olmaz mıyım?Resimli tebrik mesajı atan teyzenin bir yakını olması kuvvetle muhtemeldir.
Bir tık daha öne geçip hareketli bayram mesajını göndermeyi öğrenmiş ve gün yaptığı grupta havasına hava katmıştır.
Sonuna adımı soyadımı eklemezsem kim bilecek benim olduğumu.Bu kişinin isminin önüne gelebilecek bir titri de olması gerekir. Avukat, diş hekimi gibi. Yazdığı mesajın sonuna titriyle isim ve soy ismini eklediğinde görev başarıyla tamamlanmış olur.
Karizmatik tavrını her bayram böyle mesajlarla tamamlar.
BAYRAM TADINDA ALKIŞLIYORUM
BIR alkış da, vejetaryan olduğunu restoranda garsona "Bana etsiz bir şeyler öner, çünkü lezbiyenim" sözleriyle anlatmaya çalışan ailemizin güzel amcasına gelsin.
İŞYERİNİN bahçesinde sohbet ederken gözümüz bahçe tellerine, bize ters asılmış yazıya takılıyor. Yazının ön tarafını görmek mümkün olmayınca bir arkadaştan parlak fikir gecikmiyor.Birisi cep telefonunu tellerin arasından dışarı uzatıp yazının ön yüzünün resmini çekiyor. Hepimiz merakla çıkan fotoğrafa bakıyoruz:
"Fotoğraf çekmek yasaktır."
ÜNİVERSİTENİN Coğrafya Bölümü binasının bekçisi ve bir profesör kadar konuya hakim Hüseyin abimiz gece olan ufak çaplı depremi bize anlatıyor: "Gece sallanmaya başladık, benim hatun fırladı Hüseyin diye bağırarak. Yat dedim hatuna, tektonik hareketler bunlar..."
ANNEMİN telefon defterinden...Aynen yazıyorum; "Pendik, Ebeşyolu köprü sol dön, itfayenin ordan no 29 PEDİK HOSPİTİK, 254 ... ..." Türkçe meali; "Pendik-E5 yolu, köprüden sola dön... Pendik Hospital, Tel: 254 ... ..."
ARABAMIN içerisinde oturuyorum.Trafik polisi camı tıklatıyor, "Ehliyet lütfen" diyor. "Park halindeyim, ehliyetimi görmeye hakkınız yok" diyorum. "Sadece isminize bakacaktım, sizin de kırıcı olmanıza gerek yok" diye cevap veriyor. Yurdum polisi de çok kırılgan canım...