Kıyıda insanlar balık tutuyor, anneler çocuk arabalarıyla bebeklerini gezdiriyor.
İnsanlar yoldan gelip geçiyor.
Ve iki metre ötelerinde mayolarının altını bile indiren kadınla erkek alenen cinsel ilişkiye giriyor.
Hazırlık yapan başka bir ahlaksız da sırasını bekliyor.
Sonu olmayan bir ahlaksızlığa ev sahipliği yaptıklarını düşünüyorlar kuşkusuz.
***
Hiç bu kadar şerefsiz olmamıştı zaman, utanmazlığın bu kadar açığa vurulduğu bir sahne hatırlamıyorum.Ki, böyle sahneleri sokak köpeklerinde bile görmüyoruz artık.
***
Tuhaf ve kabullenilmez sahnelerin sergilendiği bir düzende bu kadar şerefsiz olma hakkını kendilerinde bulanlar bu cesareti nereden buluyor?
Böyle sahnelerle sınıf atladıklarını mı düşünüyorlar yoksa?
Bunların anaları babaları, yüzlerine bakamayacakları insanlar yok mudur hayatlarında?
***
O görüntüleri çekenler ellerine bir odun alıp bu "pisliklerin" üzerine yürüse "suç sayılır da", onların yaptıkları eylem film sahnesi mi farz edilir yoksa?Niye kimse müdahale etmiyor?
"Haddini bildirmek" gerçeği böyle zamanlarda ortaya çıkmıyorsa ne zaman çıkacak?
"Seyirci olmak" suç sayılmadığı içindir ki filmin sonu mu bekleniyor?
***
İnsanlık adına imkansız denilen gerçeklerin bile "ortam bulduğu" bir dünyanın içinde bu hastalıklı insanları savunanlar bile çıkacaktır emin olun."Sessiz olma hakkına sahipsiniz, avukat tutma hakkınız da baki!" Böyle hakların da böyle bir savunmanın da yüzüne tüküreyim!
***
Şerefsizliğin en belirgin özelliklerini beyinlerinde ve bedenlerinde taşıyanların insan olma nedenleri sıfırlanmışsa, onlar da bizim gözümüzde insan değildir artık.
İnsanlık artığıdır, yaratıktır!
Not: Kalbi kasıklarında atan kansızlara keşke söyleyecek daha ağır sözlerim olabilseydi.
Mutluluk Takvimi
Güneşin batışını görüntüle.
Çocukları sınav stresinden uzak tut.
Çıplak ayakla çimlere bas.
Yalanı bağışlama.
Geçmiyor bu son ağrı
Düştüm bir deli aşka
Hiçbir yere gidemem
Senin kalbinden başka
Son defa birlikte
Dinledik şarkımızı
Sonra usulca gittin
Gitmekle bitse keşke
Aşkın adı hayatsa
Soyadı ölüm
Döneceğin yok senin
Bitsin bu zulüm
Ayakta kalmak için
Sensiz yaşamak için
Şu sıralar aşkını
Öldürmekle meşgulüm
Hakkı YALÇIN
Bu ülkede namuslu insanlar sadece dişlerini sıkabilir.
Meyve çekirdekleri
Yıllar önce bir okuyucum "meyve çekirdekleri" konulu bir not göndermişti.
"Yediğim bütün meyvelerin çekirdeklerini biriktirir kuruturum.
Sonra yetişebileceği koşullarda onları toprağa gömerim.
Amacım ne ektiysem onu biçmek değil, o çekirdek kocaman bir ağaç olsun da gölgesinde uzanayım da değil. Meyvelerin bana verdiği muazzam hazzı onu köklendirerek, özüne döndürerek yaşama devamını sağlayıp onu teşekkür ediyorum." 11 yıl önce gönderilen bu "meyve çekirdeklerini" saklamışım.
Geçen zaman içinde tohumların bile ruh değişimine uğrayacağını bildiğim için belki.