ÇOCUKLARIN kuşkulu bakışları vardır, büyüklerin kuşkusuz acımasızlığı.
Çocuklar havada yakalar kelimeleri, büyükler iki kelimeyi bir araya getiremez.
Çocukken kazandıklarını yaşlandıkça kaybeden büyükler, hayatın yükünü bile çocukların üzerine atar.
Ölüm hafif kalır bu yükün altında!
***
Büyükler çamurlu ayakkabılarıyla bastığında çiçekler ezilir, düşlerin yastığında çocukların masumiyet kokusu kalır sadece.
Büyükler nefreti kusarken çocukların incinen yüreği hissedilmez.
Büyüklerle çocuklar arasındaki ürkütücü mesafede sadece paradan bahsedilir. O paranın canı çıksın!
***
En çok sevdiğim cümlelerimden biridir. "Afrikalı çocuklar hayırsever insanların açtığı kuyulardan su çekiyor da Dünya Sağlık Örgütü için Afrika denince paralar suyunu çekiyor!" Dünyanın her yerinde ahlaksız bir düzen vardır, ahlakı olmayanların büyüklük taslamaları da insanın kanına dokunur.
Ahlak ayıplardan arınmak, fiyatı yüksek yalanların koynunda değil onurlu yüreklerde barınmaktır.
Ahlak çocukların üzerini geleneklerle örtmek, pisliklerin üzerini örtmemektir.
Bazı analar çocuk yerine suç doğuruyorsa, bazı analar çocukları evden çıkarken dokuz doğuruyorsa, büyüklerin sokaklarında çocukların hükmü olmadığı içindir.
Dünyada evini terk eden mülteci sayısı 100 milyonu aştı ve bunların yarısı çocuk.
***
Hayat çocukların masalıdır ama yoksul annelerin babaların çocuklarına anlattıkları masallarda pasta yoktur.
Ekmekçi kadın vardır ekmeğini taştan çıkaran adam vardır.
Oyuncak yoktur, mum ışıklarında parmak oyunları vardır.
O anneler babalar acılarından gül yapar da çocuklarının saçlarına takar.
O zamanların anneleri ve babaları sokaklardaki çocuklara bile kendi çocukları gibi bakar.
***
Motorları maviliklere sürmeye söz verdiğimiz çocuklara sözümüzü tutamadık.
Peki yalanlarla ve nefretle büyütülen çocuklar ne olacak?
Bugün tarihin en büyük saldırısına uğrayan çocuklar yarın barışa huzura ve insanlığa nasıl hükmedecek?
Yaşken eğildiklerine göre!
***
İnsan sonunu kaç kere yaşar?
Çocukların hakkını çalmak yerine bir enstrüman çalmanın anlamını hissettiğinde mi?
Kader melekleri günah ve sevap terazilerinden bahsettiğinde mi?
***
Belki bir gün bir tren gelir içinden mutlu çocuklar iner de yalan ihanet borsaları yerle bir olur.
Umut bu ya!
Bir özür sığar mı
Kalp ağrısına
Kırılan uyar mı
Hiç yarısına
Giden kulak verse
Dön çağrısına
Ne çare kalanlar
Solduktan sonra
Unutmam gereken
Her şeyi sildim
Bu saatten sonra
Üzmem kendimi
Demek kulağına
Küpe olmuşum
Sen küpe takmayı
Sevmezdin hani
Hakkı YALÇIN
MUTLULUK TAKVİMİ
Şaka bile olsa kimseyi aşağılama.
Denizin sesini dinle.
Sevgini göster.
Güneşlen.
Hayalleri gül olanın gerçekleri dikenlidir.
HEY GİDİ YILLAR
Sadece bir televizyon kanalı vardı da o insanlar halden anlardı.
Tiyatroya giderlerdi, futbol maçlarında rakip taraftarla aynı tribünlerde otururlardı.
Kitap okurlardı, kütüphanelerin ve sahafların meraklısıydılar.
Otobüslerde büyüklerine yer verirlerdi, dostlarına el verirlerdi.
Her şeyden önemlisi savurgan değillerdi ve haksızlığın karşısında asla eğilmezlerdi.